Yazı Detayı
02 Ekim 2018 - Salı 15:08
 
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Ümran Öztürk
 
 

Güneşli güzel bir gün düşünün. İyot ve yosun kokusunu içinize çekebilecek kadar yakınsınız denize. Arnavut kaldırımlı sokaklara bitişik nizamda dizilmiş cumbalı tahta panjurlu evleri,  aydın insanları,  çalışkan kadınlarıyla sanat sokağını andıran kendinizi bir film setinin içindeymişsiniz gibi hissedebileceğiniz sokakları ile Türkiye'nin ilk Citta Slow'u yani "Sakin Şehrindeyiz. Burası zamanın en yavaş işlediği yer… Seferihisar'ın şirin beldesi Sığacık.

 

2009 yılında İtalya'dan bir komite tarafından aldığı bu unvanı yıllarca şehirleşme ve küreselleşme karşısında kültür ve mimarisini bozulmadan koruyan bu beldede mavi ve yeşilin sarıp sarmaladığı bir mekânda; Teos Yazarlar Evi Uygulama ve Sanat Merkezinin konferans salonundayız.

Sığacık'ın her zaman baş aktörleri kadınlardır. Özellikle kale içindeki pazarda en ön safta yer alırlar. Becerikli oldukları kadar yaratıcılıkları da her zaman övgüye değer bulunmuştur. Zengin ot yemeği çeşitleri yanı sıra geleneksel şerbetleriyle de adından söz ettirir sığacık.

 

İlk atölye dersimiz başlamadan önce Seferinar Kadın ve Sanat Derneği üyelerinin ürettikleri el sanatı ürünlerini görme şansımız oldu. Ayrıca hazırlamış oldukları ve tüm konuklara sundukları Sığacık'ın geleneksel bademli şerbeti ikramlarının bir parçasıydı. Güler yüzlü, üretken bu kadınlar bu kez de sinema filmi çekmek için atölye çalışmalarında bir araya gelmişlerdi.

 "Mahallemizin Kadınları Sinema Yapıyor"

Bir topluluk düşünün kadın, sinema ve ekoloji bir arada. Bu evrende en çok ihtiyaç duyduğumuz, gereksinimlerimizi karşılayan kadının ekolojiyi sinemada işlerken kadına, ekolojiye ve sinemaya vurgu yapması inanılmaz bir üçleme. Merkezi İstanbul'da olan ancak ülkenin her coğrafyasında, her ilinde her kasabasında faaliyet gösterebilecek bir performansa ve donanıma sahip; kadına, sanata ve yaşama sahip çıkan yüreğindeki sevgiyi, ışığı ve bilgiyi etrafına cömertçe dağıtan bir grup kadının kurmuş olduğu "Yaşamda Kadın ve Sanat Derneği" Sığacıkta ilk atölye derslerini vermeye başladı.

 

"Mahallemizin Kadınları Sinema Yapıyor" sloganıyla yola çıkan üretken bu kadınların uzun yolculuğu bir maratona dönüşerek ülkenin tüm kadınlarını kucaklayıp büyüyüp zenginleşecek. Çünkü yaşamın olduğu yerde kadın, kadının olduğu yerde umut, umudun olduğu yerde üretim vardır. Üretimin en güzel gösterilme şekli sinemadır. Kadınların ve sinemanın ışığına, gücüne inanan bir dernek var önümüzde.

Zira sinema, bir ülkenin toplumsal problemlerini aksettirerek kitleleri tesiri altına alan en etkili araçtır. Toplumda yaşanan aksaklıkları, değişimleri, dönüşümleri, çalışmaları, beklentileri kısacası toplumsal dinamiği temsil eder. Sinema kültürel temsillerden biridir. Söylemek istediğinizi en doğru şekilde ifade etmenin, göstermenin, dışa vurumun bir yoludur sinema. Bu yüzden her meslekten bir araya gelmiş sinemanın ve kadınların gücüne inanmış bir grup insandan oluşan bu dernek her gün bir kartopu gibi önüne daha nicelerini katarak büyüyor.

 

Yaşamı ve yaşatmayı seven bu kadınların bir derdi olmalı. Zira belgesel yapımcısı ve yönetmeni sinemacı Kibar Dağlayan Yiğit benim derdim var ben derdimi sinema yaparak söylüyorum demişti.

Peki bu kadınların derdi nedir? Bu kadınlar ne yapmak istiyorlar?

Bu kadınlar; kadın insan hakları, fırsat eşitliği ve ekoloji konusunda öncelikle sinema ve sanatın diğer kolları aracılığıyla duyarlılık oluşturarak sürdürülebilir yaşama ve toplumsal kalkınmaya katkı sunmak istiyorlar.

 

Bu yürekli kadınlar kendilerine inanan kurumların, şahısların kapılarını da çalmaktan çekinmiyorlar. Örneğin Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer'ın katkılarıyla ilk atölye derslerine Sığacık Teos Yazarlar Evi Uygulama ve Sanat Merkezinin konferans salonunda başladılar. 10 hafta sürecek olan programa yaş aralığı olmaksızın her kadın katılabiliyor. Teknik ve uygulama dersleri yanı sıra film gösterimleri ve incelemeleri kadın, sanat, ekoloji başlıklarında 3 panel içeren 20'şer kişilik gruplar halinde hazırlanan programın koordinatörlüğünü yapan belgesel sinemacı Kibar Dağlayan Yiğit aynı zamanda film yapım uygulama dersini verecek.

Görüntü yönetmeni ve uygulama Yavuz Gümüş, ana eğitmenleri Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Selahattin Yıldız, konuk eğitmen olarak da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Semir Aslanyürek, film yapımcısı Elif Dağdeviren, belgesel yapımcıları Semra Güzel Korver, Bingöl Elmas Senaryo ve film yönetmenliği Jale İncekol ile senaryo yazımı Neslihan Eyüboğlu Schmidt yer alacak. Program Aralık ayında bitecek.

 

Kadrajıma Van Düştü…

Bir sonraki proje şubat ayında Kadıköy Belediyesi'nin katkılarıyla açılacak.

Dileğim Kadıköy'den sonra Van'da sinema yapmak isteyen kadınlara bir vesile olur bu yazım. Zira Van kadın gözüyle çekilecek çok fazla belgesel ve filmlere ev sahipliği yapabilecek düzeyde tabiat güzelliğine, kültürel çeşitliliğine ve coğrafyaya sahip bir kent. "Kadrajıma Van Düştü"  sloganıyla Van'ın güzelliklerini, inceliklerini, gelenek ve göreneklerini, keşfedilmemiş koylarını, el sanatlarını, derlenmemiş türkülerini Van'ın gizemini bu projeye katılarak kadın gözüyle tanımaya ne dersiniz?

 
Etiketler: Mahallemizin, kadınları, sinema, yapıyor,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı