301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
26 Mayıs 2019 - Pazar 14:21
 
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

Belediye Meclisi, Belediye'nin adında geçen "Tunceli" yerine "Dersim" adını kullanmaya karar verdi.

Mevcut yasalara göre Belediye Meclisi'nin, böyle bir yetkisinin olmadığı gerçeğini bir yana bırakıyoruz. Son 12 yıldır ısrarla gündemde tutulan "Dersim" tartışmalarıyla esas olarak neyin amaçlandığı üzerinde durmak daha anlamlı olacaktır.

Önce "Dersim" tartışmalarını esas olarak kim ve niçin gündemde tutmak istiyor, onu görelim:

 

Amerika ve AB

2008 ve 2009 yıllarında Avrupa parlamentosunda o zamanki adıyla DTP milletvekillerinin katılımıyla "1938 Dersim Soykırımının" konuşulduğu toplantılar gerçekleştirildi. O günden bu yana her yıl, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde, üniversitelerinde yapılan çeşitli toplantılarda konu "Dersim"dir, 1938'de yapıldığı iddia edilen "soykırım"dır.

ABD'nin de bu konuda Avrupa'dan geri kalmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 1990 yılında Almanya'nın Frankfurt şehrinde gerçekleştirilen "Dersim" konulu bir toplantıya iki Amerikalı uzmanın katıldığını, o toplantıda bulunan bir Tuncelili arkadaştan dinlemiştim. "Zazacayı Tunceli şivesiyle, bir Tunceliliden daha iyi konuşuyorlardı" demişti.

ABD ve Avrupa'nın "Dersim" sevdası, "Neo liberal saldırı döneminde" emperyalist merkezlerin etnik ve dinsel sorunları kaşıma politikasının sonucudur.

 

PKK

Arkada kalan yıllarda "Dersim" konusunu ısrarla gündeme getiren, 1938'de "soykırım" yapıldığını iddia eden, Tunceli adı yerine "Dersim" adını ısrarla kullanan PKK oldu.

 "Dersim Soykırımı", PKK yayın organlarında herhalde en çok işlenen konu olagelmiştir.

2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerini Tunceli merkezde PKK aldı. "Tunceli Belediyesi" adı yerine "Dersim Belediyesi" adını ilk olarak kullanan da PKK'dır.

2010 yılında Tunceli merkeze Seyit Rıza'nın heykeli de, PKK'lı belediye tarafından dikildi.

Avrupa'da "Dersim" konulu bütün etkinliklerin tamamına yakını, PKK imzası taşır.

 "Vatansız Sol", son otuz yıldır PKK'nın gölgesine sığınarak var olmaya çalıştığı için, "Dersim" konusunda da PKK'nın söylediklerini ve yaptıklarını tekrarlamaktadır.

 

AK Parti

23 Kasım 2011'de Partisinin Genişletilmiş il başkanları toplantısında zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 1938 yılında CHP tarafından yapıldığını iddia ettiği katliama ilişkin dört belge okudu ve ardından Kılıçdaroğlu'na şöyle seslendi:

"Kılıçdaroğlu nereye kaçıyorsun ya? Bunlardan nasıl sıyrılacaksın? Ben mi özür dileyeceğim sen mi özür dileyeceksin? Devlet adına özür dilemek gerekiyorsa böyle bir literatür varsa, ben özür dilerim, diliyorum. Ancak CHP zihniyeti adına özür dilemesi gereken varsa güya 'yeni CHP'nin Genel Başkanıyım' diyorsun sensin. Hadi onurunu kurtar bakalım." (23.11.2011 tarihli gazeteler)

Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan, 2014 yılında FETÖ ile ve 2015 yılında ise PKK ile yolları ayırdıktan sonra "Dersim" konusuna bir daha girmedi.

Ama şunu söyleyebiliriz: Atatürk ve Cumhuriyet'le sorunları olanlar veya Atatürk ve Cumhuriyetle hesaplaşmaya kalkanlar, "Dersim"ci ve "Seyit Rızacı" oluyorlar.

 

CHP

Kılıçdaroğlu, "Ben Dersimli Kemal" söylemiyle 2010 yılında bir kaset komplosuyla kendisini CHP'nin başına oturtanların beklentilerine uygun hareket etmektedir.

Sonuç olarak Atatürk ve Cumhuriyetle yapılan hesaplaşmada; ABD, AB ve yerli uzantılarının yer aldığı cephede durmaktadır.

 

Neden gündemde?

Dersim konusu neden önemlidir?

Tunceli, Kürt Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı bir ilimizdir. Kürt yanıyla; Zaza, Kurmanç bütün Kürtlerin, Alevi yanıyla ise Türk ve Kürt bütün Alevilerin ilgi ve sempatilerinin odağındadır.

Tunceli, ayrıca öteden beri okuryazar oranının en yüksek olduğu ilimizdir. Üniversite eğitimi gören gençlerin tüm geçlere oranı bakımından da birincidir. Cinayet ve hırsızlık gibi adi suçlar ile kadın ve çocuklara karşı işlenen suçlarda, iller sıralamasında en son sıradadır. Kadınların toplumsal, sosyal ve siyasal hayata katılımı açısından tartışmasız en öndedir. Kısacası tarihiyle, coğrafyasıyla ve insanıyla özellikleri olan bir ilimizdir.

İşte bütün bunlardan dolayı Tunceli, Türkiye üzerine hesapları olan her merkezin "yakın ilgisinin" hedefidir.

Özellikle etnik ve mezhepsel kimliği dolaysıyla, öteden beri Türkiye Cumhuriyeti ve laik-demokratik Cumhuriyet'in kurucusu olan Atatürk'le sorunu olan emperyalistlerin ve uzantılarının her zaman üzerinde hesap yaptıkları bir ilimiz olagelmiştir.

Onun için tarihten gelen bazı sorunlar sürekli olarak kaşınmış, özellikle son dönemde laik Cumhuriyet karşıtı uygulamaların Tuncelilerde yarattığı hassasiyetler kullanılmış ve buradan hareketle Kürt ve Alevi yurttaşları, Türkiye karşıtı mevzilere çekmenin hesapları yapılmıştır.

Dersim konusu işte bütün bunlardan dolayı Atatürk, Cumhuriyet kısacası Türkiye ile hesaplaşmanın bir aracı olarak gündeme getirilmektedir.

Onun için sorun, Laik-demokratik Cumhuriyet'ten yana olup olmamak, Atatürk'ten yana olup olmamak sorunudur.

 
Etiketler: "Dersim", çıkışı, ile, ne, amaçlanıyor,, kime, hizmet, ediliyor?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı