Yazı Detayı
24 Temmuz 2018 - Salı 14:43
 
Seyahatnamelere Göre Türklerin Van ve Çevresine Yerleşmeleri
Cem Öksözoğlu
cemoksuzoglu@hotmail.com
 
 

Türklerin Van Gölü çevresine ilk ne zaman yerleştiği günümüzde de tartışmalara neden olan bir mevzudur. Bu konuyu Türk tarihçilerin ve yabancı seyyahların üzerinde konsensüs sağlamış olduğu şekliyle sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

625 yılında Van bölgesine ilk gelen Türkler Hazarlardır. Hazarların, Doğu Anadolu Bölgesine Ağaç Eri, Sırrı Gur ve Boğduzlardan meydana gelen önemli miktarda Türk oymağını iskan ettirdikleri belirtilir. Bu dönemlerde sürekli Hazar ve Emevî mücadeleleri görülmektedir. Hazar Türkleri 720 yılında Van ve çevresini Emevilerden geri almışlar ve tekrar Van ve çevresini idare etmişlerdir. Hazarların VIII. yüzyıl sonunda İslâmiyet'i kabul ederek Abbasi Halifesi'ni tanımaları üzerine burada Abbasi idaresi tesis edilmiştir. Ancak bazı rivayetlerde Hazar Türklerinin Van'a gelmeleri ve tamamen işgal etmelerinin 585 yılından önce gerçekleştiği ifade edilmektedir. Bu sebeple bölgenin Türkleşmesinde Hazarların etkisi olduğu söylenebilir.

Azerbaycan bölgesinde etkili olan Türk asıllı Sâc Oğulları sülalesi de Van bölgesinde etkili olmuştur. Ebu's- Sâc  Dîvdâd bin Yusuf Dîvdest'in oğlu Muhammed el-Afşîn'in kurduğu bu beylik 890-928 yılları arasında bölgede kurulan ilk yarı bağımsız Türk beyliğidir.

 

Türklerin Anadolu'ya tam anlamıyla siyasî bir güç olarak ilk girişleri, 1018 yılında, Selçuklu Devleti kurulmadan önce Çağrı Bey'in keşif seferleri ile başlamıştır. Selçukoğulları diğer Oğuzlar gibi ailelerinin çok, otlaklarının az olmasından dolayı Türkistan'dan Maveraünnehir'e gelmişlerdir. Çağrı Bey Van havalisine gelerek, Van Vaspurakan Ermeni Prensliği'nin topraklarında mücadeleye girmiştir. Ancak bölgedeki çok sayıda kaleyi ele geçirmesine rağmen sarp ve müstahkem olan Van Kalesi'ni alamamıştır. Urfalı Mathieu, Türklerin Van havzasına girişlerini şöyle anlatır: "Türkler Vaspurakan bölgesini istilâ ve zabt ettiler; Hıristiyanları kılıçtan geçirdiler…Bugüne kadar asla Türk süvarisi görmeyen Ermeniler onların garip manzarasını müşâhede ettiler; yaydan silahları ve uzun saçları vardı..". Selçukluların, Göktürkler ve Karahanlılar gibi arkaya sarkan uzun saçları vardı. Çağrı Bey uzun süre Doğu Anadolu'nun değişik bölgelerindeki mücadelelerinin sonunda kardeşi Tuğrul Bey'in yanına geri dönmüştür. Birkaç sene süren bu sefer esnasında Anadolu'nun coğrafî ve siyasî yapısını öğrenen Çağrı Bey, Tuğrul Bey'e "Bize karşı koyacak bir kimseye rastlamadım" diyerek Anadolu'yu hedef göstermiş ve Türk'ün yeni yurdu olarak buraları düşündüğünü ortaya koymuştur. Kısa bir süre sonra fethedilen bölgede Ahlât (1063), Anadolu'ya yapılan Türk akınlarında hareket üssü haline gelmiştir. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu'nun kapıları açılmış ve hızlı bir şekilde fetihler başlamıştır.

Van ve çevresinin Türkleşmesinde önemli rol üstlenen diğer bir beylik de Ahlatşâhlar'dır. Sökmen Bey zamanında devletin sınırları içinde, Ahlât merkez olmak üzere Bargiri, Meyyafarıkin, Hani, Muş, Bitlis,  Tatvan, Van, Eleşkirt, Adilcevaz, Erciş ve Malazgirt şehirleri bulunuyordu.

 

Doğu Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslâmlaşması'nda; Beyliklerin, Selçukluların ve Osmanlıların yerli halka gösterdiği hoşgörü, siyasî ve sosyal politikalar ile imarfaaliyetleri etkili olmuştur. Anadolu'da Müslüman Türkler ile Hıristiyan yerliler arasında bir ahenk oluşturulmuştur.

 

Bölgede Anadolu Selçukluları, Karakoyunlular ve Akkoyunlular döneminde büyük imar faaliyetlerine girişilmiş; han, hamam, kervansaray ve camiler inşa edilmiştir. Özellikle Selçuklular döneminde Van Gölü çevresindeki tüm yerleşim birimleri cami, medrese, kümbet, imaret, hamam, han gibi Türk-İslâm kültürünün mimari örnekleriyle donatılmıştır. Külliye içinde yer alan bu yapılar, vakıf sistemi ile kurulmuş ve yaşatılmıştır. Selçuklu döneminde Ahlât, Karakoyunlular zamanında Erciş, Osmanlı idaresinde ise Van gelişmiş mimari dokusuyla Doğu'nun önemli kenti haline gelmiştir.

XV. yüzyılda Şâh İsmail, Karamanoğullarını Osmanlılara karşı himaye ve teşvik etmiştir. 1464 yılında bazı Karamanlı Türk aşiretleri Osmanlı Devleti'ne isyan etmişlerdir. Bunun üzerine Karaman bölgesine gelen Rumi Mehmet Paşa halka eziyet etmiştir. Bu olaydan usanan birçok Türk aşireti, Şah İsmail'in etkili olduğu Van havalisine göç etmişlerdir. Bugün Van'da torunları bulunan Şabanzadeler, Kayaçelebizadeler ve Timurpaşazadeler Van'a yerleşmişlerdir. Layard; Timurpaşazâdeler ile Kayaçelebizâde ailelerinin Konya'dan gelen Türkler olduğunu belirtir. Ayrıca Van Kalesi'nin surları dışında bağ ve bahçeler meydana getirilmesi, bu kuvvetli Türk kabileleri sayesinde olmuştur. XV. yüzyıl sonunda Konya Karaman'dan göç ederek Van'a yerleşen ve şehrin Türkleşmesi ve imarında büyük katkıları olan aileler şunlardır: Kayaçelebizadeler, Timurzadeler, Şabanzadeler, Camuşçuoğulları, Devecioğulları, Dilaveroğulları, Altayoğulları, Kaplanoğulları, Sebuvaroğulları, Aşıroğulları, Leventoğulları, Karacehennemoğulları, Çilingiroğulları, Şerif Efendioğulları, Akif Paşazâdeler, Boyaoğulları, Şeyhbenderoğulları.

 

Sonuç olarak görüldüğü üzere Van ve civarına Türklerin ilk yerleşmeleri yaklaşık olarak 1500 yıllık bir geçmişe tabiidir. Türkler bu bölgede değişik etnik yapıdan insanlarla tarih boyunca iyi ilişkiler geliştirerek günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir.

 

İyi Okumalar, Kalınız Sağlıcakla!

 
Etiketler: Seyahatnamelere, Göre, Türklerin, Van, ve, Çevresine, Yerleşmeleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı