Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
16 Mayıs 2017 - Salı 12:16
 
Kısa Hikayeler 3: Takvim Amca
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 
 

Hastalarımı bir sonraki gelişlerinde kolayca hatırlayabilmek için, sayfalarına kendimce notlar düşerim. Bu notlar bazen hastalığı ile, bazen bir özelliği ile, bazen yaşadığımız bir olayla ilgili olur. Bu anımdaki kahramanımın sayfasındaki notumda "Takvim Amca "yazar. Bir de gülen suratifadesi. Bakmayın bu ifadeyi koyduğuma. Çok asabidir Takvim Amcam. Kolay sinirlenir, kızar, söylenir, tahammülsüzdür. Dokunmaz bana bu halleri, severim Takvim Amcamı ve nedense bu hallerine rağmen o da beni sever. Sohbeti sever kendince, her gelişinde ülke gündemi ile ilgili bir şeyler söylemeden edemez. Koltuğunun altında gazetesi vardır ve oradan seçip bana göstermek istediği ve üzerinde konuşacağı bir de haber her seferinde. Söylediklerim her zaman hoşuna gitmeyebilir. Fikirlerime katılmıyorsa, çok bariz bir şekilde tepkisini koyar, katılıyorsa takdirini gizler. Fakat ben dudağının kenarındaki gizli gülümsemeyi her zaman görürüm. Hayatla kavgalı gibidir zaten. Yaşı da, KOAH'ı da iyice ilerlemiştir ve Oksijen Tüpüne bağlı bir yaşamı olduğu için bu gerginliği normal sayılır.

Yılın ilk günleri. Bir takvim getirdi bana. Hani şu yapraklı, yazılı, kısa anlatıları olan takvimlerden.

-Al bunu duvarına as, her gün de oku, dedi. İşin doğrusu odamdaki duvarların hepsi dolu olduğu için asacak yer bulamadım, Takvim Amcamı kırmamak için de her gün okumak için, takvimi çekmeceme koydum. Ama her gün de okudum. Takvim Amcamın bunun hesabını soracağını bilmeden.

Bir sonraki gelişinde Takvim Amca muayenesinin ve işlemlerinin bitmesini sabırla bekledi, sonra bana göstere göstere duvarları gözden geçirdi. Bana dönerek:

_Takvimi beğenmedin mi? Dedi.

Biraz mahcup:

-Ben onu duvara asmadım, okuması kolay olsun diye hemen yanımdaki çekmeceye koydum, cevabını verdim. İnandırıcı olsun diye de, çekmecemden çıkardığım, her günkü yaprağı okuduktan sonra kopardığım takvimi gösterdim ona.

Bu cevap ve koparılmış takvim yaprakları öfkesini biraz dindirmiş olsa da, tam olarak istediği durum bu değildi. Elindeki reçete ve sürekli yanında gezdirdiği nefes açıcı ilacını masaya bıraktı. Takvimi elimden aldığı gibi, karşıduvara, göz muayenesi için kullandığım levhayı kaldırıp onun yerine asması bir oldu:

-Gözünün önünde olsun ki, okumayı unutma dedi ve gitti. Ne yalan söyleyeyim muayene levhasına ihtiyaç duyana kadar onu yerinden çıkarmadım. Ama zavallı takvim çok geçmeden yine çekmecedeki yerini almak zorunda kaldı. İlerleyen günlerde her gün hasta listesini kontrol etmeyi de ihmal etmedim. Öyle ya, Takvim Amca'nın ne zaman geleceği belli olmazdı. KOAH bu.Her an daralabilir, ilacı bitebilirdi.Personelimi detem bihledim,Takvim Amca'yı görür görmez onun gönlünü hoş tutmak adına takvimi yerine asıyorduk.Her gün yapraklarını okumayı unutmadan..

Uzun bir zaman geçti. Neredeyse yılsonuna yaklaşıyorduk. Bir gün yine poliklinik yaparken, personelim yanıma gelerek Takvim Amcanın geldiğini haber verdi. Bende bir heyecan sormayın. Hastam çıkınca hemen takvimi Takvim Amcamın görmesini istediği yere astım. Fakat o da ne! Takvim yaprağı o günün tarihini göstermiyordu. Hemen okuyamadığım yaprakları kopararak, o güne uygun hale getirdim, ardından hazırlıklı olmanın haklı gururuyla, sıradaki hastamı çağırdım. Takvim Amca içeriye girer girmez çaktırmadan duvarı kontrol etti. Memnun olmadı nedense. İşlemleri bitmişti ki, tam çıkacakken:

-Okumadınız değil mi? Dedi. Daha cevabımı beklemeden:

-Okusaydın,14 Kasım'ın "Dünya KOAH Günü" olduğunu ve size yazdığım notu görürdünüz" diye sitem etti.

Biliyordum ki o güne kadar okuduğum yaprakların hiçbiri benim için bir savunma olamayacaktı, onu ikna etse bile beni rahatlatmayacaktı. Hiçbir şey söylemeden çekmecedeki yaprakları alıp 14 Kasım'ı buldum. Sayfada "Dünya KOAH günü" yazıyor, altında elle bana yazılmış bir not:

-Dr Hanım zorlanmadan alabildiğiniz her nefesin kıymetini bilin. Eğer hayattaysam bu gün beni sormayı da unutmayın.

Ben kendimi toparlayıp normal hayata dönünce Takvim Amca çoktan gitmişti.

O gün takvimi bir çiviyle duvara, hem de onun istediği yere Göz Muayene Levhasının yanına sabitledim. Her gün okumayı da unutmayarak.

Günler geçip,yılı sonlandırmaya çalışıyordu ki bir gün Takvim Amcam yine geldi.İçeriye girdi,her zamanki gibi duvarı kontrol etti.Yüzünde yine bir hoşnutsuzluk ifadesi..Bu seferki belli ki benimle ilgili değildi.Yine gazetesinden bir yazı gösterdi,bana da okuttu. Sonra "bıktım ben bu Oksijen Tüpünden" dedi ve gitti.

Takvim Amca bu kez kapıdan çıkarken benim yüzümde haklı bir gurur,onun dudağında ise yine o  gizli  gülümsemesi vardı.O günden sonra bütün yaprakları okuduğunu biliyorum dercesine….

 
Etiketler: Kısa, Hikayeler, 3:, Takvim, Amca,
Yorumlar
Diğer Yazılar
BİR ANNENİN HİKAYESİ
KARANTİNANIN GETİRDİKLERİ
Ulusal Egemenliğimiz 100 Yaşında
Mektepten mektup var
Dokunmak Değerlidir
Küresel Kriz: Salgın
Beyaz Önlük
Pembe mavi
Altın Bilezik
Boş mu dolu mu?
Hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet için bir araya geldiler
Müküs (Bahçesaray) Denince
Tatlı Perşembe
Mahur Beste
Ahde Vefa-Zeve
2020 ile söyleşi
Kentin Hafızasından-5: Hikayeleriyle Halk Oyunları ve Türkülerden Örnekler
Kentin Hafızasından-4: Halk Hikayeleri ve Aşıklık Geleneği
Kentin Hafızasından -3: Yaşayan ve yaşanan gelenekleriyle Van'da düğün dernek
Kentin Hafızasından-2 1915
Kentin Hafızasından Kısa Kısa -1 Dünyada Van, Ahirette İman
İnsan Okuryazarlığı
Spor ayakkabısı
YAZLIK MI KIŞLIK MI?
Utkuya giden umutlu yolculuğun mektubu
Kır Kahvesi
Nemrut
Cumhuriyet fazilettir
Arap Saçı
Kısa Hikâyeler: Çeyiz
Bir Sevda Sırrı Saklar Hoşap Kalesi
Ada halleri
Şahin Hoca'nın Ardından
Ortak dilimiz barıştı
Kısa Hikâyeler: Aylardan Eylüldü
Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık
Van'da bayram sofraları
Dama bahane bulmak
Kalem Kalem 82 Yıl
Van'dan Vaniköy'e 2 ve 3 (Haşmet Sırrı Akşener) ve Çoban Kapısı Efsanesi
Van'dan Vaniköy'e-Haşmet Sırrı Akşener-1
Sınav
Aynen
Yılın Annesi
Martla Gelenler
Evvel zaman içinde 5: Yuvayı dişi kuş yapar
Evvel zaman içinde 4: Padişahın Kız Evladı
Evvel zaman içinde 3: Ercişli Emrah ve Selvihan (Sebihan) hikâyesi 2. kısım
Evvel zaman içinde 2: Ercişli Emrah ve Selvihan (Selbihan) Hikâyesi
Evvel zaman içinde 1: Halk hikâyeleri ve masallar
Ev harabın pişiği
Sağlıkta geleneksel şiddet günleri
Taburcu olmak…
Kısa Kısa
Vangölü Yaşasın
Van yolcusu kalmasın
BAKLAVA BAĞLAMAK
Bildiğiniz gibi…
Tepebaşı Mahallesi -2: Geçmiş Zaman Olur Ki, Hayali Cihan Değer- Nedim Kılavuz'un anlatımıyla
Van Balığı
Sardunyalar
BAYRAM O BAYRAM OLA
ŞİFA NİYETİNE VAN MUTFAĞI
Miras
Yüzüncü Yılında 2 Nisan
Sebze Pazarı (Nedim Kılavuz'un Anlatımı İle)
GAZOZ KAPAKLARI
Tepebaşı Mahallesi
Nice 80 yıllara
Kıraathaneler- Van'da bir kıraathane
Kısa Hikayeler: 4 Sevgili Günlük
Anneler vardır
ANNESİNİN DİLİNDEN,BABAMIN KALEMİNDEN
Bu da geçer ya hu !!
Kısa Hikayeler 2: Karpuz Kabuğu Suya Düştüğü Zaman
Van Yemekleri Dostları İle 2 Nisan'a Doğru
Çanakkale Ruhu: Vanlı Ali
Tıp Bayramı
8 Mart diye bir gün
Gül
Çay ne say ne
Sağlıklı beslenme üzerine
Kısa Hikâyeler 1: Kareli Pantolon
Selam olsun
Haber Yazılımı