Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
09 Aralık 2019 - Pazartesi 17:09
 
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

1983 yılından bu yana kesintisiz olarak yayın hayatını sürdüren ve Türkiye'nin fikir hayatına önemli katkıları olan Teori dergisi, Aralık ayında da çok önemli bir dosya ile okurlarının karşısında. Dosya'nın konusu emperyalizm...

Dünyamız 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başından beri emperyalizm çağında bulunuyor. Zamanın büyük devrimci kuramcıları; içine girilen çağı, "Emperyalizm, Sosyalist Devrimler ve Milli Kurtuluş Savaşları Çağı" olarak adlandırdılar. Ama aynı zamanda emperyalizm, Kapitalizmin "son aşaması"ydı ve "çürüyen kapitalizm" idi.

Benzer tespitler, Mustafa Kemal Atatürk tarafından da yapıldı.

Şimdi aradan yüzyılı aşkın bir zaman geçti. Dünyada büyük değişiklikler oldu. Geçen yüzyılın başındaki sömürgeler dünyasının yerinde yeller esiyor. "Üzerinde güneş batmayan" sömürgeci imparatorluk artık yok. Onun yerini alan "ABD İmparatorluğu"nun da yıldızının sönmeye başladığını artık herkes görüyor.

Ama dünyamızdaki temel çelişme hala çözülmüş değil. Emperyalizm ile tüm dünya halkları arasındaki çelişme, 120 yılı aşkın süredir dünyanın temel çelişmesi.

Bu temel çelişmenin çözümü için milletlerin, milli kurtuluş savaşları vermek dışında bir çözüm yolları yoktu.

Bugün ise bütün dünya milletlerinin emperyalizme karşı mücadelede geçen yüzyılın başlarından farklı olarak ellerinde "milli devletler" mevzisi var. Emperyalizme karşı mücadele, esas olarak bu mevzide veriliyor.

 

Dosyadaki makaleler

Teori dergisi son sayısında işte bu konuyu ele alıyor.

Genel Yayın Yönetmeni Kuntay Gücüm, dosya içeriği hakkında yaptığı genel bilgilendirmede, "Emperyalizm Çağı'nın neresindeyiz?" diye soruyor ve bir çerçeve çiziyor.

"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını" başlıklı makalesinde Semih Koray dikkati bugün milli devletler mevzisinde yapılan mücadeleye çekiyor. Cüneyt Akalın ise konuyu, Libya üzerinde yaşanan mücadele örneğinde ele almış. Efe Can Gürcan, "Dünden bugüne Marksist emperyalizm kuramlarının gelişimi" başlıklı makalesinde 20. yüzyılın başında, Soğuk Savaş Döneminde ve sonrasında olmak üzere, genel olarak Marksist olarak değerlendirilebilecek kuramcıların emperyalizm üzerine yaptıkları değerlendirmeleri ele almış ve kıyaslayarak incelemiş.

Sovyet Devriminin önderlerinden Nikolay İ. Buharin'in 1928 yılında yayınlanan incelemesi, "çürüyen kapitalizm" nitelemesinin; bugünden yarına bitecek bir sistemi ifade etmek için değil, stratejik bir tespit olarak yapıldığının o günden ortaya konulmuş olduğunu göstermesi bakımından ilginç.

Hüseyin Vodinalı, "Dolar kaybediyor, Yuan kazanıyor" başlıklı incelemesinde günümüzde yaşanan büyük değişimi, rezerv paralarda gerçekleşmeye başlayan değişim üzerinden inceliyor.

Yalçın Büyükdağlı "Dünyanın ağırlık merkezi değişirken ne yapmalı?" başlıklı makalesinde Türkiye'nin 1920'lerden başlayarak ekonomide izlediği politikaları ele almış ve geldiğimiz aşamada içinde bulunduğumuz durumu ve ne yapılması gerektiğini inceleyerek emperyalizm olgusuna gelişmekte olan bir ülkenin penceresinden bakmış.

Fahrettin Ege ise "Son bir Marx - Nietzche sentezi mümkün mü" başlıklı yazısı ile dosyaya farklı bir katkı sunmuş. Emperyalizm tartışmalarına felsefi bir renk katmış.

Kısacası Teori dergisinin emperyalizm dosyası oldukça doyurucu ve bilgilendirici…

 

Milli devletler

Teori'nin de işte bu makalelerinde ele aldığı ve vurguladığı gibi, emperyalizme karşı mücadele bugün milli devletler mevzisinde veriliyor.

Milli devletler, tarihin ilk Milli Kurtuluş Savaşı'yla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ardından, emperyalist sömürgeciliğe karşı mücadele içinde esas olarak 20. yüzyılın 2. ve 3. çeyreklerinde tarih sahnesine çıktılar.

1930'larda Milletler Cemiyeti'ne üye olan devlet sayısı 30'lu rakamlardayken, 1970'lere gelindiğinde bu sayı 160'ın üzerine çıkmıştı. Dünya milletleri, 1970'lerin sonlarından itibaren başlayan neo liberal gericilik döneminde emperyalizmin askeri, ekonomik, kültürel ve ideolojik saldırılarına, esas olarak bir önceki dönemde kazandıkları milli devlet mevzisini savunarak direndiler.

Mao Zedung 1970'lerin dünyasını "Devletler direniyor, milletler savaşıyor ve halklar devrim yapıyor" sözleriyle anlatmıştı. Sonraki onyıllar içinde emperyalizmin saldırısının şiddetlenmesine bağlı olarak bu üç olgudan, "devletler direniyor" faktörünün belirgin biçimde öne çıktığını görüyoruz. Milletlerin savaşmasının ve halkların devrim yapmasının da özellikle gelişmekte olan dünyada milli devletlerin direnmesinden geçtiğini çok sayıda örnekle gördük.

 

Bölgesel birlikler

Emperyalizme karşı mücadele milli devlet mevzisini olduğu gibi savunarak gerçekleşmiyor. İnsanlık her konuda olduğu gibi bu konuda da sürekli bir ilerleme içindedir.

Milli devletler emperyalizme karşı mücadele içinde kendilerini de aşan çözümleri yaratıyorlar. 1950'lerin sonlarında, 60'lı ve 70'li yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerinde bağımsızlıklarını elde eden milli devletler komşularıyla bölgesel birlikler oluşturma yolunda ilk adımları attılar. Afrika Birliği Örgütü, Latin Amerika ülkeleri arasında gerçekleşen birlikler, Arap Birliği Örgütü vd. bölgesel birliklerin ilk örnekleriydi. Ayrıca aynı dönemde çeşitli Arap ülkeleri arasında gerçekleştirilen birleşme denemelerini de bu yönde atılan adımlar arasında değerlendirebiliriz.

Gelişmekte olan dünyadaki bu bölgesel birlikler ve birleşme denemeleri, 1980 sonrasındaki emperyalist saldırı döneminde akamete uğradı. Emperyalizm, gelişen dünyada birleşmeyi değil bölünmeyi teşvik etti. Çeşitli provokasyonlarla çatışmaları körükledi. Hatta gelişmekte olan ülkelerin birleşmesi bir yana var olan devletlerin etnik ve dini çatışmalarla bölünmesi için çalıştı. BM'e üye devlet sayısının 160'lardan 190'lara çıkmasının esas açıklaması, emperyalizmin böl-yönet siyasetidir.

1995 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü'nün kurulması yeni bir dönemin açılmakta olduğunun ilk habercisi oldu. Bugün dünyanın beş kıtasında 10'dan fazla bölgesel birlik bulunuyor. Eskiden beri var olan bazı birlikler yeniden canlanıyor ve ayrıca yeni birlikler kuruluyor.

Gelişmekte olan dünyanın milletleri emperyalizme karşı mücadelede başarılı olmanın, kendi durumlarında olan komşularıyla milli devlet sınırlarını aşan birlikler oluşturmaktan geçtiğini acı tecrübelerle yaşadılar ve anladılar.

Onun için içinde bulunduğumuz dönemi, "Bölgesel Birlikler Dönemi" olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır.

 
Etiketler: "Emperyalizmin, dünü,, bugünü,, yarını",
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Başkalarının hikâyeleri, bizim hikâyemiz”
Tertibin ayakta kalan son mevzisi
Ayasofya, lanet ve rahmet
Derviş
Üretim ekonomisi ve Ayasofya
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
“Kılıç hakkı!”
Şerden hayır doğuyor!
MariAntuanette ve Donald Trump
“Çin’in Başarısının Sırrı”
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
Kamuculuk kazanıyor!
Diğergâm
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
Dünya nereye gidiyor? – 1
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı