Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
17 Mayıs 2019 - Cuma 15:20
 
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

31 Mart seçimleri, sonuçları itibariyle bir yanıyla büyük derslerle dolu, bir yanıyla da Türk milletinin siyasi olgunluğunu, büyük sağduyusunu ortaya koyan seçimler olarak tarihteki yerini aldı.

Milletimiz bir yandan önemli büyük şehirlerin neredeyse tamamını Ak Parti'den alarak iktidara, özellikle izlenen ekonomi politikası konusunda önemli bir uyarı yaptı. Öte yandan İstanbul ve Ankara gibi Türkiye'nin en büyük iki ilinin ilçe belediyelerini ise çoğunlukla muhalefete vermeyerek, bu Partilerin milli güvenlik konusunda izlediği politikalara güvenmediğini, seçimde yaptığı ittifaklara karşı olduğunu gösterdi.

Yani milletimiz sandıkta yaptığı tercihlerle iktidara da muhalefete de önemli mesajlar verdi, yol gösterdi…

Ama 1 Nisan'dan bu yana yaşanan gelişmeler, ilgili Partilerin bu mesajları almaktan uzak olduğunu gösterdi.

 

Neler Oldu?

31 Mart seçimlerinden çıkarılabilecek tek bir sonuç vardı: O da Türkiye'nin ekonomiden milli güvenliğe kadar ağırlaşan sorunlarının bir Milli Birlik Hükümetini zorunlu kıldığı idi.

Seçimlerin hemen sonrasında Vatan Partisi bu tespiti yaptı ve Ak Parti başta olmak üzere HDP hariç bütün Partilere bir araya gelmek konusunda bir çağrı yaptı.

Çağrı ilk elde Ak Parti cenahından olumlu yankılar buldu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, seçim sonuçlarını kabul eden açıklamalarından sonra "Kızgın demiri soğutalım" dedi. Ve daha önemlisi "Türkiye İttifakı"nın gerekli olduğunu söyledi.

Sonra işler tersine döndü. Devlet Bahçeli, "Türkiye İttifakı"nı tanımadığını belirtti ve "İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi Türkiye için beka sorunudur" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, hem İstanbul seçimleri hem de Türkiye İttifakı konusunda Bahçeli'nin durduğu yere geldi ve sonra bilinen gelişmeler yaşandı.

 

İktidar açısından durum

Şimdi durum şudur: İktidar tarafından bakarsak:

- Ekonomik kriz kontrolden çıkmıştır. Döviz fiyatlarında önlenemez bir yükseliş başlamıştır. İktidarın ise bu durum karşısında Batı merkezlerinde sıcak para arayışı ve krizin yükünü emekçilerin sırtına daha fazla yıkma dışında elle tutulur bir "çözümü"nün olmadığı ortaya çıkmıştır.

Öte yanda bir yandan Doğu Akdeniz'den Türkiye yönelen yeni tehdit büyürken ve ABD'nin PKK'ya kurdurmak istediği 2. İsrail'e tahkimatı son hız devam ederken, İktidar hala Beşar Esad'a saldırmaya devam etmektedir. Bu tutum Türkiye'nin komşularına ve Avrasya'da kader birliği etmek zorunda kaldığı dostlarına güven vermemektedir.

Bütün bunların üstüne daha 25 gün önce "kızgın demiri soğutmak" gerekir diyen iktidar şimdi İstanbul seçimlerini yenileme kararı ile toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte, yani "kızgın demirin" altındaki ateşi körüklemektedir.

Şimdi ABD'sinden İsrail ve Yunanistan'ına, PKK'sından FETÖ'süne kadar Türkiye üzerine hesapları olan herkesin ellerini keyifle ovuşturdukları bir durum ortaya çıkmıştır.

 

Muhalefetin konumu

CHP'ye gelince; Bu Parti 31 Mart seçimlerinin verdiği mesajı tam tersinden anlamış görünüyor. 1 Nisandan bu yana geçen sürede yaşanan gelişmeler, CHP ve İyi Parti'nin seçim başarılarının ABD ve PKK desteği sayesinde olduğunu düşündüklerini ve bu desteği sağlama almayı en önemli seçim politikası olarak benimsediklerini gösteriyor.

ABD'nin devlet olarak İmamoğlu'na sunduğu destek, CHP açısından uyarıcı olmak şöyle dursun memnuniyet yaratmış durumda.

PKK'nın Kandil'deki yöneticileri birbiri peşisıra destek açıklamaları yaptılar ve CHP'den beklentilerini açıkladılar, CHP sessiz onay modunda… Aynı Parti'nin Denizli Honaz ilçesinde yenilenecek Belediye Başkanlığı seçiminde Vatan Partisi'nin ittifak için HDP ile yan yana gelinmeyecek şartını reddetmesi durduğu yeri gösteriyor.

FETÖ, 1 Nisandan bu yana adeta bayram ediyor ve örgütün bayram havası, seçimlerin yenilenmesi kararından sonra daha da yoğunlaşmış vaziyette ama bu da CHP için bir şey ifade etmiyor.

Kısacası CHP, bugün Türkiye'ye yönelen tehditlerin yanında konumlanmış vaziyette. Erdoğan düşmanlığı gözlerini kör etmiş durumda…

 

Tarihi fırsatı değerlendirmek

İşte 23 Haziran seçimleri bu koşullarda yapılıyor. Bu durumda önümüzdeki yakıcı soru şudur:

Türkiye, bu olumsuz tabloyu nasıl tersine çevirecektir?

Seçime, Ak Parti ve CHP'nin yanı sıra Vatan Partisi de katılıyor. Vatan Partisi seçime katılma gerekçesini özetle; 'Ak Parti Türkiye'yi yönetemiyor, ekonomik krize bir çözümü yok. 31 Mart seçimlerinin iptal edilmesi de bu Partinin, bir seçim bile yapamaz duruma düştüğünü gösterdi. Onun için Ak Parti iktidarı Türkiye için çıkmazdır;

'CHP ise Türkiye'nin en temel sorunlarına elle tutulur bir çözümünün olmaması bir yana, Türkiye'ye yönelen tehditlerin yanında yer almaktadır. Bugün izlediği politika dolaysıyla bir çıkmazı temsil etmesinin ötesinde, ülkeye yönelen tehditleri büyüten bir rol oynamaktır. Oysa Türkiye'nin ihtiyacı CHP'nin de, bulunduğu yerden Türkiye Cephesi içine çekilmesini gerektirir. Bütün bunlardan dolayı, Türkiye için biricik çözüm seçeneği olan Vatan Partisi'nin seçime kendi adayıyla katılması gerekir" şeklinde açıkladı.'

Yani iktidar ve muhalefetiyle sistemin partileri Türkiye için "Çatal çıkmaz"ı temsil ediyorlar. Çözümsüzlüğün karşısına çözümü koymak tarihi bir görevdir.

Dolaysıyla Vatan Partisi'nin seçime kendi adayıyla katılması bir zorunluluktur.

Zorunluluktur ve aynı zamanda Vatan Partisi'nin seçimdeki varlığıyla, 23 Haziran Türkiye açısından tarihi bir fırsata çevrilebilir…

Çünkü İstanbul seçimlerinde Vatan Partisi'ne verilecek her oy,

- Krize çözüm olarak üretim ekonomisine yönelmeye,

- Toplumsal kutuplaşmaya son vermeye,

- Ak Parti, CHP, MHP, İyi Parti ve Vatan Partisi ile Vatan'ın birliği ve milli egemenlikten yana olan bütün Partileri birleştirecek "Türkiye İttifakı"nı gerçekleştirmeye,

- Vakit geçirmeden Şam ile el sıkışmaya,

- Doğu Akdeniz'den ve Suriye'nin kuzeyinden milli güvenliğimize ve toprak bütünlüğümüze yönelen tehditlere karşı birleşmeye,

-.Ve Türkiye'nin, bütün bu işleri yapmayı mümkün kılacak bir Milli Hükümet'e kavuşmasına hizmet edecektir.

Ve işte bu, 23 Haziran seçimlerinin tarihi bir fırsata çevrilmesi anlamına gelecektir.

 
Etiketler: Türkiye, için, tarihi, fırsatı, değerlendirebilmek,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
“Kılıç hakkı!”
Şerden hayır doğuyor!
MariAntuanette ve Donald Trump
“Çin’in Başarısının Sırrı”
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
Kamuculuk kazanıyor!
Diğergâm
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
Dünya nereye gidiyor? – 1
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı