Mehmet Bedri Gültekin “Başkalarının hikâyeleri, bizim hikâyemiz”
Yazı Detayı
09 Ağustos 2020 - Pazar 15:30
 
“Başkalarının hikâyeleri, bizim hikâyemiz”
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’ın 30 Temmuz günü Sosyal Medya hesabından paylaştığı; “Biz masalları olan bir coğrafyanın çocuklarıyız. 150 yıldır başkalarının hikâyelerini dinledik. Artık kendi hikâyemizi yazmanın zamanı” şeklindeki sözleri geniş tartışmalara yol açtı.

Kalın’ın sözleri son derece önemlidir. Bir duruşun, bir niyetin ve bir programın dışa vurumu açısından…

Düşünün ki o,“bize hep başkalarının hikâyeleri anlatıldı” dediği dönem içinde bu millet, dünyanın çehresini değiştiren tarihin ilk milli kurtuluş savaşını zafere ulaştırarak emperyalizmi yendi ve ezilenler-sömürgeler coğrafyasının Ortaçağ’a karşı ilk Cumhuriyet Devrimi’ni gerçekleştirdi. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’ne göre Kurtuluş Savaşımız ve Cumhuriyet Devrimimiz de “başkalarının hikâyeleri” oluyor.

Zaman olarak belirtilen “150 yıl” tabiri de önemlidir. Yani Birinci Meşrutiyet’ten bu yana geçen zaman… Tanzimat’tan bu yana 180 yıl geçti. Ama Kalın’ın verdiği süreden anlaşılıyor ki Tanzimat döneminde “başkalarının hikayeleri” yok!

Daha önemlisi sayınKalın’ın bu ifadeyle 150 yıldan önceki dönemi sahiplenmesi, Birinci meşrutiyetle birlikte başlayan; milletin sömürgeciliğe, emperyalizme ve Ortaçağ’a karşı ayağa kalkmasını ise ret etmesidir.

Son 150 yıllık dönem, milletimizin emperyalizme ve Ortaçağ’a karşı ayağa kalkışının tarihidir. Başka bir ifadeyle Milli Demokratik Devrimimizin tarihidir.  Bu tarihte, 1876 Meşrutiyet Devrimi, 1908 Genç Türk Devrimi, 1911 – 1922 Milli Kurtuluş Savaşı, 1919 – 1938 Cumhuriyet Devrimi, 1960, 27 Mayıs Devrimi ve son olarak 28 Şubat’la başlayan, Ergenekon Balyoz tertiplerini bozarak ilerleyen ve şimdi emperyalizmle hemen her alanda cephe cepheye gelinerek Asya’daki yerimizi alma olarak özetleyebileceğimiz son devrimci hamle var.

Elbette bu 150 yıl içinde emperyalizm ve işbirlikçileri süreci tersine döndürmek için çabalarını sürekli olarak sürdürdüler. Ancak döneme damgasını vuran, Milletimizin, Milli Demokratik Devrimi sürdürme ve tamama erdirme yönündeki kesintisiz mücadelesidir.

150 yıldan önceki 200 yıl

İbrahim Kalın, son 150 yılı “başkalarının hikayelerini dinleme dönemi” olarak nitelediğine göre ondan önceki dönem “kendi hikayelerimizi dinlediğimiz dönem” oluyor!

200 yıl boyunca sömürgeci-kapitalist Batı karşısında sürekli olarak alınan yenilgiler. Ortaçağ karanlığının toplumsal ve siyasal hayatımızın her alanına hakim olması, Batı dünyası Aydınlanma ve Demokratik Devrimleri yaşarken bizim her alanda geride kalışımız ve Tanzimat’la birlikte “düveli muazzama”nın oyuncağı haline gelmemiz “kendi hikâyemizi yazmak” oluyor sayınKalın’a göre!

Bu arada o 150 yılın ilk otuz yılında, yere göğe konulmayan “Ulu Hakan Abdülhamit Han” var iş başında. Ama aynı dönemin başında bir yılda sürse yaşanan Meşrutiyet Devrimi ve Jöntürkler’in 1889 yılından sonra başlayan örgütlü mücadelesi, sayınKalın’a Ulu Hakan’ı da çizdirmiş anlaşılan!

Kalın’ın konuştuğu ortam

İbrahim Kalın’ın yukardaki sözleri; hangi koşullarda, hangi gelişmelerin bir parçası olarak telaffuz ettiği önemlidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Danıştay’ın Ayasofya kararı üzerine yaptığı konuşmada altında Atatürk’ün imzası olan 1934 kararını “tarihe ihanet” olarak niteledi (10 Temmuz).

Ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ayasofya’daki Cuma hutbesinde 1934 kararını alanlara lanet okudu (24 Temmuz).

Aynı Ali Erbaş, gene 1934 kararına gönderme yaparak ‘86 yıllık bir fetret dönemi yaşadığımızı ve bu dönemin artık bittiğini’ söyleyerek Cumhuriyet dönemini bir bütün olarak ret etti (30 Temmuz).

Ve Hükümete yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesinin dergisi Gerçek Hayat’ta, Ayasofya’daki Cuma namazından üç gün sonra Hilafete dönülmesi çağrısı yapıldı  (27 Temmuz).

İbrahim Kalın’ın ele aldığımız sözlerini,yukarda andığımız açıklamalarla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Verilen mesaj,Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı olmaktır.

Tarihin akışı

Elbette bütün bu mesaj ve niyetlerin, günümüz dünyası ve Türkiye’sinin gerçekliğinde bir karşılığının olup olmadığına da bakmak gerekir.

Türkiye 150 yıldır girmiş olduğu “muassır medeniyetin üzerine çıkma” yolundan geri döndürülebilir mi? Başka bir deyişle “Kemalist Devrimi tamamlama” hedefinden vazgeçirilebilir mi?

“Başkalarının hikâyesi” diyerek 150 yıllık Milli Demokratik Devrim mücadelemizi hedef alanlar, gerçekte “Güneşi Batıdan doğdurmak” hayali görenlerdir.

Türkiye, emperyalizme bağımlılığa ve Ortaçağ ilişkilerine karşı bağımsızlık ve demokrasi yolunda yürümeye daha güçlü olarak devam edecektir.

Tarihin akışı böyledir ve hiç kimsenin gücü bu akışı tersine çevirmeye yetmeyecektir.

Özellikle son 18 yılın Türkiye’si, bu gerçeği doğrulayan bir laboratuvar olmuştur.

 
Etiketler: “Başkalarının, hikâyeleri,, bizim, hikâyemiz”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Eylül 2020
Rüyalar ve gerçekler
13 Eylül 2020
Toplumsal gelişmede “dışardan alma”nın rolü (4)
08 Eylül 2020
Toplumsal gelişmede “dışardan alma”nın rolü (3)
03 Eylül 2020
Türkiye’nin Korona ile imtihanı
30 Ağustos 2020
Toplumsal Gelişmede "Dışardan Alma"nın rolü (2)
27 Ağustos 2020
Toplumsal Gelişmede "Dışardan Alma"nın rolü (1)
23 Ağustos 2020
Cenevre’de anahtar Türkiye’de!
21 Ağustos 2020
İdeolojik önkabuller ve gerçeklik dünyası
16 Ağustos 2020
Etnik topluluklar ve mezheplerin önündeki tuzak
13 Ağustos 2020
Ölüme çare yoktur!
03 Ağustos 2020
Tertibin ayakta kalan son mevzisi
27 Temmuz 2020
Ayasofya, lanet ve rahmet
16 Temmuz 2020
Derviş
13 Temmuz 2020
Üretim ekonomisi ve Ayasofya
04 Temmuz 2020
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
25 Haziran 2020
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
18 Haziran 2020
“Kılıç hakkı!”
11 Haziran 2020
Şerden hayır doğuyor!
04 Haziran 2020
MariAntuanette ve Donald Trump
14 Mayıs 2020
“Çin’in Başarısının Sırrı”
07 Mayıs 2020
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
30 Nisan 2020
Kamuculuk kazanıyor!
22 Nisan 2020
Diğergâm
16 Nisan 2020
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
09 Nisan 2020
Dünya nereye gidiyor? – 1
06 Nisan 2020
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
02 Nisan 2020
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
30 Mart 2020
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
26 Mart 2020
Sivrisinek ve Nemrut
23 Mart 2020
"Yalnız ölümler!"
18 Mart 2020
"Çok alametler belirdi"
16 Mart 2020
Terörü bitirmede tarihi fırsat
12 Mart 2020
Sömürgeci günahın kefareti
08 Mart 2020
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
06 Mart 2020
2015'ten bu yana değişen nedir?
27 Şubat 2020
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
24 Şubat 2020
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
20 Şubat 2020
Mülteci sorununun biricik çözümü
16 Şubat 2020
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
13 Şubat 2020
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
11 Şubat 2020
Düşman seni alkışlıyorsa…
07 Şubat 2020
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
03 Şubat 2020
İktidarın İdlip Sınavı
30 Ocak 2020
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
26 Ocak 2020
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
23 Ocak 2020
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
20 Ocak 2020
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
16 Ocak 2020
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
13 Ocak 2020
Mezhepçilik hastalığı
09 Ocak 2020
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
06 Ocak 2020
Alevi askerin cenaze töreni
05 Ocak 2020
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
02 Ocak 2020
ABD, tekme tokat kovulurken!...
29 Aralık 2019
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
26 Aralık 2019
"Dersim olayları"nda birleşenler
23 Aralık 2019
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
16 Aralık 2019
Eksik ayağı tamamlama görevi
12 Aralık 2019
Almanya'nın Dersim aşkı!
09 Aralık 2019
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
06 Aralık 2019
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
02 Aralık 2019
Üretim Devrimi Kurultayları
28 Kasım 2019
Savaş mevzilenmesi
25 Kasım 2019
Halk hareketleri
18 Kasım 2019
Tarih ve Matematik dersleri
15 Kasım 2019
Erdoğan Trump görüşmesi
06 Kasım 2019
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
01 Kasım 2019
ABD'nin beyhude hamlesi
28 Ekim 2019
Bir "Enstrüman"ın sonu
24 Ekim 2019
Tarihin 200 yıllık sayfası
16 Ekim 2019
Olması gereken oluyor
14 Ekim 2019
Şimdi ne yapmalı?
10 Ekim 2019
ABD havlu atıyor
07 Ekim 2019
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
02 Ekim 2019
Soner Polat Amiralin ardından
30 Eylül 2019
Sahipsiz toprak mı bulduk?
12 Eylül 2019
PKK ne zaman silah bırakır?
09 Eylül 2019
ABD ile ortak kara devriyesi!
06 Eylül 2019
Bir dönemin sonu
02 Eylül 2019
Büyük Millet Olmak!
01 Eylül 2019
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
25 Ağustos 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
20 Ağustos 2019
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
18 Ağustos 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
15 Ağustos 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
09 Ağustos 2019
İlk düğme yanlış iliklenince…
05 Ağustos 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
04 Ağustos 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
29 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
25 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
21 Temmuz 2019
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
19 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
15 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
12 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
04 Temmuz 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
27 Haziran 2019
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
20 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
16 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
13 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
09 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
07 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
06 Haziran 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
31 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
28 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
26 Mayıs 2019
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
23 Mayıs 2019
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
20 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
17 Mayıs 2019
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
14 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
12 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
06 Mayıs 2019
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
03 Mayıs 2019
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
29 Nisan 2019
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
26 Nisan 2019
Dini siyasete alet etme yarışı
22 Nisan 2019
Yine, yeniden Suriye
15 Nisan 2019
Emekçi halkın sağlam özü
05 Nisan 2019
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
26 Mart 2019
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
22 Mart 2019
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
17 Mart 2019
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
08 Mart 2019
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
25 Şubat 2019
ABD'nin çaresizliği?
21 Şubat 2019
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
17 Şubat 2019
Tarihi kırılmanın çatırtıları
12 Şubat 2019
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
31 Ocak 2019
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
25 Ocak 2019
Aklını kaybeden emperyalist
21 Ocak 2019
Tuzak ve gaflet
17 Ocak 2019
"Ölüm adın kalleş olsun!"
10 Ocak 2019
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
06 Ocak 2019
Dış politikamızın yumuşak karnı
28 Aralık 2018
2019'a girerken
21 Aralık 2018
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
06 Aralık 2018
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
30 Kasım 2018
Olmak ya da Olmamak
26 Kasım 2018
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
22 Aralık 2017
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
18 Aralık 2017
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
14 Aralık 2017
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı