Yazı Detayı
10 Nisan 2018 - Salı 11:50
 
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Ümran Öztürk
 
 

Yolumuz bu kez İzmir'in Kemalpaşa ilçesine 6 km uzaklıkta bulunan boncuk ocaklarıyla ünlü  Nazarköy'e düştü. Yol boyunca kiraz ağaçlarının eşlik ettiği, ülke ekonomisine 5 atölyesi ile katkı yapan bu otantik köy engebeli bir arazide kurulmuş. 350 nüfuslu bu şirin yerleşim yerinin geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve büyük ölçüde köye ismini veren Nazar (göz) boncuğudur.

 

MASAL KÖY= NAZARKÖY.

Daha köye girerken boncuklarla süslü asırlık ağaçları, eski köy evleri bizi köyün girişinde sevimlilikleri ve ışıltıları ile karşıladı.

 

Bu sevimli köy; dar sokaklarıyla iki kenarına nizami yerleştirilen evler ve her evin, kapısına, penceresine duvarına,  asılı nazar boncukları ile sevimliliği ve ışıltısıyla bizi adeta çocukluğumuzun masal dünyasına çekiveriyor. Masallarla büyüyen biri iseniz çocukluğunuza doğru güzel heyecanlı bir yolculuğa hazırlanın. Zira Nazarköy size çocukluğunuzda araladığınız, hayal kurduğunuz masal köyün kapılarını sonuna kadar açacak. İşte burası çocukluğunuzun masal köyü Nazarköy.

 

Başınızı çevirdiğiniz her yerde boncuklarla göz göze geliyorsunuz. Boncukları her evin bahçe kapılarında, duvarlarında, görebilirsiniz. Hatta bahçelerdeki tüm ağaçlarda.

 

Boncuk köy diye de anılan bu şirin köy yemyeşil doğası, mis gibi havası boncuklarla süslü  köy girişi ile hafta sonları  yoğun ziyaretçi akınına uğramaktadır. Köyün boncuk çarşısına indiğinizde köy halkı tarafından yetiştirilen organik ürünlerin yanı sıra Nif Dağı eteklerinden toplanmış şifalı bitkiler de boncuk çarşısında satışa sunulmaktadır.  Kahvaltı ve yemek ihtiyacınızı otlu-peynirli gözleme ve taze bir çayla giderebilirsiniz. Ya da ızgara çeşitleri ile doğal ve otantik, yöreye has ot ağırlıklı  nezih lezzetlerle kiraz ve ceviz ağaçlarının serinliğinde yemeklerinizi yiyebilirsiniz.

 

 

Çayınızı yudumlar ya da kahve keyfi yaparken bir yandan da boncuk atölyesinde bin 200 derece ateşin karşısında şekil alan mavi, sarı, kırmızı, yeşil renk renk el emeği göz nuru boncukları yapan boncuk ustalarını seyredebilirsiniz.

 

Yarım Asırdan beri yapımına devam edilen Nazar Boncuğu ustalık gerektiren oldukça zor bir sanattır.  Boncuk yapımı esnasında yüksek ateş yüzünden, tıpkı kaynak yapımında çalışan insanlarda olduğu gibi, gözde kızarma ve kaşınma meydana geldiğini ve bunun için çoğu kez gözlük kullandıklarını ifade eden ustamız, boncuk ocaklarında, samanla karıştırılmış kuru çam odunu kullandıklarını anlatıyordu.

 

Fotoğraf çekmek için izin istediğimizde ise fotoğrafçıların uğrak yeri olan bu atölyeler çalışanlarının  fotoğrafçılara ve kameralara alışık olduğunu söylüyordu.

 

 Atölyelerde fotoğraflarını çektiğimiz boncuk ustalarını bir kenardan izledik. Bin 200 derece sıcaklığa ulaşan fırının karşısında harıl harıl çalışarak boncuğun nasıl yapıldığını, hangi aşamalardan geçtiğini gördük.

 

 

Boncuk ustaları, fırının haznelerinde bulanan camları eriterek şekil veriyorlardı. Yanına oturduğum ustayı dikkatle izliyordum. Göz Boncuğunun ham maddesinin cam olduğunu söyleyen usta; boncuğu renklendirmede özel boyalar kullandıklarını, mor  rengin  en çok kullanılan renk olduğunu söylüyordu. Sipariş üzerine çalışılan ocaklarda çeşitli boncuk imalatlarının yapıldığını, bunlardan; Göz Boncuğu, Karagöz, Şekerlik, Plaka ve Zar Boncuğu'nun en çok üretilen boncuk çeşitleri olduğunu öğreniyorduk.

 

Boncuk yapımı sırasında sındırgı- sıdır demiri, ray demiri, çelik çubuk, merteke (maşa) ve kalıp ismi verilen aletlerden yararlandıklarını belirtiyordu. En çok da iki adet demirin kullanıldığı bu teknikte kalın olan demire boncuğun ana zeminini sarıyor, ince demirle ise ana zemin üzerine diğer renkleri ekliyor, ezerek de boncukları şekillendiriyordu. Ortaya rengarenk bu sevimli boncuklar çıkıyordu.

 

Göz kamaştırıcı nazar boncukları, ustadan ustaya, karışımdan karışıma değişen renk tonlamalarıyla da ayrı bir ilgi odağıydı.

 

Erkeklerin ürettikleri, kadınların işleyip tezgâhlarda sattığı el emeği, göz nuru boncukların alıcısı bir hayli çoktu.

 

Kemalpaşa'nın sembollerinden biri olan nazar boncuğunu ülkemize ve tüm dünyaya tanıtmak isteyen Kemalpaşa Kaymakamlığı ve Kemalpaşa Belediyesi her yıl mayıs ayında  "Nazarköy Boncuk Festivali" düzenlemektedirler. Bu festivale verdikleri destekle Nazarköy'ü bir marka haline getirmeyi hedefliyorlar.

 

 

KURUDERE KÖYÜ NASIL NAZARKÖY OLDU?

Eski ismi Kurudere olan Nazarköy yaklaşık 60 yıldır en büyük geçimini boncuk imalatı ile sağlıyor.  Bu nedenle el emeği göz nuru, geçim kaynağı olan bu Nazar (göz) boncuğu imalatından dolayı 20 Mart 2007 günü Bakanlık kararıyla köyün adı Nazarköy olarak değiştirilmiş. Nazarköy,  yaklaşık 1950 yılından bu yana Nazar boncuğu ocakları ile cam süs eşyalarının yapıldığı ve halen de geçimini bundan sağlayan bir köydür. Rivayete göre Nazarköy'e ilk defa boncuğu Bekir Arabalı ve Ahmet Arabalı getirmiş. Ancak köylülerin bu mesleği Arap Selim lakaplı Selim ustadan öğrendikleri anlatılmaktadır.

 

NAZAR BONCUĞU'NUN TARİHSEL ANLAMI

Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir.

Bu figüre Müslüman, Musevi ve Hıristiyan toplumların yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanır.

Gözün dikkatini başka yöne çekmesi nedeniyle korunduğu mantığı öne sürülür. Çok kuvvetli nazarların nazar boncuklarını çatlattığı hatta parça parça ettiği de anlatılır. Bu nedenle özellikle bebeklere ve çocuklara nazar boncuğu takılır.

 

NAZARKÖY'E ULAŞIM:

Yeşilin, boncuğun, kirazın buluştuğu bu otantik köye İzmir'den Kemalpaşa dolmuşları veya Belediye otobüsleri ile Kemalpaşa'ya gelip, oradan da saat başı kalkan Nazarköy dolmuşları ile köye gidebilirsiniz.

 
Etiketler: Kirazın, ve, boncuğun, buluştuğu, masal, köy,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı