Yazı Detayı
14 Mayıs 2014 - Çarşamba 08:18
 
Guinness rekorlar kitabı’na girmeye hazırlanan “en kalabalık van kahvaltısı” üzerine
Yrd. Doç. Dr. Suvat PARİN
 
 

Van, 1 Haziran 2014’te Guinness Rekorlar Kitabı’na girecek bir kahvaltı şöleni hazırlıkları yapmaktadır. Yerel, bölgesel ve ulusal düzlemde kahvaltı kültürü ve zenginliği ile ön plana çıkmış ve bununla özdeşleşmiş Van kenti, 1 Haziran 2014’te en az 20.000 kişiye sunacağı kahvaltı ile bu kimliğini dünya çapında da tescil ettirmiş olacaktır. Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanan “En Kalabalık Van Kahvaltısı” çalışmalarının kamuoyuna ve yerel basına yansıyan yönü bu çerçeve ile sınırlıdır. Bu çerçeveye kentin ekonomisine yapacağı katkıyı içeren vurgular da eklenebilir. Kanımca 1 Haziran 2014 “En Kalabalık Van Kahvaltısı” girişimi/organizasyonu bunun ötesinde bir takım anlamlar içermektedir.

Öğünlerin başı olan kahvaltı özü itibariyle yeni bir günün başlangıcına işaret eder. Gün sonunda enerjisi tükenmiş bir bedenin ve zihnin yeni bir güne başlarken önüne çıkan umudun adıdır kahvaltı. Kahvaltı, bünyemizde taşıdığımız milyarlarca hücrenin, yüzbinlerce dokunun, onlarca organın sistematiğini ve hayatiyetini sürdürmesini sağlayan kombine bir güçtür. Bu anlamıyla kahvaltı günün ilk tadıdır, ilk enerjisidir. Bütün bunların adı Van Kahvaltısı olunca, hayata renk katan zengin bir kompozisyon çıkar ortaya.

Van kahvaltısı, zengin bir sofranın adıdır. Hem sofraya ge(tiri)lenler hem de sofrada oturanlar geniş bir yelpaze oluşturur. Sofranın etrafında bekleyenlerin karşısına otlu peynir de, murtağa da, kavut da, bal-kaymak da, cacık da yalnız çıkmaz. Çünkü herbiri, biraraya geldiklerinde Van Kahvaltısı denilen renkli ve eşsiz örüntüyü oluşturduklarının farkındadırlar. Biri ötekini dışlamaz, biri sofrada diğerlerine egemenlik kurmaya çalışmaz. Çünkü sofrada hepsine yer vardır. Van kahvaltısı bu yönüyle yeni, zengin ve güçlü bir desen sunar Van’a, Türkiye’ye ve Dünya’ya.

 

Çeşidi bol Van Kahvaltı sofrası etrafında da zengin bir insan zinciri barındırır. Van kahvaltısına Ali Amca da tek başına oturmaz, Mehmet Dayı da. Sofraya ge(tiri)lenler gibi sofranın etrafındakiler de bir zenginlik oluşturur. Kahvaltı sofrasına yalnız başına oturan kişiye, sofra ne kadar da bencilsin, niye paylaşımcı değilsin diye sürekli serzenişte bulunarak surat ekşitir. Tadını vermez ona. Onun için Van Kahvaltı sofrasında ya bir aile ya bir arkadaş grubu, ya bir dost meclisi ya da Van’a gelen geniş bir misafir topluluğu görürsünüz. Van Kahvaltı sofrası rengi, dili, dini, yaşı, cinsiyeti, sosyo-ekonomik statüsü ne olursa olsun misafir eder herkesi, çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış Van gibi Tuşba gibi. Bütün kalabalıklığına rağmen sofra cömert davranır misafirlerine; tadımlık değil, doyumluk bir haz sağlar.

İçinde ve etrafında zengin bir halka oluşturan Van Kahvaltısının bu yönünü bütün dünyaya tanıtmak için yapılan  “En Kalabalık Van Kahvaltısı” sonucunda bütün dünya Van Kahvaltısını tanır mı? Ekonomik getirisi büyük olur mu? Turizmi canlandırır mı? Marka şehir yapar mı? Bunlara net cevaplar veremem. Fakat şunları gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:

  • 1 Haziran 2014’te yapılacak “En Kalabalık Van Kahvaltısı” umut ile umutsuzluk arasında gelgitler yaşayan Van kenti için tıpkı kahvaltının ihtiva ettiği anlamlar gibi yeni bir başlangıç, yeni bir umut oluşturmuştur. Çünkü “En Kalabalık Van Kahvaltısı” organizasyonu Valiliği, Belediyeyi, Üniversiteyi, STK’ları hazırlık çalışmalarında Van için aynı karede bir araya getirmiştir. Gerçekten “En Kalabalık Van Kahvaltısı”nın görünen hedefinin Van Kahvaltısını dolayısıyla Van’ı dünyaya tanıtarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek olsa da bu girişim, bu kentte uzun bir zamandır bir araya gel(e)meyen kentin aktörlerini aynı karede buluşturdu, aynı sofrada yer almalarını sağladı. Van’ın yaşadığı en büyük acılardan biri olan 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 depremi sürecince bir araya gelmekten imtina eden aktörler buradalar, Van için bir aradalar. Bu Van adına yeni ve çok  önemli bir ruh olmalı.

 

  • 1 Haziran 2014’te yapılacak “En Kalabalık Van Kahvaltısı” belki Van’ı kısa vadede marka şehir yapmayacak, fakat bu girişim artık işbirliği ve güçbirliği temelinde oluşan kentsel aklın devreye girdiğini, orta ve uzun vadede marka şehir olma yolunda ortak akıl yoluyla bunun gerçekleştirilebilir bir hedef olduğunun sinyalini vermektedir.

 

  • “En Kalabalık Van Kahvaltısı” kentin geleceğine yönelik beklentileri ve umutları artıran bir adım olmuştur. Bu girişim, duygusallığın değil rasyonelliğin, ideolojik tarafgirliğin değil kenttaşlığın, kamplaşmanın değil ortak platformların geleceği inşa etmede önemli olduğunun ve olacağının işaretini ortaya koymaktadır.

 

  • “En Kalabalık Van Kahvaltısı”, Van’da yaşayan herkesin davet edildiği bir zemin olması açısından önem arz etmektedir. “En Kalabalık Van Kahvaltısı”nda Türk, Kürt, Arap, Laz ve diğerleri Van için, kardeşlik için, barış için, bir arada kendi kimlikleriyle yaşama iradesi ortaya koymak için aynı sofrada kahvaltı yapacak Van Kahvaltısındaki zenginlikler gibi.  Bu fotoğraf kentin özlediği bir tablo olduğu için bu adım bir milat özelliği taşımaktadır.

 

Yerel basından “En Kalabalık Van Kahvaltısı” sofrasını hazırlayan geniş bir kitlenin var olduğunu görmekteyiz. Sofranın etrafındakiler geniş bir grup olduğu için burada hepsini anamayacağımı belirtmek isterim. Öncelikle bu girişimi başlatan Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva’ya ve genel sekreter Ramazan Temizer’e, bu çabayı bir mülkü amir refleksinin ötesinde sahiplenerek her platformda bunun Van için taşıdığı önemi vurgulayan ve bu anlamda tam destek veren Van Valimiz Sayın Aydın Nezih Doğan’a, hazırlık çalışmalarının bütün aşamalarında gülen yüzüyle  objektiflere yansıyan Büyük Şehir Belediyesi Eş Başkanımız Sayın Hatice Çoban’a, geldiği günden bugüne kentle üniversiteyi yakınlaştırma gayreti içinde olan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Peyami Battal’a, milletvekillerine ve destek veren burada adını anamadığım diğer aktörlere Van’da yaşayan bir akademisyen olarak, bir Vanlı olarak teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Fakat son olarak şunun da altını çizmek gerekiyor. Van için sembolik değeri büyük olan “En Kalabalık Van Kahvaltısı” girişiminin bir başlangıç olduğunu, daha makro ölçekte kenti kuşatan sorun ve problemlerin orta yerde durduğunu, bunun ortak platformlarda tartışılmak suretiyle çözümler beklediği gerçeğinin altını kalın çizgilerle çizmek gerektiğini ifade etmek istiyorum.

 
Etiketler: Guinness, rekorlar, kitabı’na, girmeye, hazırlanan, “en, kalabalık, van, kahvalt
Yorumlar
Diğer Yazılar
Haber Yazılımı