301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
08 Nisan 2019 - Pazartesi 16:10
 
Bekârlık sultanlık mıdır?
Dr. Muhammet Veysel Zortul
 
 

Gücü, kudreti sembolize eden ve daha çok padişahların kullandığı sultan unvanı, aynı zamanda padişah eşlerine, annelerine ve kız çocuklarına da verilmekteydi. Sultan olanlar eğer isterlerse dünyanın her türlü saltanatını sürebilir, gönüllerince yaşayabilirlerdi. Peki, bekârlık da bir tür sultanlık mıdır?

Herhalde tarihin en çok merak edilen ve henüz cevabı verilemeyen sorusudur 'Bekârlık sultanlık mıdır?' sorusu. Eskiden daha ziyade erkeklerin diline pelesenk olan ve cevabı erkek familyasınca aranan bu soruya, son yıllarda kızlar da dâhil olmuş durumdadırlar. Yakın zamana kadar en büyük endişeleri evde kalmak olan ve bu yüzden bir an önce münasip birini bulup evlenmek isteyen kızlar, şimdilerde 'asıl evlenenin evde kaldığı, diğerlerinin ise paşa paşa gezdiği' kanaatine sahip olmuşlardır.

Aslında ne bekârlık sultanlıktır ne de evlilik kötü bir şeydir. Kanaatimizce durum, konuya bakan kişinin bakış açısıyla ilgilidir. Çünkü bekârların gözünde her yerde kumrular gibi gezen, cıvıl cıvılcıvıldayan, mesut çiftler yaşarken, evlilerin gözünde ise her tarafta ve her şartta gününü gün eden, nerede akşam orada sabah çılgın çılgın eğlenen mutlu bekârlar vardır. Yaratılışımız icabı herkes kendisinde olmayan şeye imrendiğinden belki de bu bakış açısı gayet doğaldır da. Tıpkı siyahların beyazlamak isterken beyazların bronzlaşmaya çalışması veyahut da ünlülerin köşe bucak kaçarken hayranlarının ünlü olmaya çalışması gibi.

Güçlü sesi ve farklı tarzıyla doksanlı yıllara damgasını vurmuş rahmetli Harun Kolçak:'Gir kanıma! Hani bekârlık sultanlıktı? Yetti canıma!'diyerek evlilikten yana olanların duygularına tercüman olmuştu. Ancak evlilikten yana olmayan ünlüler de var. Mesela ünlü tarihçi İlber Ortaylı katıldığı bir televizyon programında, sunucunun 'Evlenmeyi düşünür müsünüz?' sorusuna tereddütsüz 'Hayır!' demiş ve bekâr yaşayarak çok daha mutlu olduğunu söylemişti. Ortaylı bunu söylerken kadın ve erkeklerin hayatı paylaşmayı bilmediklerine, tefekkür etmek veya kimi özel işleri için yalnız kalamadıklarına ve bu yüzden mutsuz olduklarına vurgu yapmıştı.

   Türkiye'de evli çiftler evlilik müessesesi ile birbirlerine bağlanırken Ortaylı'ya göre bu bağlılık, ilginç bir şekilde bağımlılığa dönüşüyor ve bu bağımlılık kişiye ait birçok özel alanı yıkarken ferdide yok ediyor. Yeni kişiliğine bir türlü intibak sağlayamayan fert ise yeniden eski günlerine özlem duymaya başlıyor. Belki de son yıllarda boşanma vakalarında meydana gelen artışa, bir de bu gözle bakmak lazım.

Evlilik üzerine kafa yoran uzmanlar da benzer şeyler söylüyorlar. Uzmanlara göre evlilikle birlikte çiftler, birbirlerini gerektiğinden fazla sahipleniyor, eşinin bir birey olduğunu unutup kontrol altına almaya çalışıyor hatta daha da ileri giderek kendisi gibi olmaya zorluyor. Böylece ilişki ya kopuyor ya da daha monoton bir hal alıyor.

Lübnanlı Şair ve Filozof Halil Cibran, evliliğin güzelce yürümesi ve çiftlerin bekârlığa özenmemesi için şu tavsiyede bulunuyor:

"Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi ayırana kadar ayrılmayacaksınız.

Allah'ın sessiz tanıklığında bile beraber olacaksınız.

Ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın.

Bırakın ki, cennetin rüzgârları aranızda dans edebilsin.

Birbirinizi sevinama, aşk tutsaklığı istemeyin.

Bırakın aşk, ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun.

Birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin;

Ekmeğinizden verin birbirinize ama aynı somundan ısırmayın.

Birlikte şarkı söyleyin; lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin;

Sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde ayni melodiyi seslendirir.

Birbirinize kalbinizi verin ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil!

Sadece hayatın eli o kalbi saklar.

Birlikte durun, ama yapışmayın; tapınakların sütunları da bitişik değildir!

Ve unutmayın; meşe ile çınar, birbirlerinin gölgesinde büyümezler..."

Evliliğin sıhhatli yürüyebilmesi için enfes bir reçete sunan Cibran, sağlıklı bir ilişki için öngördüğü mesafeyi, kendi hayatında bir hayli abartmış gibi gözükmektedir. Çünkü derin bir aşkla bağlı olduğu Mey Ziyade ile hayatının sonuna kadar mektuplaşsa da onu bir kez olsun ziyarete gitmemiş, sevdiği kadını görmeden gözlerini kapamıştı…

 
Etiketler: Bekârlık, , sultanlık, mıdır?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Şu boğaz harbi nedir
Zübeyde Hanım
Kurtuluş Savaşı
Mustafa Kemal Niçin Büyük Bir Liderdi?
ERKEK ADAM KÜPE TAKAR MI?
Kıyamet ne zaman kopacak?
Hezarfen çelebi uçtu mu?
Hz. İsa gelecek mi?
V. Murad Deli Miydi?
Kahve içmek caiz midir?
Vampir Drakula yaşadı mı?
Halide Edip Adıvar Mandacı Mıydı?
Baltacı Mehmet Paşa Katerina ile aşk yaşadı mı?
Mustafa Kemal'in Aşkı
Vesikalı Vatan 14
Vesikalı Vatan 13
Vesikalı Vatan 12
Vesikalı Vatan 11
Vesikalı Vatan 10
Vesikalı Vatan 9
Vesikalı Vatan 8
Vesikalı Vatan 7
Vesikalı Vatan 6
Vesikalı Vatan 5
Vesikalı Vatan 4
Vesikalı Vatan 3
Vesikalı Vatan 2
Vesikalı Vatan 1
Erkeklere ölüm
Çirkinler de Sever
Ertuğrul
Kerem Aslı(sı)nı Arıyor
Selanik Vakası
Bilmece
Beşiktaş Karakolu
Yabancı
Memnu Meyve
Aşkla Savaşmak
Bir Mutsuzluk Öyküsü
Yırtık Gömlek
Stratenice
Sular Yükselirken
Dünya Vanlılar Günü
Yasak Aşkın Savaşı Truva
Güleç Kız
Yıldırım düşerken
Bir Amazon Kadınının Günlüğü
Kösem'in düşü(şü)
Zengin koca
Tekfurun kızı
Bit
Leylekleri öldürmek
Dünyada Van ahirette iman
Asırlık gazetenin aziz okuyucuları
Dua et ki orucum
Araftaki Vanlılar
Tatil
Doktor Civanım
Servet Aydınoğlu
Sucuklu yumurta
Misafir
Renkli Televizyon
İlk Aşk
Parayı kim buldu
Kaçak
Sınav
Cesim Abi De Bizi Görecek Mi
Ranza
Acı Şeker
İzdivaç
Karne
Minel Aşk
Aşçı
BABAM ve oğlu
Babalar Ağlamaz mı Anne?
Home
Işkın değil muz
Nasıl Zengin Oldum
Buzdolabı
Ankara-Van
İki Nisan/İki Bebek
Merhaba
Haber Yazılımı