Yazı Detayı
26 Mayıs 2017 - Cuma 14:26
 
MAHALLEMİZİN RAMAZAN DAVULCUSU
Şükran Yurtkuran
sukranvanvan@hotmail.com
 
 

Ramazan, kötülüklerin bir ay tatile çıktığı, paylaşımların ve bereketin arttığı, aç’ın halinden tok’un anlamış gibi göründüğü mübarek bir aydır. En güzel taraflarından biri de oruç tutan ya da tutmayan tüm aile fertlerinin aynı saatte iftar sofrasında buluşmasıdır.

Ramazan denilince aklıma çocukluk yıllarım geliyor ve gözümde Ramazan Davulcumuz Fethi Amca canlanıyor. Sahur vaktinde uzaktan gelen davul sesini duyar duymaz uyanırdım. Davulcu Fethi Amcanın davul sesi yaklaştıkça kulak kabartırdım, kendince uydurduğu manileri tekrar duyabilmek için.

Ramazan Davulcumuz Fethi Amca, sokağımızdaki komşu evlerin kapılarına gider, uyanıncaya kadar davuluna vurur, sesinin son avazına kadar manilerini duyurmak için bağırır ve uyanmalarını sağlardı.

Amcamın kahvaltı salonu vardı. Evlerimiz bitişik olduğu için çok net duyardım: “Sütçü Ali Asker, kalk! Sütleri kaynat, ekşidi malın harap oldu, sen hala uyuyorsun!”

Babam da, bugün kaderine terk edilmiş Tekel Binasının o günkü memurlarındandı ve O’na, “Tekelci Ali Ekber sigaralar, çaylar satıldı!”

Kore savaşı gazisi komşumuza, “Koreli Dursun kalk! Madalyanı çaldılar!”

Kamyonet kullanan komşumuza, “Pehlivan Enver kamyonun su kaynatıyor!”

İmam olan Ahmet Hocaya “Mela Ahmet kalk! Öğlen oldu, sen hala sabah ezanını okumadı!”

Kasap olan Ahmet Amcaya, “Salahanacı Ahmet!...”

Toptancı İsmail Amcaya, “Tüccar İsmail, dükkânını su bastı, mallarını sel götürdü!” derdi.

Bakkal Ali Amcaya, Kırk sekiz, kırk dokuz, elli, uyan dükkânını hırsızlar talan etti!”

Şiir yazmayı seven Abbas Amcaya, “Kaleden uçtum, çayır çimene düştüm!” gibi maniler dizerdi.

Biz nasıl kıkır kıkır gülerdik ve hınzırca sabah olsun da komşu çocuklar ile dalga geçelim diye heyecanlanırdık. O, evlerin lambaları tek tek yanıncaya kadar gümbür gümbür davuluna vururdu. Ramazan davulcumuz Fethi Amcayı, komşularımız uyandıkça sofralarına davet eder, envai çeşit katıktan nasiplendirirlerdi. Karanlıkta yüzünü pek göremezdim, ama başından hiç çıkarmadığı milli piyango amblemi olan şapkasını hep fark ederdim. Ramazan ayı dışında milli piyango satarak geçimini sağladığı söylenirdi.

Uzun yıllar Ramazan Davulcumuz Fethi Amca bizi sahura kaldırdı.

Bir sahur vakti, gecenin karanlığının hâkim olduğu sokağımızdan üç el silah sesi duyuldu.

Ramazan Davulcumuz Fethi amca vurulmuştu ve vurulduğu yerde can vermişti.

Büyükler “kim vurduya gitti” dediler. Kulaktan kulağa birçok hikâye anlatıldı. Hiç birini anlamamıştım. Sadece çocuk kalbim, hani “ramazan ayı, kötülüklerin ertelendiği  ay”dı diye acı htirdi.

“Ramazan Davulcumuz Fethi amca kimdi?

Nereliydi?

Kaç çocuğu vardı?

Anası, babası, amcası, dayısı, kardeşleri ölümünden dolayı acı çekmişler miydi?” Bu soruları hiç kimseye soramadım.

Annemin sahur vaktinde bir salkım üzümü uzatışı ve Ramazan Davulcumuz Fethi Amcanın, “BACİKKO ölmüşlerinin hayrı olsun!” deyişi kulaklarımdan hiç gitmedi.

 

 
Etiketler: MAHALLEMİZİN, RAMAZAN, DAVULCUSU,
Yorumlar
Haber Yazılımı