Yazı Detayı
07 Şubat 2017 - Salı 12:20
 
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Ümran Öztürk
 
 

Koklamaktan asla bıkmayacağım kokulardan biridir kitap kokusu. En az yeni açmış ıhlamur, iğde çiçeği ya da yağmurdan sonraki toprak kokusu gibi size insan olduğunuzu hatırlatan, başka hiçbir canlı için hiçbir şey ifade etmeyen kokudur. Kitabı elinize aldığınızda öyle köşesinden kıyısından koklamayacaksınız,yüzünüzü gömeceksiniz kitabın tam ortasına.Elinize aldığınız kitabın aslında tabiatın bir lütfu olduğunu hatırlayıp, hayal dünyanızda onu bambaşka bir yerede koyabilirsiniz. Mesela ulu bir çınarın bir zamanlar bağrında sincapları, kuşları barındırdığını da düşünerek kokusunu sindire sindire içinize çekebilirsiniz.

 

Bir kütüphaneye adım attığınız andan itibaren sizi önce Kitap kokusu karşılar. Açtığınız kitabın arasında belki kurumuş bir gül ya da kuru bir yaprak görürüsünüz. Muhtemelen bir genç kız tarafından konan bu gül ya da yaprak kitabın kendi kokusu ile harmanlanarak mistik bir kokuya dönüşmüştür. Kütüphaneleri bu yüzden de severim. Kütüphaneleri benden daha çok seven birini tanıdım yakın bir geçmişte. O sadece kitap okumuyor, kendisini kitap dilencisi olarak tanımlıyor. Kitap Baba lakaplı Gazeteci-yazar Mesut Tim.

 

Aslında ona hayatı tersinden yaşamaya çalışan adam demek de yerinde olur. Kapatılan kütüphanelerin yerine bıkmadan, yılmadan kütüphane açan bu adam “Bir kütüphane açan, bir cezaevi kapatır.” Sözünden hareketle 7’den 77’ye herkese hitap eden kitaplardan oluşan kütüphaneler kurmaya karar verir. ilk kütüphanesini 1 Ekim 2006’da İzmir, Urla-Uzunkuyu köyünde açar. Kitap dilencisi bu adam gece gündüz demeden bugüne dek 100.000 adet üzerinde bağış kitap toplayarak ülkenin dört bir yanından gelen isteklerle tam 26 köye kütüphane açmış bir kitap sevdalısıdır. Benim de üyesi olduğum İZMEZ grubu kurucularından olan “Kitap Baba” lakabıyla tanınan Mesut Tim’le Menemen Kubilay Kitap Fuarında açmış olduğu kütüphaneler üzerine uzun uzun sohbet etme imkânımız oldu.

 

Kütüphanelerden bahsederken, Kişiye değil amaca hizmet ettiğinin altını çiziyordu. Amacının ise okuyan bir Türkiye olması, köylerde her yaştan insanın kütüphaneyle tanışması, herkesin kitaba kolaylıkla ulaşmasını istediğini söylüyordu. Bunu söylerken gözleri ışıl ışıl parlıyordu.

 

Yalnız bu ülkenin değil, dünyanın da barış, huzur ve mutluluğa kavuşmasının yolunun kitap okumaktan geçtiğini söyleyen Mesut Tim, “Kitap okumasaydım bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ ün sözünü hatırlatarak bu yüzden kütüphaneleri; tamamen duyarlı insanların bağışladığı kitaplarla açtığını vurguluyordu. Açılan kütüphanelerin hepsinin bir tek adı vardı. ATATÜRK ÇOCUKLARI KÜTÜPHANESİ. Kütüphaneler okul içinde değil köye ait herhangi bir binada açılıyor. Bu şekilde 7’den 77’ye herkese hitap eden kitaplardan oluşan kütüphaneler tam bir halk kütüphanesi konumunda hizmet veriyor. 

 

“Geçtiğimiz 24 Kasım’da 26.cısını açtığımız kütüphaneleri, Türkiye’nin bütün köylerinde açmak istiyoruz.Bunun için Türkiye geneline hitap edecek projelerimiz mevcut, sadece destek bekliyoruz”diyen Mesut Tim aynı zamanda bağışçılarına da çağrıda bulunuyor.

 

HER KONUDA KİTAP VAR

Bir kütüphane Ortalama 3.500 – 4.000 kitaptan oluşuyor.  Başta Atatürk kitapları olmak üzere çocuk kitapları, yerli ve yabancı yazarların romanları, araştırma – inceleme kitapları, dini kitaplar, kişisel gelişim kitapları, sağlık kitapları, nationalgeographia – atlas tarzı dergiler, kültür – sanat dergileri, kadınlara yönelik yemek – örgü kitapları vs. Yani her yaşta herkesin okuyacağı kitaplardan bir köy kütüphanesi oluşuyor.

 

HURİYE SARAÇ’SIZ OLMAZ

Mesut Tim’e bu çalışmalarda en büyük destek bir öğretmenden geliyor. Kendisi bugünlerde 87 yaşına bastı. Eskişehir, Çifteler Köy Enstitüsü mezunu Huriye Saraç… Neredeyse açılan bütün kütüphanelerin hazırlanmasında bilfiil Mesut Tim’le birlikte aktif olarak çalıştı. Kitapların etiketlenmesi, raflara yerleştirilmesi işlerini bizzat kendisi de yaptı. Ve hazırlanan kütüphanelerin hepsinin açılışında bulundu. 1959 – 1962 yılları arasında öğretmenlik yaptığı İzmir, Menemen ilçesi Bağcılar Köyü’nde onun adına da bir kütüphane açıldı.

 

KÜTÜPHANELER TALEPLER DOĞRULTUSUNDA AÇILIYOR

Mesut Tim’le yaptığımız sohbet sırasında kütüphane açılacak yerleri nasıl belirliyorsunuz diye bir soru yöneltmiştim kendisine. Onun cevabı ise: “İlk zamanlar biz kütüphane açacak yeri arıyorduk. Ancak yaptığımız çalışmalar duyulmaya başlayınca bizden İzmir dışından da kütüphane açmamız için talepler oluşmaya başladı. Açtığımız 26 kütüphanenin 6’sı İzmir dışında yer almaktadır. Bunlar Rize, Fındıklı ilçesi Çağlayan köyü, Ordu, Gülyalı ilçesi Turnasuyu köyü, Afyon, Emirdağ ilçesi, Ekizce Köyü, Şanlıurfa, Siverek ilçesi, Duydum köyü ve Manisa, Salihli ilçesi Bahçecik köyü ile Gökeyüp beldesi İzmir dışında açılan kütüphanelerdir.”

 

 Şimdi ise Elâzığ-Baskil İlçesi Doğancık Köyü’nde Atatürk Çocukları Şehit Polis Fethi Sekin Kütüphanesi’nin açılışı için kolları sıvayan Kitap Baba açılış tarihinin 15 Mart 2017 olacağının müjdesini verdi. 26 köy kütüphanesi açan Kitap Baba Mesut Tim size bir telefon tuşu kadar yakın. (0533 030 91 00/ 0232 246 82 46) Lütfen onu aramaktan çekinmeyin. Siz yeter ki bir el edin o uzak, yakın, dağ, bayır demez gelir. Kitapları temin eder kütüphanenizi kurar açılışını yapar gider. Gider ama gözünü üzerinizden de ayırmaz, eksiğinizi, gediğinizi temin eder arada bir de çayınızı içmeye köyünüze gelir.Kütüphanenize hergirdiğinizde uzun uzun soluyun o kokuyu. Koku belki de kâğıdın değil,kağıdın üzerine dökülen duyguların, bilgilerin kitaba dönüştürdüğü geçen yılların, tecrübelerin, yaşanmışlıkların kokusudur.

 

Yeniden buluşuncaya dek şiiri gülüşünüzde, türküleri yüreğinizde saklayın.

 
Etiketler: Kahve, kokusuna, eşlik, edendir, , , , , , , , , , huzurun, kokusu…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı