301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
30 Mart 2020 - Pazartesi 14:35
 
65 yaşa sokağa çıkma yasağının çağrıştırması sonucu anılara yolculuk
Veysel Selen
 
 

İlk sokağa çıkma yasağını yaşadığım zaman 27 Mayıs 1960'dı. İlkokul 2. sınıftaydım okulumuz tam gündü. 2. derste okul müdürümüz Kerim Tuncer sınıfa girdi, herkes çantasını toplasın hemen çıkın ve doğruca evinize gidin dedi. Neden, niye hiçbir açıklama yapmadı.

Van Atatürk İlkokulunun o günkü halini hatırlayanlar bilir, kocaman bir ön avlusu vardı ana caddemiz Cumhuriyet caddesine açılan bir avlu. Caddeye çıktığımızda tanklar, askeri cemseler ve çok sayıda miğferli, silahlı asker vardı. "Hadi oyalanmayın çabuk evinize" diye uyardılar o çocuk halimizle bizi. Ne oluyordu, neden her yerde asker vardı. Savaş mı çıkmıştı?

Evimiz kışla yolundaydı. Yol lebaleb tank, cemse, jep ve asker doluydu. Van'da bir Tümen ve Jandarma Er eğitim alayı olduğu için asker açısından sıkıntısı yoktu. Cumartesi, Pazar günleri çarşı izni olduğunda, esnaf bayram ederdi.

Hala ne olduğunu bilmiyorduk. Eve geldiğimizde babamın da evde olduğunu gördük. O zamanlar çocukları okuldan Annenin ya da babanın alması gibi bir tavır yoktu. Dükkanı kapatmışlar. Babamdan öğrendik ki asker yönetime el koymuş ve sokağa çıkmak yasakmış.

Babam, CHP'liydi. Demokrat Partiyi ve Adnan Menderes'i sevmezdi. Demokrat partinin Vatan Cephesi, Millet Cephesi adı altında ayırımı yaptığını ve CHP'li esnafa mal vermediklerini, her gün zam geldiğini ve CHP'li olduğu için, her türlü engeli çıkardıklarını o zaman anlattı, biz çocuklarına. Askerin yönetime el koymasına sevinmişti. Bahçeye çıkıp komşulara "olan şimdi ne halt yiyeceksiniz" diye bağırdığını hatırlarım. Evler bahçe içinde olduğu için komşu çocuklarla oynamış, sokağa çıkmanın yasaklığını ve etkisini hmemiştik bile.

Daha sonra Nüfus Sayımlar gününde sokağa çıkma yasağı uygulanırdı. O gün eve kapanır, sayım yapacak memuru beklerdik. Kocaman bir deftere, defter gibi nüfus cüzdanımızı kaydeder giderdi. Bizim için de sokağa çıkma yasağı biterdi. 2002 yılında nüfus sayımlarında sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.

İkinci ve beni etkileyen sokağa çıkma yasağı 21 Mayıs 1971'deki Başbakan Nihat Erim'in "Balyoz Harekatı" ile İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere 6 ilde uyguladığı sokağa çıkma yasağıydı. Evler basıldı, göz dağı verildi, kitaplara el konuldu.

Üçüncü ve asıl etkili ve yıkıcı olanı; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamını engellemek için Mahir Çayan ve arkadaşlarının İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'u kaçırmaları ve 22 Mayıs 1971'de öldürmelerinin ardından aynı gece ilan edilen ve tam bir insan avına dönüşe sokağa çıkma yasağıydı.

Gene evler basıldı, muhtarlar, apartman yöneticileri, kapıcıların ve ülkücülerin muhbirliğinde bir güvenlik gücü baskısıyla karşılaştık. Adı "Fırtına Tatbikatı" idi. Yüz binlerce kitaba el konuldu, yüzlerce solcu gözaltına alındı.

Ertesi gün okulda gündüz vakti Dekanımız Mümtaz Soysal'ın ve Muammer Aksoy'un gözaltına alınışına tanık olduk. Uğur Mumcu, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt hatırladıklarımdandır. Zafer pasajındaki Sol yayınlar ve başka kitapçılar da nasibini aldı tabi.

Dördüncü ve benim de hayatımın akışını değiştiren sokağa çıkma yasağı ise 12 Eylül 1980 darbesi gecesinde ilan edilendir. Yönetime el koyan Beşi bir yerde diye anılan Kenan Evren ve 4 kuvvet komutanı o günden sonra adeta bir silindir gibi aydınların ve bu kez sadece solcuları değil ülkücüleri hatta dincileri de yoğun şekilde ve etkili biçimde gözaltına aldılar. Gözaltı süresi 90 gündü. Yıllar sürdü işkence, baskı, işten edilme işkencesi. Bir tek dinciler çabuk yırttı ve bırakıldılar. Gene evler arandı, kitaplar toplandı. Kitapla yakalanmak istemeyenler tonlarca kitabı ya banyo sobalarında yaktı ya da toprağa gömdü.

Şimdi ise 5. sokağa çıkma kısıtlamasını yaşıyoruz. Yaşımız gereği sokakta gençler, polis ya da Jandarmanın ikazıyla karşılaşıyoruz. Her yer yasak, bankalar 65 yaşı görünce işlem yapmıyor, tamam haklılar bizim sağlığımız düşünülüyor ama bankalara kart alacağını bir kaç ay ertele denmiyor. Banka yasal süreci işletiyor. Para çekeceksin, Jandarmayı ara deniyor. Ben neden Jandarmaya, zabıtaya ya da tanımadığım birine vatandaşlık numaramı, banka kartımı ve şifremi vereyim ki. Alışveriş bile kısıtlı bir kaç gün sonra Jandarma, zabıta, gençler de sıkılacak bu işten. Tabi biz 65’likler de.

İşte bu sokağa çıkma kısıtlamasının aklıma getirdikleri. Anılara yolculuk oldu, umarım sıkılmadan okursunuz.

 
Etiketler: 65, yaşa, sokağa, çıkma, yasağının, çağrıştırması, sonucu, anılara, yolculuk,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Van'ın Kurtuluşu
Elazığ Depreminin Hatırlattıkları
Hala umut var mı?
Üzgünüm
Bu kadar vefasız olmayın...
Van'ın önce Rus ardından Ermeni İşgalinden Kurtuluşunun 100 Yılı
Hayalden Gerçeğe Van'la Yüzleşmek
Kim ne kadar yerli, ne kadar milli
Nasıl Bir Van...!
Vansesi Gazetesi 80 Yaşında
Van'a yeni atanan Vali Murat Zorluoğlu'na açık mektubumdur
"Van için ne yapalım"
Edebiyatta ve sanatta Van
Doğu ve Güneydoğu'da Cazibe Merkezli Destek Programı ( Bir Parmak Bal Mı?)
Milletvekillerine sesleniyorum
İsmet İnönü'yü Anarken
Gene terör
Yine terör
Terör/ daha kaç kez, kaç yıl, kaç kuşak yüreğimiz yanacak
Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz değil
Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde yeni dönem
Başkanlık
ABD'de Trump'ın Başkan seçilmesi ve sıradanlığın (vasatın) önlenemez yükselişi
Söz konusu Cumhuriyetse gerisi teferruattır
Biz Cumhuriyeti ve onu armağan eden Atatürk'ü neden sevdik
Depremle yaşamak
Van Gölü feryat ediyor
Van, kendi göbeğini, kendi kesmek zorunda
Ortadoğulu liderlerin dayanılmaz zaafları
"Halk Arenası Programı" ve Uğur Dündar'in Üstlendiği Misyon
Eylül Fırtınası
AT İZİNE KARIŞAN İT İZİ
Bu Kaçıncı Bahar
Darbelerin Toplumsal Etkileri
Darbeler, İhtilaller, Kalkışmalar ve Edebiyat
Umut yok
Yalan Rüzgarı
Güvercin tedirginliği...
Recep Tayyip Erdoğan eline geçen bu inanılmaz şansı değerlendirebilecek mi?
Bu kaçıncı darbe...
O gece- büyük yalnızlık
Yönetici Farkı
"Van için ne yapalım"
EN BÜYÜK TEHLİKE.... İÇ SAVAŞ
Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete
Zürriyeti Arttıracağız, Neslimizi Çoğaltacağız
Almanya'yı kınayalım, peki bizim hükümetimizi alkışlayalım mı?
2018 Van'ın Ermeni Çetecilerinden Kurtarılışının 100 Yılı
Direnme hakkı ve Bursa nutku
Kentlerin kaderi ve kişiler
Ülkenin yakıcı gerçeği ve yöneticilerin kendi gerçekleri
Laiklik ve 1919
Van- Artos Dağı Efsanesi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
Van Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri
Müslüman ülkelerin sefaleti
"Van'ın Tarihi Dokusu Korunacak"
Beşiktaş'ın Yeni Stadyumu Hayırlı Olsun
Van Kızıl Gül’ü
2 Nisan 1918 Van'ın Ermeni Çetelerinden Kurtarıldığı Gün
Hukukun Guguk Hali
Çanakkale Zaferinin Açtığı Yol
Van için 25 yıl önce yazılmış bir güzelleme
Gücün Sınırlandırılması
Bu devlet, bildiğimiz o eski devlet değil
Karamsarlık
Başkanlık, ama nasıl?
Kürt Siyasetinin Açmazı -2-
Kürt Siyasetinin Açmazı
Neler Oluyor Bize?
Van Radyosu ve Bizim Radyo Günlerimiz
Demokrasinin Gücü -2
Demokrasinin gücü
Sebo Can
Gündönümü
Aralık ayının toplumsal bellekteki yeri
Van ruhsuz bir kent mi?
Basın tarihinin kara sayfaları
Huzur
Dünya ve Türk Anayasalarında Yemin Konusu
"Ne Oluyor Bize"
G-20 Zirvesi Van Gerçeği- Kral Çıplak
Basit bir seçim analizi ve Van’ın açmazı
Genç ölümler
Çetin Altan ve Van Depremi
Elektrikle tanışma
Van yavaş yavaş şehirleşmeye başladı
Van yeni kuruluyordu
Van'a doğru yola koyulduk
Komutan Yahudi Tello'yu alnından öperek kutladı
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu(2)
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu
Merhaba
Haber Yazılımı