301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
21 Kasım 2017 - Salı 16:27
 
Üzerlik
Ümran Öztürk
 
 

Aynı iklimde gülen, aynı coğrafyada seven aynı sevdada birleşen inanç gibiydi Üzerlikler.

 

Hep bir kaygı taşırdı toprak damlı evlerin kireç duvarlarına asılırken. İyi niyet hakimdi, ama çokça da sakınma,  kaybetme korkusu, göz değmesi,nazardan korunma anlamı taşırdı hep üzerlikler.

 

Üzerlikler Anadolu da gittiğiniz hemen her evin duvarına asılıdır, tıpkı diğer tütsüler gibi  kişileri ve mekanları  negatif etkilerden arındırma nazardan , kem bakıştan koruma gibi inançlara sahip otantik süslerdir.

 

Nerede bir üzerlik görsem bana babaannemli günleri hatırlatır. Dalar giderim o günlere.

 

 

Hasta olduğumuzu duyan babaannemin ilk başvurduğu yöntemdi üzerlik yakma. Bir tavanın içinde yaktığı üzerliğe bazen de tuz ilave ederek başımızın üzerinde dolaştırırdı. Kokusunu içimize çekmemiz için ısrar ettiği bu tütsü nedense bizde hep olumlu sonuç verirdi. Bazen de tüm odaları dolaştırır, maniler tekerlemeler okurdu. Bizim evde  ritüel bu şekildeydi. Tütsümü iyi gelirdi yoksa babaannemin sıcaklığı, enerjisi mi bizi iyileştirirdi bilmiyorum ama ikisinin birleşmesiyle bizim ayağa kalkmamız  müthiş bir duygu, annem için de muhteşem bir olaydı.

 

Bizim iyileştiğimizi  görene kadar yanımızdan ayrılmayan babaannem  bu süre içinde de alternatif tıbba gönül vermiş biri olarak  kurutulmuş üzerlik tohumlarını suda kaynatarak bizlere içirir bazen de kavurup bala karıştırarak yedirirdi. Bir nevi bağışıklık sistemimizi güçlendirirdi.

 

 

Ayrıca bizde kaldığı sürece  dağarcığındaki onlarca masalı yemek sonrası çay faslında anlatırdı. Annem ve babam dahil tüm aile pürdikkat onun masallarını dinlerdik.  Hatta üzerliğin bittiği  yerlerde altın yataklarının bulunduğunu definecilerin buralardan altın bularak çok zengin oldukları şehir efsanelerini de anlatırdı. Her derde deva diye başladığı üzerliğin faydalarını anlata anlata bitiremezdi.

 

Şimdi  Üzerlik tohumundan elde edilen yağın felç, yüz felci ve sinirsel ağrıların tedavisinde ve bugün modern tıpta da , solucan düşürücü ve narkotik harmin, merkezi sinir sistemi uyarıcısı ve afrodizyak  olarak kullanıldığını öğrenirken babaannemin bu tohumlara neden bu kadar bel bağladığını daha iyi anlıyor, onu anmadan geçemiyorum. Nurlar içinde yatsın.

 

 

Babaannem temmuz -Ağustos aylarında topladığı üzerlik tohumlarını yeşil boncuklar gibi iğne yardımıyla ipe dizer, süslemelerinde ise annemin dikişten kalan çeşitli renklerdeki kumaş parçalarını ve renkli boncuklarını kullanırdı. Biraz makrome biraz iğne oyası mantığıyla ördüğü bu üzerlikler dekoratif amaçlı, otantik bir aksesuar olarak duvarında yerini alırdı. Babaannemin bizlere de armağan ettiği en güzel ve en anlamlı hediyesiydi bu üzerlikler.

 

Nazara iyi gelir mi gelmez mi bilmiyorum ama ben çocukluğuma gidip o anı yaşamak, babaannemin o sıcaklığını, o enerjisini duymak istediğimde dolabımda sakladığım bir avuç kurutulmuş üzerliği zaman zaman yakarım kokusunu içime çekerim çocuklarımın anlamsız ve sorgulayan bakışları arasında.

 

Benim için kurutulmuş bir avuç üzerlik; geçmişte kalan babaannemli günlere zaman tünelinde hüzünlü bir yolcuk gibidir.

 
Etiketler: Üzerlik,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı