Yazı Detayı
14 Mart 2017 - Salı 13:36
 
700 yıllık eserin hazin hikâyesi! Sözüm Halime Hatun Kümbeti üzerine…
Nuray Haytabaşı
 
 

Van'ın Gevaş ilçesinde yer alan Halime Hatun Kümbeti'nin; kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildiği yönündeki haberleri, birkaç gün önce gazeteniz Vansesi'nden okumuşsunuzdur. Kilidi kırılarak açılmış demir bir kapı, yerinden sökülmüş pencere çerçeveleri, kümbetin orta yerindeki kazılmış hissi uyandıran enkaz yığını, cam kırıkları arasında konaklama izlerini yansıtan kalıntılar… Şu saydıklarıma bakar mısınız, inanılır gibi mi?

Biraz daha geriye gidelim, yaz aylarına… Dünyanın gözü yine Van'a ve ne yazık ki bu noktaya çevrilmişti! Flaşlar, manşetler, yorumlar biri bitmeden bir diğeri başlıyordu. Buna göre; Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden bir gurup bilim insanı Van Gölü'nün ekosistemini incelerken; suyun derinliklerinde, civardaki Selçuklu Mezarlığına ait olduğu sanılan mezar taşlarını tespit ediyor ve çekilen görüntüleri kamuoyuyla paylaşıyordu. İşin acı tarafı; görüntülenen mezar taşlarının zamanla suların derinliklerine gömülmediği, Van Gölü'nde bir iskele yapımında kullanılmış olduğu gerçeğiydi! Tarih affetmez, her şey bir gün su yüzüne çıkar dedikleri, bu olsa gerek! Hal böyleyken;  Restoratör kimliğimin verdiği hassasiyetle, bu konuda içimi acıtan bazı ayrıntıları sizlerle paylaşmak isterim. Şöyle ki;

Bizler, bu tarihi eseri hangi olayla daha yakından tanıdık, anımsayabildiniz mi? 2014 yılında sosyal medyada yayılan ve çığ gibi büyüyen, tepkilerden! Tepkilerin kaynağını hatırlayalım: Tarihi Selçuklu Mezarlığı'nın hemen yanı başına bir öğrenci yurdu yapılmış(2004-2008) ve mezarlığın içinde, Melik İzzeddin tarafından 1335 tarihinde kızı Halime Hatun anısına yaptırdığı Kümbetin tarihi dokusuna, Artos dağı ile oluşturduğu muhteşem siluetin yok edilmesi suretiyle zarar verilmişti. Bildiğiniz üzere; yurt binası halen tüm haşmetiyle, Artos'a ve tarihi mezarlığa meydan okumakta…

Peki ya geçmişte yaşananlar! Bunları duymaya hazır mısınız?

 Artos Dağı eteklerinde kayalıkların konumlandırılmış, İzzeddin Şiir Camii ve Medresesi'nden Van Gölü kıyısına kadar yaklaşık 60.000 metre karelik bir alanı düşünün… Bu tarihi mezarlık, 1940'lı yıllarda yapılan Van-Bitlis karayolu ile ikiye bölünür! Yol yaklaşık 50m genişliğinde… Yolun sahile düşen bölümündeki tüm mezarlar temizlenerek zamanla yeşil alana dönüştürülür. Ardından ilçe merkezine bağlantıyı sağlamak için ikinci bir yol açılır, tabi bu arada birçok mezar, şehide ve sandukası tahrip edilir. Bu da yetmez! Mezar taşlarının bir kısmı, Van Gölü sahilindeki iskele yapımında kullanılır.  "Pes doğrusu" dediğinizi duyar gibiyim…

Şimdi merak ediyorum; takvimlerin 2017'yi gösterdiği bu günlerde, yöneticilerimiz ve tabii ki bizler, Selçuklu Mezarlığı tarihine nasıl bir not düşecek!  Gelecek kuşaklar bu günleri nasıl anacak!

 Sizce Van; 1988 yılında Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenen Tarihi Selçuklu (Hişet) Mezarlığı ile nasıl bir servete sahip olduğunun gerçekten farkında mı? Açık konuşmak gerekirse bence değil! Öyleyse gelin elimizdeki değere şöyle bir yakından bakalım:

 *Selçuklular dönemi mezar sanatı; kendine özgü yapısı, tezyinatı ve hat sanatı bakımından zarafetin dorukta yaşandığı bir dönem. Tarihi Selçuklu Hişet Mezarlığı; Ahlât'tan sonra bu sanatı yansıtan, en önemli merkez!

*Yazıtlardan anlaşılan ve beni çok heyecanlandıran bir sebepte şu ki,  

Mezarlardan 10'unun (Halime Hatun'da dâhil) "kadın mezarı olması" ve hepsinin "Şehide" olarak anılması… Anlayacağınız mezarlık aynı zamanda bir "Şehitlik!"

 *İnanın, Mezar taşları tek tek adeta birer sanat şaheseri değerinde!

Büyük bir ustalıkla uygulanmış bezeme unsurları ve Selçuklu Celi-sülüs hattı ile Kuran-ı Kerim'den ayetler, çokça Hadis-i Şerifler, hepsi göz kamaştırıcı.

İnanın bu sebeplerden sadece biri bile Van'ı paha biçilmez yapıyor. Kimliği belirsiz kişiler Halime Hatun Kümbetinde ne bulmaya çalıştı bilmem ama asıl hazine, mezarlığın ta kendisi!

 
Etiketler: 700, yıllık, eserin, , hazin, hikâyesi!, Sözüm, Halime, Hatun, Kümbeti, üzerine…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Haber Yazılımı