301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
16 Şubat 2020 - Pazar 14:00
 
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

Türkiye'nin 1991 yılındaki Birinci Körfez Savaşı'nın ardından içine girdiği yönelim, bir "tarihi mecburiyet"ti. Eşref Bitlis'in katledilmesi, 1994 yılında Türk Ordusu'nun "hizadan çıktığı"nın ilan edilmesi, 95'teki Çelik Harekâtı, 28 Şubat süreci; bu "mecburiyet"in çeşitli biçimlerde dışavurumları olarak değerlendirilebilir.

2001 yılında zamanın MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın; 'Türkiye güvenliğini Rusya ve İran'la işbirliği perspektifi ile ele almalıdır' mealindeki sözleri de Türkiye'nin yaşamakta olduğu sürecin özlü bir ifadesiydi.

Atlantik sistemi, Türkiye'nin bu yönelimini durdurmak için Ergenekon tertibini tezgâhladı. 12 yılı alan tertip boyunca Türk Ordusu ve yurtsever devrimciler hedef alındı.

Sonuç: "Tarihi mecburiyet" galip geldi. Türkiye'nin Asya'ya yönelmesi 2014 sonrası hızlandı. Hesaplarını Atlantik gemisine bağlı kalmak üzere yapanlar şimdi Silivri'deler ya da hendeklere gömüldüler.

Büyük derstir.

 

75 yılın dersi

Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden 75 yılının döne döne kanıtladığı büyük gerçek şudur: Atlantik kampında Türkiye için boğulmak dışında bir seçenek bulunmuyor.

Atlantik tercihi Kemalist Devrime sırt dönmektir. Tam bağımsızlık ilkesinden vaz geçmektir.

Atlantik tercihi, bilimin yol göstericiliğinden vazgeçmek, Ortaçağ karanlığına yeniden kapıyı aralamaktır.

Atlantik tercihi, bağımsız sanayileşme politikasının terk edilmesidir. Kendi uçağını yapmaktan vazgeçmektir. Tarımın yıkıma uğratılmasıdır. Sanayide, tarımda, ilaçta, aşıda, tohumlukta, sigarada vb. dışa bağımlılıktır.

Atlantik, 12 Mart, 12 Eylül darbeleridir. Vatanın antiemperyalist- devrimci evlatlarının işkencelerden geçirilmesidir, darağaçlarına gönderilmesidir, hapislerde çürütülmesidir.

Atlantik, milletin etnik farklılıklar ve inanç farklılıkları temelinde bölünmesidir. PKK'dır, FETÖ'dür.

Atlantik aynı kaderi paylaştığımız komşularımızla ilişkilerin bozulmasıdır. ABD'nin çıkarı için Suriye iç savaşında taraf olmak, dahil olmaktır. Libya'nın yıkıma sürüklenmesinde rol üstlenmektir.

Kısacası Atlantik, 15 Temmuz gecesinin ve 2015 Aralık ayında Sur, Nusaybin ve Cizre sokaklarında kazılan hendeklerin gösterdiği üzere Türkiye için "çıkmaz yol"dur.

 

Çıkış yolu

Öte yandan özellikle son beş yılın gelişmeleri, Türkiye'nin, Atlantik'ten uzaklaştığı ölçüde ayağa kalkma şansını elde ettiğini gözler önüne serdi.

Türkiye, 2014 yılından itibaren yönünü Asya'ya döndü. Mecburdu, çünkü bir yandan etnik bölücülük, diğer yandan FETÖ'nün devleti bütünüyle ele geçirme hamleleri, öbür taraftan da ABD'nin 2. İsrail projesi kapsamında Suriye'nin kuzeyinden Akdeniz'e koridor açma hamlesi Türkiye'yi biricik çıkış yoluna yöneltti.

Bir başka deyişle Türkiye, son 70 yılın derslerinin ve son otuz yılın gelişmelerinin önüne koyduğu "mecburiyeti" hatırlamak ve buna uygun hareket etmek zorunda bıraktı.

FETÖ ezildi, PKK hendeklere gömüldü, Barzani'nin 2. İsrail girişimi bozguna uğratıldı, ABD-İsrail terör koridoru Suriye çöllerine gömüldü.

200 yılın ardından bölgesel sorunların çözümü Batılı başkentlerde değil bölge ülkelerinin başkentlerindeki toplantılarda arandı.

Ama Türkiye mecburiyetten yönünü Asya'ya ve komşularına dönmekle beraber Atlantik'ten tamamen kopmamıştı.

70 yıllık Atlantik macerasının devlet ve toplum içinde çok güçlü bağlantılar yarattığı bir gerçekti.

 

Yaşananlardan ders çıkarmak

İdlip'te son bir aydır yaşanan gelişmeler, Türkiye'yi bir kez daha o tarihi tercihin eşiğine getirmiş bulunuyor.

Suriye'nin Soçi mutabakatına uygun olarak terör örgütü HTŞ'ye karşı harekete geçmesi ve gene bu mutabakat gereğince ulaşıma açılması gereken E-5 karayolunda kontrolü ele geçirmesi, Ak Parti Hükümetini akıl almaz bir yanlışa yöneltmiş görünüyor.

Ankara, Suriye'nin meşru Hükümeti ile işbirliği yapmak yerine "İhvansever politika"ya sarılmayı tercih etmiş görünüyor. En azından belirtiler bu yönde.

ABD'nin, İsrail'in, PKK'nın ve FETÖ'nün alkışlarının; Ankara'daki karar vericilerin aklını başına getirmediği anlaşılıyor.

Şimdi soru şudur: Ankara bu akıl almaz yanlışta ısrar etmeye devam edecek mi?

Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye'nin mecburiyetleri hükmünü yürütecektir. Türkiye önümüzdeki yıllarda, Suriye başta olmak üzere komşularıyla güvenlik başta olmak üzere, ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda daha yakın bir işbirliğini gerçekleştirecektir.

"Batı Asya Birliği", engellenemez bir tarihi gerçeklik olarak sahnedeki yerini alacaktır.

ABD ve İsrail'in kışkırtmalarına kapılarak Suriye devleti ile savaş naraları atanlara, "Yansın Suriye, Yıkılsın İdlip" diyenlere; 20 yıl önce Ergenekon tertibi ile Türkiye'yi yolundan döndürebileceklerini sananların akıbetini hatırlatırız.

 
Etiketler: Tarihi, fırsat, mı,, tarihi, gaflet, mi?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı