Yazı Detayı
30 Mayıs 2018 - Çarşamba 15:20
 
Van'da yaşayan Trabzonlular
Nuran Demirhan
 
 

Yüz yıllar boyu süregelen göç olayları bitmek tükenmek bilmeden devam eder.

 

GÖÇ: Ekonomi, siyasi, hastalık ve toplumsal doğal nedenlerden insanların köy, kasaba gibi kendi memleketlerini bırakıp başka yerlere yerleşmesidir.

 

Daha iyi yaşam olanaklarını bulmak amacıyla, kendi yaşadıkları yerleri terk etmek, yaşamaya devam etmek için göç ederler.

 

Doğu Karadeniz'in en önemli şehirlerinden Trabzon'a bağlı Çaykara ilçesinin 1960 yılında yaşadığı doğal afetlerden heyelan sonrası Van'a göç etmek zorunda kalan Yaylanönü, Baltacılı Yeşil alan ve Uzungöl köyleri. Yaşadıkları heyelendan dolayı köylerini bırakarak Van'ın Özalp ilçesine bağlı Emek ve Dönerdere köyüne yerleştiler.

Yaklaşık 50 yılı aşkın Trabzonlu Lazlar ile Vanlılar bir arada yaşamaktadır.

 

Yarım asır süregelen bu birlik ve beraberlik yaşantıları birlikte yaşamın en güzel örneğini gösterir.

 

Zordur göç, gittiğin iklim, hayat şartları tamamen değişikliğe uğrar. Alışmak zor gelir, çünkü yöre insanı alışkanlıklarını edindiği çevre insanını yadırgar, gelenek ve görenekler ayrı olur. Yaşam tarzı büyük bir değişiklik içindedir. Gurbet dediğimiz yaşantılar gibi.

 

Yöreni, taşını, toprağını, suyunu, ekmeğini özlersin.

 

İnsanını özlersin, şiveni özlersin, düğün dernek, bayramını özlersin

 

Hasretlik başlar, geride bırakıp yaşanmışlıklarını unutamazsın.

 

Van'a göç gelen insanları, Vanlılar bağrılarına basar tıpkı yıllar öncesi Emek ile Dönerdere köyü gibi, Heyelan basmış evlerini yurtlarını, hayvanlarını, topraklarını bırakıp gelmek zorunda kalan Lazlar sığınmıştır, Emek Köyüne Dönerdereye yarım asırlık yaşantıları sürüp gitmiştir.

Karalâhana sarmasını yediler, otlu peyniri birlikte yapıp toprağa gömdüler.

 

Turşu yapıp mıhlama yediler. Tandırda taptapa ile yağlı çöreği birlikte pişirdiler.

 

Hamsi balığını, Van balığını ayırt etmediler. Hısım oldular, kız alıp verdiler. Dede, nine, gelin kız birlikte yaşadılar.

 

Bırakıp gitmek çok kolay olmasa da alışıla biliniyor mu acaba çevreye, insana.

 

Hayat demek işte bu yaşam mücadelesi, hayatın içinde dönen çark.

 

Göçlerin verdiği insanlıklar özellikle doğal afetlerin getirdiği yıkım kaybolunmuşlar gibi.

 

Uygarlığın gerçek ölçüsü, ne nüfus çokluğu ne kentlerin büyüklüğü nede üretim bolluğudur. Gerçek ölçü insanın yetiştiği  nitelikleridir.

 

Acı su da, tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma… Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.

 
Etiketler: Van'da, yaşayan, Trabzonlular,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İnsan olmak
Dr. Süheyla Dabbağoğlu
Kasım ayı hüzün ayı
Doğunun İncisi İncivan
Aşure ayı
Arkası yarın
Festival ile gelen gençlik
Van'ın çok eski tatları kayganak ve umaç helvası
Eski evlerde mutfak rafları (Terek)
Van'da kış hazırlıkları
Küpeli çiçeği
Van'dan ağlayarak giden Vanlılar
Geçmişten günümüze, komşuluk ilişkileri
Van'da Temmuz Ayı
Kadirşinas Vanlı olmak
Kanaviçeli çeyizler
Keşkeler
Hüzünlü geçen bayramın ardından
Umutla beklenen günler
Van'da Ramazan Günleri
Van'da uşkun (ışkın) zamanı
Van'ın Cennet Kıyıları İn Köyü
Dağlarına bahar gelmiş güzel memleketimizin
Nevruz-Nevgül
Vanlıyız Şanlıyız
Van'ın Efsane Müdürü Dadaş
Vanlı kadınlar
Kerpiç evler
Kehriz suları
Van Sevdalıları
Eski Van Şehri
Van'da misafirlik geleneği
Van'da komşuluk ilişkileri
Eski Van'da kış şartları
Lades tutuşmak
Hayatın içinden
Gaz ocağı günleri
Umut kapısı
Dua- sabır- zaman
Gardaş demek
Mavi Fularlılar Van'ın 100. Yılına ve Dünya Vanlılar Günü'ne Hazır
Van Depremi- hayatta kalan Azra bebek
Radyolu kış günleri
Kız çocukları
Eylül
Mavi Minibüs ile Bayramlar
Şahbağı Efsanesi
Van'da düğün mevsimi
Anam canım anam
Hıdrellez
Evlilik bağı
Ön yargı- hoşgörü
2 Nisan Coşkusu
2 Nisan Van'ın Kurtuluşu
Çocukluğumuzun şehri, Van'a
Ayten ve Aydın İnan çiftinin feryadı
Mart kapıdan baktırır, kazma, kürek yaktırır
Güzel Vanımın, Emekçi, hamarat hanımefendilerine
Haber Yazılımı