301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
24 Şubat 2020 - Pazartesi 14:45
 
İdlib bombalanıyor...
Şahbettin Uluat
veyselvuran655
 
 

İdlib bombalanıyor.

İnsanlar evlerini, eşyalarını, komşularını, ekmek kapısı işyerlerini ve işlerini bırakıp; her yaştan çocuklarını alıp yollara düşüyor.

Sığınılacak tek yer Türkiye ya da Türkiye'nin gölgesinde olan sınır bölgeleri.

Gelenler eli boş ya da eğer varsa birkaç gün yetecek sınırlı yiyecek, içecekleriyle geliyorlar.

Gelenler bu soğuk kış günlerinde nerede barınacaklarını, nerede doyacaklarını, nerede banyo yapıp başkaca zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacaklarını düşünemeden geliyorlar.

Önce can diyorlar. Can her şeyden değerli.

Bebelerini kucaklayıp düşüyorlar yollara. Kendileri dehşet içinde; çocukları dünyadan habersiz.

Sonra televizyon haberlerine, sosyal medya paylaşımlarına yürek yakıcı haberler, resimler, videolar düşüyor.  Soğuktan donan çocuklar, ısınmak için giysilerini yakan insanlar.

Bir sosyal medya paylaşımına konu olan videodaki çocuk ceketsiz. Kaydı yapan gazeteci soruyor, ceketin yok mu diye. Çocuğun yürek yakıcı duruşu, gözlerinden sessizce süzülen yaşlar ve yanıtı içimizi parçalıyor. "Bize ceketi babam alırdı, babam savaşta öldü. Artık kimse bize ceket almıyor."

Benim sosyal medya hesabıma gelen bir başka videoda çok fazla üşüdüğünü çocuk masumiyeti ile açıkça gösteren, yarı ağlar duran, çıplak ayaklarında naylon terlikler bulunan 4-5 yaşlarında bir başka çocuk var.

Lay lay lomcu müzik, eğlence, dedikodu içerikli olanlarında yeterince yer almasa da televizyondaki ciddi haber kanallarının hangisini açsak; hangi gazetenin birinci sayfasına baksak karşımıza onlar çıkıyorlar.

Araçlarla ya da yaya olarak, kafileler halinde,  sınır bölgelerimize taşınıyorlar.

Ellerindeki yetersiz bez parçaları ile çamur tarlaların içine çadırlar kuruyor; o çamur, soğuk zeminlerde çoluk çocuk yaşamaya çalışıyorlar. 

İyi ki Türkiye var. Yıllardır büyük bir fedakârlık örneği göstererek, kardeşlik, insanlık adına, hiçbir şekilde ayrımcılık yapmadan sınırlarına gelen insanları mağdur etmeyen devletimiz ve milletimiz onlar için devreye giriyor. Başta Türk Kızılay'ı, İHH olmak üzere çeşitli Türk yardım kuruluşları da bu mağdurlar için çadırlar hazırlayıp; yiyecek, giyecek desteği sağlıyorlar.

Ne var ki, sınırlarımıza dayanan insan sayısı arttıkça yükümüz ister istemez maddi - manevi ağırlaşıyor.  Bu hal iç siyasette birileri tarafından olumsuz anlamda kullanılıyor.

Kalabalık mülteci guruplarının arasında düşman unsurların bulunması olasılığı da doğal olarak rahatsızlık veriyor.

Her gün en azından Türk televizyon ekranlarına düşen ağır mağduriyetler karşısında modern, gelişmiş, insancıl, demokrasiye ve insan haklarına saygılı (!) batı dünyası dinlemede.

Ne zaman ki, mültecilerin kendilerine yönelme olasılığı ortaya çıkıyor, o zaman Türkiye'ye yönelik cılız destek sesleri geliyor.

Onların sınır kapılarını çalacak tek bir mülteciye bile tahammülleri yok.

***

Ensesi kalın birileri bilinçli olarak bu perişan insanların ölümü, yaşamı ve zorlukları üzerinden kendi kirli emellerini gerçekleştirme peşinde.

Bir yandan etnik, dinsel, mezhepsel farklılıkları olan yerleşik Suriye halklarını yaşadıkları yerlerden göç etmeye zorlayıp oraları boşaltan, insansız hale getiren bu şer güçleri, bir yandan da Türkiye'nin yükünü ağırlaştırma hesapları üzerine bina ettikleri kendi saklı operasyon planlarını devreye sokuyor; sağ gösterip sol vuruyorlar.

İçeride ve dışarıda birlik beraberliğimizi bozmak, kalkınma hamlelerimize engel olmak, Akdeniz'deki haklarımızın üzerine oturmak için var güçleriyle çalışıyorlar.

Amerikalılar da, Ruslar da Güney Kıbrıs'a asker taşıyorlar.

İttifak üstüne ittifak, plan üstüne plan yapıyorlar.

İdlib bombalanıyor; çocuklar, kadınlar, yaşlılar ya ölüyor; ya da sonu belirsiz yollara düşüyor.

İdlib bombalanıyor; televizyon haber bültenlerine; yurdum insanının saf, temiz yüreği yanıyor. Yardım konvoyları harekete geçiyor.

Afganistan'dan, Yemen'den, Irak'tan, Libya'dan eksik olmayan akbabalar Suriye üzerinde de dönüp duruyor.

 
Etiketler: İdlib, bombalanıyor...,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sars Mers Korona
Bir yazar Kemal Sayar
Hemşerilik
Van'ın Güzel İnsanları Memet Abi
Göç
Van'a Kar Yağıyor...
Kitap
Siyasal Kültür Farklılıkları
Can dediğin kuş misali...
Van ve Van Gölü Ekspresi
Dünya sinemasındayız...
Hepimiz aynı gemide değiliz...
Van neden hatırlanır?
Şeb-i Yelda
Van Kitap Fuarı
Adam gibi adam sorunu
Bir kısım gençlerimiz
Öğretmenim
Mümtaz Sami Özok ve Zirve Beyazı
Bisiklet Rüyası
Eski Van Resimleri
Hepimiz insanız ama...
Sosyal medya
Girişimcilik ruhu
Biz o zamanları yaşamadık…
Dünya ormanında insan
İyi Ki Varsın Nurgül Öğretmen 2 Bir Mezuniyet Töreni
Van Yüzüncü Yıl Üniversitemiz 38 yaşında
İyi ki varsın Nurgül Öğretmen 1 Önyargılar Yıkılırken
Van Et Kombinası Anıları - 2
Van Et Kombinası Anıları 1
Kadın cinayetleri çözemediğimiz kör düğüm
Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar
Machida Mezarlığı
Daha daha nasılsınız?
Gurbet memleket ve Erik Değdirenler
Uzun ince bir yolda 82. yıl
Kabak taşa değse de vay kabağın başına…
İnsanın çağdaş iletişim teknolojileriyle dansı
Gitmeler ve kalmalar üzerine…
Babam sağ olsun!
Yeni bir yüksek lisans ve doktora mevsimi
Memleket özlemi Van mevsimi
Bizim eller
Görebildiklerimiz öngörebildiklerimiz
Bilen Bilir
Tarladaki Çamur
İnsanlar ve mevsimler
Tehcir
Modern dünya ve gerçek iyilik
Helalleşme kültürü
Geçmişe Özlem (Bir Van Şiiri)
Bir zamanlar Van Et Balık
Kılavuzu karga olanın...
Beyni küçük cürmü büyük insanlar
Gurbette bir taziye
Evlenmek evlenebilmek
Taşındık tanış olduk
Biraz güneş
Dünün ve bugünün Sahalin'leri
O günlerde aşk
Yazarlar yazılar kitaplar
Halep Artık Halepçedir
Erzurum'a Kar Yağardı
Dünyada Van
Çağdaş gulyabaniler
Genç olmak
Büyüyoruz değişiyoruz
Bir sevdadır okumak
Seslerimiz de sözlerimiz de farklıdır
Bir Van Romanı Şark Yıldızı
Ah Çocuk…
Kentimizi korumak kendimizi korumak
Başkan ile Vatandaş Tayyar Başkan ile Perişan Teyze
Biz Dımso'ya niye güldük?
Van ve iç göçler
Unutulanlar, unutulmayanlar, unutulamayanlar
Her genç adama bir Abdurrahman Amca
Rahmetli Hıdo, Van ve Dünya
Biz çocuktuk, memleketimiz Van'dı
Temizlik zamanı
Akdamar'ın Çanları Yeniden Çalarken
Eldeki kuş, daldaki kuş, resimdeki kuş
Bir Yaz Günü Akadamar'da
Doları kim dolduruyor?
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'la Sohbet
Haber Yazılımı