301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
07 Mart 2019 - Perşembe 15:07
 
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Ümran Öztürk
 
 

Baharın gelişini simgeleyen ve tüm çiçeklerden daha aceleci davranan sarıçiğdemler, nergisler ve papatyalar tabiatın örtüsü tarlaları, dağları, ovaları renk cümbüşüne çevirirler.

Bu erkenci çiçekler baharın tüm canlılığını, coşkusunu adeta ruhumuza fısıldarlar. Karların erimesiyle dere yataklarında açan nergisler, zambaklar, papatyalar, gelincikler, kır menekşeleri yaydıkları hoş kokularıyla, renk renk görünümleriyle göreni hayran bırakırlar.

Ama öyle bir çiçek vardır ki dünyanın en nadide, en anlamlı çiçeği olarak bilinen ters laleler göreni hayretler içerisinde bırakır. Gözyaşının simgesi, hüznün çiçeği gerek edebiyatta, gerek mimaride, gerekse dinsel inançlarda hep kullanılmıştır.

İlkbaharın gelmesiyle mart-nisan ayları arasında çiçek açarak yüzünü göstermeye başlayan ters laleler bu nedenle baharın müjdecisi olarak bilinirler. Ömrü 20 gün olan ve boyu 75 santimetreyi bulan ters laleler halk arasında "ağlayan gelin" diye de anılırlar. Çiçeğin altına elinizi tuttuğunuzda, avucunuzun içine su damlacıklarının akması gözyaşına benzetildiğinden halk arasında bu çiçeğe ağlayan gelin denilmiştir.   Soğan ve yumrularıyla büyüyüp gelişen bu ters lalelerin bir dalında 6 adet çiçek bulunmaktadır.

Sanatçıların ilham kaynağı ters laleleri kamera ve fotoğraf makineleri ile ölümsüzleştirmek ve bu endemik bitkiyi yakından görmenin tadını yaşamak için gezginler ve fotoğrafçıların Hakkâri Zap, Tiyar ve Kaval vadilerine ya da Van'ın Gevaş ilçesine gitmeleri gerekir.

Hüznün Çiçeği olarak da adlandırılan Ters Laleler sadece Doğu Anadolu bölgesinde yetişen endemik bir çiçektir. Anavatanı Hakkâri olan bu çiçek, mart aylarında, kırmızı, sarı ve koyu kırmızı renkleriyle hayat bulur. Binboğa dağlarında da görülen ters lalelerin soğanları Kahraman Maraş Afşin'de de yetiştirilmekte ve orada bir pazar yaratılmaktadır.

Orjinalliği ile halkın ilgi odağı olan ağlayan gelinler, pazar alanını güçlendirmek ve genişletmek amacıyla aşılama yoluyla değişik renklerde üretilme çalışmalarına gidilmiştir. Ancak bazı üreticiler bu yöntemin; çiçeğin doğallığını yitirilmesine neden olacağı kaygısını taşımaktadırlar.

Birden fazla hikâyeye konu olan ters laleler dilden dile dolaşmış, gönülden gönül akmış anlatıcıların sözünde hayat bulmuştur.

Geçmişte Hakkâri bölgesinde yaşayan Asuriler'in her sabah göbeğinden su yaydığı için ters lalelere 'Ağlayan lale' adını verdikleri rivayet edilmiştir.

Anadolu halkı ters laleleri baba evinden ayrılırken başlarına kırmızı tülbent atılan, boynunu büküp ağlayan gelinlere benzettiklerinden dolayı "ağlayan gelin" ismi ile de adlandırmışlardır.

Ters lale motifleri geride kalanların ölülerine duyduğu özlem ve üzüntüyü yansıttığı için mezar taşlarında da kullanılmıştır.

Kimi hikâyeciler Ağlayan Gelin'in hikâyesini; Bu boynu bükük, ters lale sevdasından uzak düşenlerin, sevdiğine kavuşamayan ağlayan gelinlerin, mutluluk yüzü görmemiş insanların çiçeğidir derken bir başka rivayete göre de bu çiçek Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği zaman Hz. Meryem'in gözyaşı olup ağladığına işaret eder.

Mimariye de konu olan hüznün çiçeği Mimar Sinan'ın eşsiz eserinde de kendini göstermiştir.

Yeryüzünde en ihtişamlı mimari eserlerden bir olan Edirne'de ki Selimiye Camisi'nin mimarisinde Mimar Sinan müezzinler mahfeli'nin kuzeydoğu yönünde; köşedeki mermer ayağında, küçük bir ters lale motifi kullanmıştır. 

Rivayete göre camide kullanılan lale motifi;  bu arsanın daha önce bir lale bahçesi olduğunu, ters olması ise arsa sahibi kadının, cami yapımı sırasında çıkardığı güçlük ve ters tutumunu sembolize ettiğini anlatır.

Ağlayan gelin" olarak bilinen, kutsal kabul edilen ters laleler tehlike altındadır. Endemik bitki kaçakçıları tarafından yurtdışına çıkarılması sebebiyle türü tükenmekte olan bu nadide çiçeğin gelecek nesillere aktarılabilmesi için koruma altına alınması gerekmektedir.

 
Etiketler: AĞLAYAN, GELİNLER, Hüznün, Çiçeği, , Ters, Laleler,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı