301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
22 Ocak 2020 - Çarşamba 17:25
 
Ahde Vefa-Zeve
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 
 

Ahde vefa; sözünde durmak, yaptığı anlaşmaya sadık kalmak, özünde ve sözünde doğru olmak anlamlarına gelmekte. Aynı zamanda hukukun temel ilkelerinden biri. Bu ilke, bağlayıcılık sorununda mucizevî bir çözüm yolu sunuyor. Yani günlük hayata uyarlandığında " hiçbir şey verilen sözün tutulmasına engel değildir." İlkesinin garantisi ve bu ilkenin adıdır. Ahde vefa sadakat demektir. Sözüne bağlılıktır, sonradan ortaya çıkacak beklenmeyen olaylara rağmen sözünde durmaktır. Yaşananları unutmamaktır.

Hukuki sözleşmelerde olduğu kadar, insanlar arasındaki ilişkilerde de "ahde vefa"nın önemi büyük. Ahde vefa tüm bağların koparılacağı yerde imdada yetişir, yadsınmayacak gücüyle yaraları sarar zamanla. Tabi başlangıçta bu ilkeyi unutmayıp, vefa duygusunu ona da göstermişseniz…

Son zamanlarda Van gündeminde olan, aynı zamanda ulusal basına da yansıyan dikkat çekici bir tartışma var:

Van’ın büyükşehir olmasıyla birlikte, merkez ilçe bölündü ve iki yeni ilçe daha kuruldu: Tuşba ve İpekyolu. Buraya kadar her şey normal görünse de, tarihsel hassasiyetleri bilen insanlar "Zeve " isminin bu adlandırmada yer almamasına tepki gösterdiler. Bunu hem tarihi, hem coğrafi sebeplerle de açıkladılar. Şimdi milletvekillerinden, meclise sunulacak bir kanun teklifi bekleniyor.

Zeve ismi neden önemliydi? Tuşba ile neden değiştirilmeliydi? Tuşba ismi de kullanılmaya devam edilmeli miydi?

Zeve isminin kullanılması, tarihi geçmişe, yaşanan acılara, gönül borcuna yönelik bir ahde vefa örneği olacaktır. Sosyal yönüyle insan ilişkilerinde ahde vefaya, hatıra gönüle önem veren Van insanına, bu yönüyle yakışacak, mutlu edecektir.

Tuşba  ise kökeni yine tarihe, hatta milattan önceye dayanan, yıllardır birçok alandaki adlandırmalarda kullanılmış bir isim. Bu ismin de belediye ismi olarak kullanılması tabi ki yerindedir. Ancak şu anki haliyle coğrafi olarak doğru yeri işaret etmemekte. Şimdiki Van kalesi yani Tuşba bölgesi, İpekyolu belediyesi sınırları içinde kalmakta. Uzmanların önerisi de bu bölgenin isminin Tuşba olarak değiştirilmesi, İkinci belediyenin ise, konum olarak şehitliği ve bölgeyi içine alması bakımından, Zeve olarak adlandırılması yönünde.

Hani, Birinci Dünya Paylaşım savaşından da önce, Berlin konferansında masaya oturan Avrupalılar, bazı devletler hakkında çeşitli kararlar almışlardı da, bunlardan biri de Osmanlı Devletiydi ya… İşte, Osmanlı Devletinde olacak toprak kaybını bir yana bırakırsak, bu konferansta anlaşma hükümleri içinde yer eden Ermeni meselesi de, Osmanlıda XX. Yüzyılın önemli bir sorunu olacaktı. Hem siyasi hem sosyokültürel bu sorunun, daha sonra nelere mal olduğu ortadadır.  Kabul edilmesi mümkün olmayan en önemli yanı neydi? , Masaya oturup karar alan, çizip bölüp parçalayan, kendi emelleri uğruna burunları bile kanamayan emperyaller; bu yanlış uğruna can verenler ise masum halklar… Halklar üzerinden yapılan siyaset. Evet, proje üreten emperyaller; düğmeye basılmasıyla göç eden, savaşan, ölen, tutsak edilen ise bir zamanlar kardeşçe yaşayan halklardı. Ne kadar zavallı bir çelişki ve alçak bir uygulama olduğu, zaman içinde daha çok anlaşılacaktı.

Ahde vefa ise yaşananları unutmamaktı, sözünde olmaktı. Van’da 1915’te yaşananları unutmamıştır. Belediyelerinden birinin ismini "Zeve " olması da küçük bir vefa örneği olacaktır. Burada yazılanlar da,  daha öncekiler gibi bir çağrıdır.

Vanlılar olarak, konuyla ilgili hassasiyetimizi, beklentilerimizi milletvekillerine, sivil toplum kuruluşlarına, kurumlara ve hemşerilerimize duyurabilirsek bahtiyar oluruz.

 

 
Etiketler: Ahde, Vefa-Zeve,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Boş mu dolu mu?
Hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet için bir araya geldiler
Müküs (Bahçesaray) Denince
Tatlı Perşembe
Mahur Beste
2020 ile söyleşi
Kentin Hafızasından-5: Hikayeleriyle Halk Oyunları ve Türkülerden Örnekler
Kentin Hafızasından-4: Halk Hikayeleri ve Aşıklık Geleneği
Kentin Hafızasından -3: Yaşayan ve yaşanan gelenekleriyle Van'da düğün dernek
Kentin Hafızasından-2 1915
Kentin Hafızasından Kısa Kısa -1 Dünyada Van, Ahirette İman
İnsan Okuryazarlığı
Spor ayakkabısı
YAZLIK MI KIŞLIK MI?
Utkuya giden umutlu yolculuğun mektubu
Kır Kahvesi
Nemrut
Cumhuriyet fazilettir
Arap Saçı
Kısa Hikâyeler: Çeyiz
Bir Sevda Sırrı Saklar Hoşap Kalesi
Ada halleri
Şahin Hoca'nın Ardından
Ortak dilimiz barıştı
Kısa Hikâyeler: Aylardan Eylüldü
Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık
Van'da bayram sofraları
Dama bahane bulmak
Kalem Kalem 82 Yıl
Van'dan Vaniköy'e 2 ve 3 (Haşmet Sırrı Akşener) ve Çoban Kapısı Efsanesi
Van'dan Vaniköy'e-Haşmet Sırrı Akşener-1
Sınav
Aynen
Yılın Annesi
Martla Gelenler
Evvel zaman içinde 5: Yuvayı dişi kuş yapar
Evvel zaman içinde 4: Padişahın Kız Evladı
Evvel zaman içinde 3: Ercişli Emrah ve Selvihan (Sebihan) hikâyesi 2. kısım
Evvel zaman içinde 2: Ercişli Emrah ve Selvihan (Selbihan) Hikâyesi
Evvel zaman içinde 1: Halk hikâyeleri ve masallar
Ev harabın pişiği
Sağlıkta geleneksel şiddet günleri
Taburcu olmak…
Kısa Kısa
Vangölü Yaşasın
Van yolcusu kalmasın
BAKLAVA BAĞLAMAK
Bildiğiniz gibi…
Tepebaşı Mahallesi -2: Geçmiş Zaman Olur Ki, Hayali Cihan Değer- Nedim Kılavuz'un anlatımıyla
Van Balığı
Sardunyalar
BAYRAM O BAYRAM OLA
ŞİFA NİYETİNE VAN MUTFAĞI
Miras
Yüzüncü Yılında 2 Nisan
Sebze Pazarı (Nedim Kılavuz'un Anlatımı İle)
GAZOZ KAPAKLARI
Tepebaşı Mahallesi
Nice 80 yıllara
Kıraathaneler- Van'da bir kıraathane
Kısa Hikayeler: 4 Sevgili Günlük
Kısa Hikayeler 3: Takvim Amca
Anneler vardır
ANNESİNİN DİLİNDEN,BABAMIN KALEMİNDEN
Bu da geçer ya hu !!
Kısa Hikayeler 2: Karpuz Kabuğu Suya Düştüğü Zaman
Van Yemekleri Dostları İle 2 Nisan'a Doğru
Çanakkale Ruhu: Vanlı Ali
Tıp Bayramı
8 Mart diye bir gün
Gül
Çay ne say ne
Sağlıklı beslenme üzerine
Kısa Hikâyeler 1: Kareli Pantolon
Selam olsun
Haber Yazılımı