301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
12 Şubat 2019 - Salı 15:57
 
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Ümran Öztürk
 
 

Bir kentin var oluş nedeni, topraklarında yaşayan insanların farkında olmadan kendi karakterlerini oralara yansıttığı, biçimlendirdiği, benzettiği yadsınamaz bir realitedir. İnsanoğlu varoluşunu eylemlerle dışa vurur. Eylemlerdeki yer ve zaman özellikleri o kentin özünü, dokusunu oluşturur. Örneğin 1915 yıkımı Vanlıların mekanlarını kendilerinin seçmesinde en büyük etkendir. Van'ı yeniden kendisi yarattı, yeniden inşa etti. Bunu yaparken de estetik anlayışını ve duygusallığını mayaladı. Konakları, evleri, yapıları, çeşmeleri, camileri, kiliseleri ile Van şehri artık güvenli, kadim bir şehirdi. Doğasının güzelliği, kalesi, gölü, yeşilliği, adaları ile alımlı ve sevgi dolu bir şehir olması ona ve insanına onur ve gurur kaynağı oldu. Bir şehri şehir yapan onun etik ve estetik boyutudur. İkisi bir arada olunca da kent kendi içinde ve dışında bir marka değeri olarak ortaya çıkar.

Van da böyle bir kenttir işte. Ancak çağa ayak uydurmak için kentlerin de  yeni yapılanmalara ihtiyaçları vardır. Şehirde bir gelişme olması için bir yapı olması lazımdır. Bu da üniversitedir. Kentin ekonomisine ve ritmine bir değer katan, bir ivme kazandıran üniversitelerin kültürel mirasının, kültürel çeşitliliğinin görünür kılınması, tanıtılması, yaşatılmasına katkı sunan kurumlardır.

Üniversiteler bulundukları bölgenin kendine özgü tarihi dokusunu, kültürel değerlerini bozmadan, sosyolojik yapısını da koruyarak, sosyal ve kültürel sorumluluk projeleri ile kentte yaşam kalitesini artırmaya yönelik o kentin değerine farklı bir boyut katarak markalaşmasını sağlayan kurumlardır.   Dünyada, bulunduğu ülkede, bulunduğu bölgede hatta bulunduğu şehirde en iyi olma mücadelesini hep sürdürmek zorundadır. Çünkü üniversiteler bilim merkezleridir. Bundan dolayı kentin, tarihine, doğasına ve kültürel varlıklarının korunması ve ortaya çıkarılmasında önemli görevler üstelenebilir. Kentin hafızasını saklayıp koruyabilecek bir arşivi yine bu akademik kurumlar oluşturabilirler. Tabiî ki bunu ancak; etkin ve verimli bir akademik kadronun olması şartı ile icra edebilirler.

Üniversiteler kentin yerel dinamiklerine veya yerel yönetimlere etkin bir akademik destek sağlayan önemli kuruluşlardır. Bir kentte sanayinin, tarımın, hayvancılığın, yeraltı ve yerüstü kaynakların ve turizmin ekonomiyi güçlendirdiği kadar eğitim alanındaki gelişmeler de kentin ekonomisinde çok önemli roller oynamaktadır. Van'da iç göç ile ortaya çıkan nüfus artışının oluşturduğu konut talebi, kara, hava, demir ve deniz yolu ulaşımının kentin ve çevre il ve ilçelerinin ihtiyacını karşılaması Van'ı bir çekim merkezi haline getirmiştir. Bunun yanında bölgede 1982 yılında kuruluşu gerçekleştirilen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi varlığı Van'ı daha da etkin kılmıştır. Ancak yetersizdir zira Van'da en az 2 üniversitenin kaçınılmaz olduğu görünmektedir.

Son sayımda 1.123.784 kişinin yaşadığı Van'da ne yazık ki 1 üniversite mevcuttur. Eskişehir' in 871.187 nüfusu olmasına karşılık 2 üniversitesi vardır ve bu nedenle 'Öğrenci Kenti' olarak ünlenmiştir. Nüfusu 1.389.680 olan Kayseri'de 4 üniversite bulunmaktadır. Oysa Van genç ve dinamik bir nüfus yapısına sahiptir. Bu da ikinci bir üniversiteye sahip olmasını kaçınılmaz kılmıştır. Yapıyı kurarsanız içini doldurmak zorundasınız. Akademik kadroların yanı sıra, üniversitelerin varlığı ile kente getirdiği canlılık , enerji ve birçok pozitif gelişmelerin yanı sıra hem para hem insan sirkülasyonu da sağlamaktadır.  Kısacası yeni bir kan, yeni bir akış gelecek, böylelikle tüm sektörlerde bir canlanma olacaktır. En önemlisi de çağa ayak uydurabilen bir toplum oluşumuna da katkı sağlayacaktır. Zira üniversiteler topluma yo?n veren, uygarlığın ve yetişmiş insan gücünün başını çeken akademik kurumlardır ve  toplumun ileriye evrilmesinde motor gücüdür. Bilgide ve teknolojide yas?anan gelis?meler de u?niversiteleri deg?is?meye zorlar, dolayısıyla burada eğitim gören kişiler de tıpkı eğitim gördükleri üniversiteler gibi ne işlevsel ne de fiziksel olarak çağın gerisinde kalamazlar zira üniversiteler, çevresel, sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde ve toplumsal bilincin arttırılmasında etkin rollere sahiptirler. Bu kuruluşlar araştırma, eğitim ve ortak girişimler yoluyla sürdürülebilir gelişme sürecine önemli katkı sağlarlar. Van bulunduğu coğrafi yapısı, değerleri , kültürü ve doğal güzellikleri ile bölgedeki konumu itibarıyla Türkiye'nin kültür turizmi açısından önemli kentlerinden biridir. Tüm bunlar Van'ın artılarıdır. Ancak işsizlik, üretimden çok tüketim toplumu olması, tanıtımın yetersizliği, tarihi dokunun korunamaması, Bu kadar büyük bir geçmişe sahip olan kentin arşivinin bulunmaması, Van'ın simgesi Van kilimleri, Savat gümüş işlemeciliği, çanak-çömlek ve seramik gibi unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının gereği gibi pazarı olmaması Van'ın eksiğidir. Tüm bunların Van'da yeniden hayat bulması akademik bakış açısından geçmektedir. Bu yüzdendir ki Van'ın Van için çalışan enerjisi yüksek, bu kültürle yoğrulmuş insana ihtiyacı vardır.

 
Etiketler: Üniversitelerin, kentlere, kattığı, değer,
Yorumlar
Diğer Yazılar
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı