301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
26 Mart 2019 - Salı 16:38
 
Sona'nın hikayesi
Ümran Öztürk
 
 

"Aşk!  Herkese boyun eğdiren; ulu hakanlara ve kahramanlara. Affedici demirden daha katı kinleri eriten, iyiye ve dürüstlüğe sonuna kadar sadık, bütün duyguların padişahı ve göz kamaştırıcı ışıklar saçan Tanrı vergisi bir nur! Aşk!  Onun yani, Sona kızın hüzünlü öyküsündeki birçok şeyi belirleyen ve o göz yaşartan yazgısının her dokusuna rengini veren asil duygu!"  Sözleriyle yazmaya başlar kitabını yazar Eyyüp Altun. 

Tanıdık bir dil, tanıdık bir coğrafya,  tanıdık olaylar ve tanıdık duygular. Aşk, sevda, tutku, mücadele, yurt sevgisi, din ayrımı yapmadan kurulan dostluklar, yüz yıllarca süren komşuluklar ve tüm bu güzellikleri bitiren, insanların yaşamını sonlandıran geleceklerini karartan savaş…

Savaşın en kaçınılmaz yazgısı ölüm… Kadın ve çocukların acımasızca katledildiği, hamile kadınların, kundaktaki çocukların süngülerden geçirildiği, köylerin ve evlerin yakılarak insanların göçe zorlandığı yürek burkan olaylar.  Göç esnasında yaşanan ölümler, göç yollarında verilen mücadeleler. Açlığa, soğuğa, karşı direnmeler, ölümün soğuk nefesi, kan ve kayıplar. 1913-1915 yılları arasında Van Gölü ve çevresinde yaşayan Ermeni, Türk, Kürt ailelerin birbirlerine karşı besledikleri tüm iyi niyet, dostluk ve paylaşımın bir anda yok olarak kanlı bir sürecin başladığını anlatan romanın adıdır Sona.

Sona! Mavi şehirde yaşanan bir aşktır, bir sevdadır, bir iklimdir, bir coğrafyada farklı kültürlerin dostça yemeklerini paylaştıkları bir sofradır.

Sona! Sevgidir, gülen bir yüz, ışıldayan iki çift göz, güzel bir kadın, vazgeçilmez bir sevgili, yürekli bir annedir.

Sona! Direnmedir, sabırdır, göçtür, ayrılıktır, savaştır.

Romanın dilini son derece akıcı,  üslubunu sade, anlatımını samimi ve sürükleyici buldum. Sevdayla tarihin iç içe geçtiği, yaşanmışlığın kurgulanmasındaki ustaca anlatımdan dolayı okuduğum her sayfayı gözümde canlandırabildiğim bir kitaptı Sona.  Bir sinema filmi izlermiş gibi okuduğum bu kitabı elime her aldığımda; bu kitap bir sinema filmi olmalı diye geçirdim aklımdan.

Zira Kitabı elime alıp okumaya başladığım andan itibaren yazarın dilindeki o müthiş tadı aldım. Dili tanıdıktı, konu çekiciydi. Bir yanım bir an kitabı okuyup bitirmek isterken, diğer yanım tekrar tekrar sindirerek okumayı istiyordu. Romanın kahramanı yazarın Anneannesi Sona'nın yaşamından esinlenerek kaleme aldığı kitap; 1915 sürecinde savaşın ortasında Ermeni bir kız olan Sona ile Türk genci Gazi'nin bir düğünde başlayan sıra dışı bir aşk hikayesini anlatmaktadır. Müslüman bir gençle, Hıristiyan bir kızın tutkulu aşkı tarihi olaylarla birlikte savaşın acımasız yüzünü de gözler önüne seriyor. 

Yazar romanında; İttihat ve Terakki yapılanmasının bölge ve Osmanlı hükümeti üzerindeki etkilerini, bölgede asayişi sağlamak üzere Kürtlerden oluşan Hamidiye Alayların yaptıkları çalışmaları ve o coğrafyadaki etkilerini, Osmanlının ve Ermeni Taşnak Partisinin yanlışlarına kadar pek çok konuyu irdeliyor, tarafsız bir anlatımla okuruyla paylaşıyor.

 Siz bu romanda bir aşk hikayesini okurken Ermeni, Türk ve Kürt kültüründen kesitler de buluyor,  çok kültürlülük vurgusuna da şahit oluyorsunuz. Olayın örgüsünde daha çok Eganis ve Van'dan söz ettiğinden dolayı okuyucu o coğrafyada, o iklimde daha çok gezinmektedir. Kuşkusuz yazarın o döneme ait çok iyi araştırma yaptığı, çok fazla kaynaktan faydalandığı, aile büyüklerinden yaşam hikayelerini iyi dinlediği ve gözlem yaptığı anlaşılıyor.  Kısacası kitabı okurken titiz bir çalışmanın, büyük bir birikimin ürünü olduğunu hemen anlıyorsunuz.

Sona ve Gazi'nin aşkı roman boyunca okuyucuyla sık sık göz göze geliyor, yürek yüreğe değiyor, isyanla yol alıyor. Tarihi ve aşk romanlarını seviyorsanız Sona soluk soluğa okuyacağınız sürükleyici bir roman.

 
Etiketler: Sona'nın, hikayesi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı