301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
28 Kasım 2017 - Salı 14:40
 
Leyla'dan sonra
Ümran Öztürk
 
 

Yaşam sizi bazen farklı nedenlerden dolayı  dişlilerin içine atabilir. Size hiçbir kan bağı olmayan insanların el uzatması ,canını dişine katarak yaşamınızda yer alması  bu kişilerin fark yaratan kişiler olmasından dolayıdır.

Kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmalarını ve topluma aktif katılımlarını desteklemek amacıyla, bu konularda çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının projelerini destekleyen bir vakıftan Sabancı Vakfından söz etmek istiyorum.

Vakıf  bugüne kadar Türkiye’nin yetmişi aşkın  ilinde 126  projeye destek vermiş; doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce insanın hayatına dokunmuştur. Vakfın misyonu Türkiye’de eğitime kültürel ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunarak bireylerin hayatında fark yaratmaktır.

Vakfı toplumsal gelişmeye katkıda bulunan sıra dışı kişilerin olağanüstü gayretleriyle Leyla’dan Sonra hareketi ‘ni kurdu. Bu hareket içinde yer alan 4500 tıp öğrencisi  hastanelerde  tedavi görmekte olan çocukların hayallerini gerçekleştirmeye aracı oluyorlar.

Leyla’dan Sonra Hareketi;  kronik hastalığı bulunan çocuklarla kaliteli vakit geçirip, dileklerini gerçekleştirmek amacıyla, 2014 yılında tıp öğrencileri tarafından kuruldu. Bu öğrenciler hastanelerin onkoloji servislerinde tedavi gören çocukları düzenli olarak ziyaret ediyorlar. Bu ziyaretlerin amacı, çocukların hastane ortamından sıyrılıp daha iyi vakit geçirmeleri için onlarla oyunlar oynuyor ve hayallerini gerçekleştirmeye aracı oluyorlar. Bu hareketin doğuşunu bir programda kurucuları şöyle anlatıyor.

“3,5 yaşındaki Leyla bir kas tümörü tanısıyla onkoloji servisinde tedavi görmekteydi. Ne yazık ki evine kısa süreler için gidip geliyordu. Zamanının çoğunu fakültede geçirmekteydi. Annesi ile evine gittiği zamanlarda pencereden dışarıya baktığında gördüğü kırmızı  bir bisikleti işaret ederek onu istediğini annesi söylemişti. O bisikleti almayı düşündük ve bizim projemiz o zaman doğmuştu.  Derslerin yoğunluğuyla bu bisikleti edinme sürecimiz uzadı. Bir gün Leyla’nın annesinin bilgilerine ulaştım. Kendisini aradım Leyla’yı sordum. Ancak Leyla’ yı kaybettiğini öğrendim. Bizim için tarifi zor bir andı. Daha fazla beklemeye gerek yok bu projeyi gerçekleştirmeliyiz dedik.”

PROJE NASIL BAŞLADI?

Proje İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi'nde başlamış olup şu an 45 fakültede aktif olarak ilerlemekte, 21 tıp fakültesinde ise başlaması için çalışmalar devam etmektedir.

Hareketin gönüllüsü olan öğrenciler, hastanelerin çocuk servislerinde tedavi gören çocukları düzenli olarak ziyaret ediyorlar.. Leyla’dan sonra ekibinde yer alan 45 tıp fakültesinde aktif olarak  4.500’e  yakın tıp öğrencisiyle çalışmalarına devam ediyor.

Bu öğrenciler tedavi görmekte olan çocukların hayallerini gerçekleştirmek için çalışıyor. Gönüllü öğrencilerin yaptığı çağrıya cevap veren binlerce destekçi sayesinde, bugüne kadar bisikletten geziye, oyuncaktan enstrümana, çocukların 3.500 farklı dileği gerçekleştirildi

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Tıp öğrencilerinden oluşan iki – üç kişilik ekipler oluşturuluyor. Servislere gidip çocukları ziyaret eden bu ekipler sohbet ederken hayatta gerçekleşmesini en çok istediği dileğini öğreniyorlar. Bu çok istenen bir oyuncak, öğrenme hayalleri kurulan bir enstrüman ya da okunmayı bekleyen bir kitap olabildiği gibi bir ünlüyle tanışıp imzasını almak, bir gezi, gibi bir istek olabiliyor.

Bu hayali gerçekleştirmeye istekli gönüllüler çocuğun dileğini bizzat ziyarete gelirken getirerek veya kargo yoluyla oyuncak, kitap ya da enstrümanını göndererek gerçekleştiriyor.

Leyladan Sonra Hareketi çocukların temel tıbbi ihtiyaçlarını temin etmek amacıyla projelerde üretiyorlar. Onlardan bir tanesi de “Bir Damla Umut” projesidir.

Bu projede gönüllüler site üzerinde bulunan formda tüm bilgileri eksiksiz doldurarak Bir Damla Umut projesine kaydoluyorlar. Yaşadıkları şehirde tedavi gören ve kan ihtiyacı olan çocuklar olduğu zaman sms yoluyla merkezden ulaşarak kan bağışında bulunmaları için bilgilendiriliyorlar ve onların kan bağışı yapmaları sağlanıyor.

Leyla'dan Sonra Hareketi, çocukluk dönemlerini hastanede geçiren çocuklara umut olup küçük  hayallerini gerçekleştirdi. Onların tedavi süreçlerine destek oldu. Hem ailelerin bu zor döneminde hem de çocukların hayatlarında ömür boyu unutulmayacak kocaman bir fark yarattı.

 Ülkemizin her köşesinden gönüllüye ihtiyaç duyulan bu projeye Van’da gönüllü çalışan Mavi Fularlıların da el vermesini isterim. Gönüllülük esasına dayanan Leyla’dan Sonra Hareketi’ne öncelikle  kadın ve anne olmalarından dolayı Mavi Fularlıların çok  yakışacağını  düşünüyorum. Bu nedenle kendilerine bir çağrım olsun istedim.

Mavi Fularlılar binlerce destekçiden biri de siz olun, Van’da  bu projeye  destek vererek fark yaratın. 

 
Etiketler: Leyla'dan, sonra, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı