Yazı Detayı
07 Ağustos 2018 - Salı 16:36
 
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Ümran Öztürk
 
 

Doğayı tüm canlıların evi, meskeni olarak görmek, doğayla olan kardeşliği pekiştirmek ve doğanın şifresini çözmekle meşgul olduğumuz sürece doğayla alış verişimiz olumlu yönde sürüp gider.

Doğayla iç içe yaşayan Yörükler, doğaseverlere her zaman örnek olmuşlardır. Onlar Orta Asya'dan getirdikleri gelenek ve adetlerini yerleşik hayatta da devam ettirmişler hatta sağlıklı yaşamın sırrını yaşam tarzlarıyla bizlere göstermişlerdir.

Günümüzde yörük yaşam kültürünün önemli bir parçası olan ve bu kültürü hala devam ettirmekte olanların yoğurt mayalama biçimlerine baktığımızda çok farklı yöntemlerle karşılaşmaktayız.

Tıpkı çiğ damlasından çam kozalağına, incir yaprağı ve meyvesinden kuzu kulağına hatta enginardan nohuda kadar doğada yetişen her türlü bitkiden yoğurt üretilmesi gibi.

Son zamanlarda doğal zinciri bozulmamış yoğurt mayasının peşine düşen özellikle organik beslenme yanlısı genç anneler bebekleri için  her türlü alternatifi denemekten çekinmiyorlar.

Günümüzde hala Yörük kültüründe önemli bir yer tutan çiğ damlasıyla yoğurt mayalama yöntemi  "Çiğ Damlası Yoğurdu" ya da "Hıdrellez Yoğurdu" olarak bilinir.

Çiğ damlası Yoğurdu; her yıl hıdrellez günü sabahın erken saatlerinde doğada var olan çiğ damlalarının alınması ve  bu damlalardan yoğurt elde edilmesiyle olur. Sabahın erken saatlerinde, henüz gün ağarmadan otların üzerinde biriken çiğ taneleri bir tabağa toplanır. 1kilo süte 3 yemek kaşığı çiğ suyu eklenerek çiğ yoğurdu elde edilir.

Yörük kültüründe etkin olan çiğ damlası ile mayalanan yoğurt,  bir yıl boyunca damızlık yoğurt olarak kullanılır. Hıdrellez günü elde edilen yoğurt mayası sadece akrabalara ikram edilir.

Bir başka yöntem olan yeşil çam kozalağı ile yoğurt mayalama da yüzyıldır yapılmaktadır.

Tatmadıysanız mutlaka lezzetine bakmanızı öneririm. Ben Akçay'da arkadaşımın büyük fincanlarda güzel bir sunumu ile bu leziz yoğurdu tattım. Çam kozalağıyla mayalanan yoğurdun farklı bir aroması var.  Son günlerde  sıkça kendinden söz ettiren, sofralarda da yerini alan  çam kozalağı  yoğurdunu tüketenler; bu yoğurdun  çökmüş bağışıklık sistemini güçlendirdiğini,bu yöntemle mayalanan yoğurdun içerisinde yer alan enzimlerin iki katına çıktığını, buzdolabında 15 gün süre boyunca bozulmadan, ekşimeden ilk günkü tadını, lezzetini koruduğunu bu nedenle  evde çam kozalağı  yoğurdu mayaladıklarını ifade etmektedirler.

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinin Çukurca köyü halkı  100 yılı aşkındır yoğurdu Çam Kozalağı ile mayalamaktadır. Çukurca köyünün çam yoğurduyla tanınmış olmasına neden olan bu farklı lezzet yörede geçim kaynağı haline dönüşmüştür. Yaz döneminde bol köpüklü ayranını tatmak için ziyaretçi akınına uğrayan köylü için  Seyitgazi Belediyesi çam kozalağı  yoğurdunun patentini almak için başvuruda bile bulunmuş.

İlginç olduğu kadar farklı bir başka yöntem de karınca yumurtası ve karınca toprağıyla mayalanan yoğurttur. ilk yoğurdun ve  en iyi yoğurdun da karınca toprağıyla mayalanan yoğurt olduğu araştırmalarda önümüze çıkmaktadır.  Ancak demir minerali yönünden zengin olan karınca toprağının karıncaların ağzıyla dışarı çıkarttığı taze toprakla mayalanması gerekmektedir.

İlginç olan bu teknikle yoğurt mayalamak isterseniz karıncanın oluşturduğu toprak tepecikten biraz almanız yeterli. Ancak  bu yoğurdu yemek için üç gün buzdolabında bekletmeniz gerekmektedir.

Türklerin  Orta Asya'dan günümüze getirdikleri yoğurt Amerika'da 80-90 yıl önce tanındı. Ancak Yoğurdun Avrupa'da Yunanlıların bir yiyeceği olarak  satışa sunulması bizim zamanında konuyu çok önemsememizden kaynaklanmıştır. Zira yoğurt Türk kültürünün temel gıdalarından birisidir. Etimolojik olarak incelendiğinde "yoğurt" kelimesinin Türkçe olduğu görülmektedir.

Eski Türkçe' de yoğurt kelimesi 8. yy. metinlerinde yer alırken, Kâşgarlı Mahmud tarafından 10. yy.'da yazılan Dîvânu Lugâti't-Türk ve Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı eserlerinde bugünkü anlamında yoğurt kelimesinin kullanıldığı görülmektedir.

Türkçeden yabancı dillere geçmiş belki de tek sözcüktür yoğurt kelimesi. En büyük eksikliğimiz maalesef bu lezzetli besini geliştirememiş ve dünyaya iyi tanıtamamış olmamız.

Sıcak günlerde içinizi serinleten bol köpüklü ayranlarınız için bir kez de aynı ısıda tutulmak ve 10 saat boyunca mayada bırakılmak koşuluyla mayalanan çam kozalağı yoğurdunu evinizde mayalamayı deneyin.

Serin günleriniz olsun.

 
Etiketler: Çiğ, damlasından, yoğurda, yolculuk,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı