Şahbettin Uluat DÜNYA DOLU FIRIN
Yazı Detayı
05 Ağustos 2020 - Çarşamba 16:12
 
DÜNYA DOLU FIRIN
Şahbettin Uluat
veyselvuran655
 
 

Yunus Emre güzel şiirleriyle çağlar ötesinden sesleniyor bizlere. 
Bir dörtlüğünde şöyle diyor;

"Taptuk'un tapusuna,

Kul olduk kapısına,

Yunus miskin, çiğ idik,

Piştik, elhamdülillah." 

Pişip olgunlaştığı, kıvam bulduğu yerin Taptuk Emre Dergâhı olduğuna işaret ediyor. 

Yüzyıllardır dillerden düşmeyen, çağlar ötesine kolaylıkla ulaşan değerli, anlamlı şiir ve mesajlarının demlenmesinde o kapının katkısı olduğunu dile getiriyor. 

Kendi pişip olgunlaştığı yeri göz önüne çıkararak okuyan, düşünen, anlamaya çalışan kimselere satır aralarında önemli bir mesaj da vermiş oluyor.  

Her insanın bir yerlerde piştiğini, pişmekte olduğunu ya da biraz daha derin bakarsak, duruma göre çiğ kaldığını, çiğ kalmakta olduğunu da böylece ifade etmiş oluyor. 

Biz dâhil her insanın farklı bir fırından geldiğini, fırınına göre çiğ, pişmiş, yanmış olduğumuzu da hatırlatıyor bizlere. Böylelikle çevremizdeki çiğlikleri de, olgunlukları da, ikisi arasındaki çeşitli farklı halleri de anlaşılır kılıyor. Bize göre doğru ya da yanlış düşünenlerin, doğru ya da yanlış davrananların piştikleri fırınlar dikkate alındığında kendi değerleri ile var oldukları gerçeğine götürüyor bizi. 

Onun önümüze koyduğu çerçeveden bakarak çevremizdeki toplumsal yaşama uyum sağlayamayanların niye bu halde olduklarını da; yapmak varken hep yıkma peşinde olanların neden böyle davrandıklarını da; toplumsal yaşama tam olarak uyum sağlamış olanlarla fedakârca başka insanların, canlıların hakları için çaba gösterenlerin niçin böyle olmayı seçtiklerini de görüp anlamamızı sağlıyor. 

Her birey farklı bir ortamdan gelip katılıyor toplumsal yaşama. Büyük bir çoğunluğu aile ortamı olan o yerlerde her birey farklı olanaklarla, farklı olanaksızlıklarla büyüyor. Farklı değerlerle çocukluğunu, ilk gençliğini yaşıyor; farklı inançlar, beceriler ve değerler kuşanıyor, kuşatılıyor.

Her birey çocukluk döneminde farklı inançları, eğilimleri, becerileri, talepleri olan büyüklerinin gölgesinde gelişiyor.  Onların önüne koyduğu değerlerle besleniyor, onların dost - düşman, iyi - kötü, yararlı - zararlı, doğru - yanlış tanımlarıyla anlamaya çalışıyor çevresini. 

Belli bir yaşa geldikten sonra kendisine ezberletilmiş olan değerlere sıkı sıkıya sarılanlar da var, o değerleri toptan reddedip kendine yeni değerler edinenler de, zaman içinde kimi düşünce ve davranışları değişenler de.
Eğitimli, anlayışlı, yapıcı, paylaşmasını ve empati kurmasını becerenler de var; yine eğitimli anlayışsız, yıkıcı olanlar da. Eğitimsiz, anlayışlı, yapıcı, paylaşmasını ve empati kurmasını becerenler de var; yine eğitimsiz, anlayışsız, yıkıcı olanlar da. 

Sorunlu, çatışmalı, fırtınalı fırınlardan gelip aramıza katılanlar da var; sorunsuz, ölçülü, dengeli fırınlardan gelip katılanlar da, zaman zaman krizler yaşansa da genel anlamda yetinilen yerlerden gelenler de. O anlamda dayanıklı olanlar da var dayanıksız olanlar da. Hemen kızıp parlayan, kolay tahrik olup ortaya fırlayanlar da var, sakin kalmayı becerebilenler de. 
Okulların çocukların ve gençlerin yetişmelerindeki rolünü göz ardı etmek mümkün değil.  Özellikle anaokulu ile ilk ve ortaokul, lise dönemleri çocukların değer donanımlarının oluştuğu, oturduğu zamanlara rastlar. 

Bu dönemler için öğretmenlerin önemini hepimiz biliriz. 

Onların sadece verdikleri derslerden değil, duruşlarından, konuşmalarından, giyim kuşamlarından, diğer öğrencilere ve öğretmenlerle başka insanlara karşı tavırlarından da etkilenilir. Öğretmenler insan yetiştiren fırınların tam ortasının sıcak tuğlaları gibidir. Sayıları çok az da olsa onların bir kısmındaki kimi boşluklar, sivrilikler o fırından çıkanların özürlü olmasına neden olur. 

Elbette şu ya da bu nedenle anne baba görmemiş, öğretmen görmemiş insanlar da var aramızda. Başka çıkarcı ya da fedakâr insanların elinde yoğrulmuş, ezilmiş ya da şekillenmiş insanlar da var. 

Köyünde, mezrasında kendi küçük dünyasında yaşarken bir yol bulup kente ulaşanlar, farklı bir yaşam tarzı ile yüzleşenler, ona uyum sağlama çabası içinde olanlar ve olmayanlar da var. 

Dünyadaki pek çok şeyden habersiz yaşarken akıllı telefonlar başta olmak üzere modern kitle iletişim araçları aracılığıyla başka dünyaları tanıyan, süratle uyum sağlayıp değişen ya da duruma göre değerler arasında bocalayan, gidip gelen kimseler de var. 

Bütün bu varlar içinde çeşitli değişik yerlerde duran başkalarını anlamaya çalışanlarla onları görmezden gelmeyi tercih edenler de var. 

Yunus Emre'nin kendi dizelerinden Taptuk'un kapısında piştiğini öğrenen bizler için şimdi de o başka fırınlarda pişen ve bu yüzden farklı düşünen, farklı konuşan, farklı davranan insanları çözme, anlama zamanıdır. 

 
Etiketler: DÜNYA, DOLU, FIRIN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Eylül 2020
12 Eylül’e giderken
07 Eylül 2020
Kovid 19’la görünen dünyanın sonu
31 Ağustos 2020
BAZI ANLAR VARDIR Kİ!
24 Ağustos 2020
İKİNCİ KİTABIM…
22 Ağustos 2020
SEKSENLİ YILLAR
12 Ağustos 2020
KIRMIZI IŞIKTA BEKLEYEN GENÇLER
29 Temmuz 2020
HASTALANIYORUZ ÇÜNKÜ…
23 Temmuz 2020
HAYAT BİR GÜNSE…
16 Temmuz 2020
KALDIRAÇ
05 Temmuz 2020
HAVA HASTA
29 Haziran 2020
GEÇTİ GÜL GEÇTİ BÜLBÜL
22 Haziran 2020
BİRAZ DA AŞK…
15 Haziran 2020
YAŞANMIŞ MEMLEKET HİKÂYELERİ
09 Haziran 2020
İRAN FİLMİ “ BİR AYRILIK”
01 Haziran 2020
Bir Slogan “We can’t breathe”
24 Mayıs 2020
Bayram mesajları
18 Mayıs 2020
Covid19 küresel biyolojik terör aracı mı?
11 Mayıs 2020
Sosyal medyanın salladığı insanlar
04 Mayıs 2020
Turistlerimiz vardı
27 Nisan 2020
Van ve Şamran Kanalı
20 Nisan 2020
Salgın günlerinde 23 Nisan
13 Nisan 2020
İçerilerdeyiz…
06 Nisan 2020
Dünya Dönüyor
28 Mart 2020
Sars Mers Korona
23 Mart 2020
Bir yazar Kemal Sayar
16 Mart 2020
Hemşerilik
09 Mart 2020
Van'ın Güzel İnsanları Memet Abi
02 Mart 2020
Göç
24 Şubat 2020
İdlib bombalanıyor...
17 Şubat 2020
Van'a Kar Yağıyor...
10 Şubat 2020
Kitap
03 Şubat 2020
Siyasal Kültür Farklılıkları
27 Ocak 2020
Can dediğin kuş misali...
20 Ocak 2020
Van ve Van Gölü Ekspresi
13 Ocak 2020
Dünya sinemasındayız...
06 Ocak 2020
Hepimiz aynı gemide değiliz...
30 Aralık 2019
Van neden hatırlanır?
23 Aralık 2019
Şeb-i Yelda
16 Aralık 2019
Van Kitap Fuarı
09 Aralık 2019
Adam gibi adam sorunu
02 Aralık 2019
Bir kısım gençlerimiz
25 Kasım 2019
Öğretmenim
18 Kasım 2019
Mümtaz Sami Özok ve Zirve Beyazı
11 Kasım 2019
Bisiklet Rüyası
04 Kasım 2019
Eski Van Resimleri
28 Ekim 2019
Hepimiz insanız ama...
21 Ekim 2019
Sosyal medya
14 Ekim 2019
Girişimcilik ruhu
07 Ekim 2019
Biz o zamanları yaşamadık…
30 Eylül 2019
Dünya ormanında insan
23 Eylül 2019
İyi Ki Varsın Nurgül Öğretmen 2 Bir Mezuniyet Töreni
17 Eylül 2019
Van Yüzüncü Yıl Üniversitemiz 38 yaşında
16 Eylül 2019
İyi ki varsın Nurgül Öğretmen 1 Önyargılar Yıkılırken
09 Eylül 2019
Van Et Kombinası Anıları - 2
02 Eylül 2019
Van Et Kombinası Anıları 1
26 Ağustos 2019
Kadın cinayetleri çözemediğimiz kör düğüm
19 Ağustos 2019
Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar
14 Ağustos 2019
Machida Mezarlığı
05 Ağustos 2019
Daha daha nasılsınız?
29 Temmuz 2019
Gurbet memleket ve Erik Değdirenler
22 Temmuz 2019
Uzun ince bir yolda 82. yıl
15 Temmuz 2019
Kabak taşa değse de vay kabağın başına…
08 Temmuz 2019
İnsanın çağdaş iletişim teknolojileriyle dansı
01 Temmuz 2019
Gitmeler ve kalmalar üzerine…
24 Haziran 2019
Babam sağ olsun!
17 Haziran 2019
Yeni bir yüksek lisans ve doktora mevsimi
10 Haziran 2019
Memleket özlemi Van mevsimi
02 Haziran 2019
Bizim eller
27 Mayıs 2019
Görebildiklerimiz öngörebildiklerimiz
20 Mayıs 2019
Bilen Bilir
13 Mayıs 2019
Tarladaki Çamur
06 Mayıs 2019
İnsanlar ve mevsimler
29 Nisan 2019
Tehcir
22 Nisan 2019
Modern dünya ve gerçek iyilik
15 Nisan 2019
Helalleşme kültürü
08 Nisan 2019
Geçmişe Özlem (Bir Van Şiiri)
01 Nisan 2019
Bir zamanlar Van Et Balık
25 Mart 2019
Kılavuzu karga olanın...
18 Mart 2019
Beyni küçük cürmü büyük insanlar
11 Mart 2019
Gurbette bir taziye
04 Mart 2019
Evlenmek evlenebilmek
25 Şubat 2019
Taşındık tanış olduk
18 Şubat 2019
Biraz güneş
11 Şubat 2019
Dünün ve bugünün Sahalin'leri
04 Şubat 2019
O günlerde aşk
28 Ocak 2019
Yazarlar yazılar kitaplar
21 Ocak 2019
Halep Artık Halepçedir
14 Ocak 2019
Erzurum'a Kar Yağardı
07 Ocak 2019
Dünyada Van
31 Aralık 2018
Çağdaş gulyabaniler
24 Aralık 2018
Genç olmak
17 Aralık 2018
Büyüyoruz değişiyoruz
10 Aralık 2018
Bir sevdadır okumak
03 Aralık 2018
Seslerimiz de sözlerimiz de farklıdır
26 Kasım 2018
Bir Van Romanı Şark Yıldızı
19 Kasım 2018
Ah Çocuk…
12 Kasım 2018
Kentimizi korumak kendimizi korumak
05 Kasım 2018
Başkan ile Vatandaş Tayyar Başkan ile Perişan Teyze
29 Ekim 2018
Biz Dımso'ya niye güldük?
22 Ekim 2018
Van ve iç göçler
15 Ekim 2018
Unutulanlar, unutulmayanlar, unutulamayanlar
08 Ekim 2018
Her genç adama bir Abdurrahman Amca
30 Eylül 2018
Rahmetli Hıdo, Van ve Dünya
24 Eylül 2018
Biz çocuktuk, memleketimiz Van'dı
17 Eylül 2018
Temizlik zamanı
09 Eylül 2018
Akdamar'ın Çanları Yeniden Çalarken
03 Eylül 2018
Eldeki kuş, daldaki kuş, resimdeki kuş
27 Ağustos 2018
Bir Yaz Günü Akadamar'da
13 Ağustos 2018
Doları kim dolduruyor?
09 Ağustos 2018
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
09 Ağustos 2018
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
05 Ağustos 2018
Van'la Sohbet
Haber Yazılımı