301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
25 Şubat 2020 - Salı 15:34
 
Bir Masal Köyü, Bir Fikir Atölyesidir Adatepe
Ümran Öztürk
 
 

Yorgun ve harap kırmızı kiremitli yapılar tepelerin üzerinden yükselirken çam ve zeytin ağaçlarının aralarına serpiştirilen yeşilin tüm tonlarıyla bezeli bu eski Rum köyü uzaklardan göz kırpar gibiydi.

Adatepe'nin büyüsünü anlatmaya Zeus Altarı'ndan başlamak en doğrusu olacak sanırım.

Kazdağları'nın en tepe noktalarından birinde denize nazır konumuyla nefes kesen manzaraya sahip Zeus Altarı'ndan başladık bu köy gezimize. Ziyaretçiler buraya çıkarken kamera ve fotoğraf makinelerini almadan çıkmasınlar,  zira bol bol fotoğraf çekilecek bir konumda. Küçükkuyu, Edremit Körfezi ve Midilli ayaklarınızın altında. Çıkarken yorulsanız da manzarayı görünce yorulduğunuza değdiğini anlayacaksınız.  Mitolojiye göre, Zeus Truva Savaşı'nı bu tepeden izlemiş ayrıca Hera, Afrodit ve Athena'nın katıldıkları güzellik yarışmasının da yapıldığı yer olarak bilinir.

Uzun uzun izlenecek ve bol bol fotoğraflanacak kadar güzellikler içinde görülenler. Büyüsünü bozmadan, etkisinden kurtulmadan bu şahane manzarayı zihnimizin bir köşesine kaydederek araçlarımıza doğru yürüyüşe geçtik. Köydeyiz artık

Zeytincilik ve zeytinyağı ile bilinen bu köy Kazdağları eteklerine kurulmuş, İsviçre'nin Alpleri ile aynı oranda oksijeni en yüksek köy olarak ta bilinmektedir. Burası doğal ürünleri ve şık otelleriyle hemen hemen her mevsim ziyaretçi akınına uğrayan, huzurun ve dinginliğin adresi Adatepe. Sanki kalemle çizilmiş bir masal köyüydü.

Taş yapıların çevrelediği köy meydanında bulunan ulu çınarın gölgesinde dinlenmek, nefis yemeklerin ardından bir bardak çay içmek, şirin taburelere oturup tertemiz havayı teneffüs etmek ve çevreyi incelemek harikaydı. Köy içinde çoğu Rumlardan kalan 550 evden 100' e yakını evi 1980'lerde İstanbullu bir grup satın alıp, restore ederken hem tarihi hem sosyal bir yapı olarak tarihe kazandırırlar.  Köy meydanının etrafına sıralanmış eski taş evlerin birçoğu mimarisine bağlı restore edilerek tekrar kullanıma kazandırılmış.  Yapıların kimisi de butik otel, kafe ve restoranlara dönüştürülerek iş yeri olarak kullanılmaktadır.

Nostaljik esintilerle iç açıcı bu başarılı restorasyon;  bu köyü daha da şirin, canlı ve modern bir görünüme kavuşturmuş. Köy meydanında zeytin, zeytinyağı, sabunun her çeşidi küçük stantlarda alıcısını beklerken küçük esintilerle her daim burnunuza gelen kekik kokusu bana  "Hangi şifasız ruh burada şifa bulmaz ki." dedirtiyor. Bulutun havaya, mavinin gökyüzüne, yeşilin toprağa bu kadar denk düştüğünü görmek beni sonsuz umutlandırıyor. Doğa kendi nakışını kendi örüyordu burada. Bir tarafta ağaca dal, dala kelebek konduruyor diğer tarafa hafif bir esinti gönderip rüzgar çanlarına şarkılar söyletiyordu.

Ulu çınarın gölgesinde bir bardak çay içip dinlendikten sonra, köyün mutlaka görülmesi gereken Taş Mektep, Zeus Altarı, Hüseyin Meral Zeytinyağı Sanat Evi ve Zeytinyağı Müzesi olduğunu öğreniyoruz. Buraları gezmek köyün kalbine dokunmanın bir başlangıcı olacaktır. Köyün insana huzur veren Arnavut kaldırımlı dar ve dik sokaklarını adımlamak ruha ayrı bir dinginlik katıyor. Önce Taş mektebe gidiyoruz.

Kazdağı'nın zümrüt yeşili yamaçlarından içlere saklanmış bir okul Adatepe Köyü İlkokulu.  Bu Taş Mektep 1947- 1985 yılları arasında hizmet vermiş ancak 1985 yılında öğrenci sayısının yetersizliği yüzünden eğitim öğretime kapatılmış. Her kapatılan okul binası gibi bu okul binası da kaderine terk edilir.

Atıl durumda olan bu ilkokul binasını aynı grup bu kez Valilikten kiralayarak devletten hiçbir yardım almadan 1997 yılında aslına uygun taşlarla restore ederek bir düşünce merkezi olarak kullanıma sunarlar ve adına Taş Mektep derler. Okul bugün felsefe, edebiyat, sanat ve sanat tarihi alanlarında seminerlerin yapıldığı, farklı sanat dallarında sanatçıların serbest atölye çalışmaları yaptıkları bir mekâna dönüşmüştür. Artık Adatepe'de Taş Mektep olarak bilinen bu bina; belgesel film gösterilerinin sunulduğu, atölye çalışmalarının yapıldığı, seminerlerin düzenlendiği eğitime, bilime ve sanata hizmet eden bir kurum olarak varlığını sürdürmektedir.

Hüseyin Meral Zeytinyağı ve Sanat Evi: Vitamin ve antioksidan bakımından oldukça zengin olan zeytin sütünün üretim merkezi olan Hüseyin Meral Zeytinyağı ve Sanat Evi Türkiye'de zeytin sütü tabir edilen yağın üretildiği tek yerdir bu üretim merkezi. Köye gelen ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu duyunca ben de hemen gidip gezdim çıkarken de zeytin sütü almayı ihmal etmedim.

Zeytin sütünün yapımına tek tek elle toplanan yemeklik zeytinlerin aynı gün içerisinde eski usul taş değirmende ezilerek başlanıyor. Isı ve kimyasal işleme maruz kalmayarak uzun ve titiz çalışmalar sonunda üretilen zeytin sütünün yapımı kadar koruması da önem arz ediyor. Klimalı depolarda muhafaza edilen ürünleri tüketici buradan gönül rahatlığıyla alıyor. Yine ısıya maruz kalmadan çiğ olarak sofralarda tüketiliyor. E vitamini öncelikli olmak üzere A,D,K vitaminleri açısından zengin, değerli, şifa deposu olduğunu tanıtım broşürlerinde okuyoruz. Birçok hastalığa iyi gelen zeytinyağı sütünün ayrıca cilt sağlığı ve güzelliği konusunda sıkça kullanıldığını öğreniyoruz.

Köyden ayrılmadan Adatepe'nin meşhur keçi sütlü ve otlu dondurmasını yemeden, karadut suyunu içmeden dönmeyin tembihleri aklımıza geliyor. Kekik, zerdeçal, tarçın, kakule, zencefil, kekik, fesleğen ve lavantalı dondurmalardan ben fesleğeni tercih etmiştim. Farklı bir lezzetti. Köyden ayrılırken iyi ki gelmişiz dediğimiz yerlerden biriydi Adatepe.

Son durağımız köyün dışında yol üzerinde olan Türkiye'nin ilk zeytinyağı müzesi olan Adatepe Zeytinyağı Müzesiydi. Küçükkuyu'da ki tarihi sabunhane binasının restore edilmesiyle oluşturulmuş. Eski zeytinyağı presleri, toplama aletleri, taşıma ve saklama kapları ile geleneksel usulde zeytin, zeytinyağı ve sabun üretimine ilişkin çeşitli araç-gereç ve aksesuarlar sergileniyor bu müzede. Ayrıca alışveriş yapabileceğiniz zeytinyağı, sabun alabileceğiniz bir müze. Tarihe tanıklık eden görülmeye değer bir müze.

Siz de gidin bu güzel köyü görün, yolunuz düşmese de düşürün otlu dondurmasını tadın, ulu çınarın altında demli bir çay için, fikir atölyesi olan bu Taş Mektebi gezin, zeytinyağı müzesini görün ve Zeus Altarı'ndan körfeze tepeden bir bakın derim.

 
Etiketler: Bir, Masal, Köyü,, Bir, Fikir, Atölyesidir, Adatepe,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İğde Çiçeklerindeki Umut
İlk Çiçeğimi Yılmaz Güney’den Aldım
O Bir Çınardı
ALZHEİMER YALNIZLIĞI SEVER
Göç yolları gizli bir ahtır
Tarihi Çarşılar ve Sahaflar
Yüreğimiz Bahçesaraylı Oldu
Depremle sınavımız
Edebiyatımızda Satranç Üzerine Yazılan İlk Hikaye
Annemin Reyhan Kokardı Elleri
Ruha Şiirle Dokunan Kadın
Yılbaşı öyküleri
Tek Yol Sevgi
Uslubundur seni ele veren
Sizin Mahalleniz, Sizin Sokağınız
Fısıldayacak rüzgâr Ayvalık'tan Van'a
Geçmişi Kendi Zaman Dilimine Taşıyan Ada; Cunda
Gaz Lambası Işığında Konser
Cumhuriyet Kadınlarına Selam Olsun
Babaannemin şefkatle yaktığı kına
Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun!
Anadolu'nun Buğulu Sesi: Kaval
Deprem Çantamız Nerede?
Kadın gözüyle Balıkesirspor- Vanspor maçını izledim
Eylülsüz Sonbahardan Acı Veda
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı