Yazı Detayı
08 Mayıs 2018 - Salı 15:27
 
Van Halkevi (1932-1951)
Cem Öksözoğlu
cemoksuzoglu@hotmail.com
 
 

Bugün ki yazımızda Cumhuriyet'in ilk yıllarında Çağdaşlaşma yolunda önemli bir çalışma olduğunu düşündüğüm Halkevlerini, genel hatlarıyla Van özelinde incelemeye çalışacağım.

 

Atatürk İlkelerinden Halkçılık ve İnkılapçılık düşüncesinin bir uzantısı olarak, Türk Ocaklarının yerine 19 Şubat 1932'de kurulan Halkevleri, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin Muassır Medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma idealinin bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.

 

Halkevi merkez teşkilatında görev alan Dr. Reşit Galip Halkevlerinin amacını Şubat 1932'de yapılan açılışta yaptığı konuşmada şöyle dile getirmiştir:

 

  "Önümüzde kapısı şimdi açılmakta olan mesai sahası engindir. Davamız millet olarak medeniyet yolunda bir zamandan beri kaybettiğimiz mesafeyi en kısa zamanda kazanmak ve medeniyet safında layık olduğumuz mertebeye yani en ileriye varmaktır; Halkevlerinin gayesi bu maksada bağlanacak enerjileri ve hizmet emellerini teşkilatlandırmaktır. Bu şubelerin yalnız isimlerini saymak, ihtisas, istidat ve temayülleri ne olursa olsun, bütün münevverlerin Halkevlerinde kendi emellerine uygun bir iş meydanı bulabileceklerini göstermeye yeter."

 

Görüldüğü gibi Halkevleri, modern devletlerle olan ''MEDENİYET''farkını en kısa sürede giderebilmek amacını gütmüştür. Bunu yaparken dil ve tarih gibi kültür'ün en önemli öğelerini de Milli bilinç ve ülkü çerçevesinde ülke insanlarına benimsetme görevini de yerine getirmiştir. Van Halkevleri de bu bilinçle görevini yerine getirmeye çalışmıştır. Şimdi yazımızın asıl kısmını oluşturan Van Halkevleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

 

Van Halkevi'nin Kuruluşu

Halkevlerinin tüm yurtta yaygınlaşması ile birlikte Doğu Anadolu'nun birçok ilinde olduğu gibi Van'da da bir Halkevi açılmasına karar verilmiştir. 1932'de kurulan Halkevlerinden bir tanesi de, 24.06.1932 tarihinde Van'da kurulmuştur. Van merkezinde Türk Ocağından kalan bina Halkevi olarak kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen dönüşümlerin Van merkezde benimsenmesi güç olmamıştır. Van Halkevi, diğer Halkevleri gibi Cumhuriyet'in benimsediği değerleri yaymaya çalışmıştır. Ancak yörenin dışarıya kapalılığı, ülkenin gelişmemiş bir bölgesinde bulunması, barınma, beslenme, sağlık gibi alanlardaki bir takım sorunlar, geleneksel yapının özellikle kırsal kesimde varlığını sürdürmesine yol açmıştır. Görüldüğü üzere çeşitli nedenlerden ötürü Çağdaşlaşma çabaları kırsal kesimlerde büyük bir mukavemet ile karşılaşmıştır.

- Belki de böyle olması birilerinin daha çok işine de gelmişte olabilir. Ne dersiniz?

 

- Yorum siz değerli okuyucuların.

 

Van Halkevi'nin açıldıktan hemen sonra herhangi bir faaliyet gösterdiğine dair belge olmamasına rağmen, 31.12.1933 kayıtlarına göre kayıtlı üye sayısı 175'dir. Bunların hepsi erkektir. Halkevi'nin kadın üyesi bulunmamaktadır. Bu bilgiler ışığında kadınların dönemin sosyal yapısı içindeki durumunu anlamak zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Çağdaşlaşma idealine karşı mukavemetin tezahürü olabileceğini söylemek pek yanlış olmasa gerek. Van Halkevi üye sayısı yıllar bazında sürekli değişikliğe uğrayarak 1951 yılına kadar faaliyetine devam etmiştir.

VAN HALKEVİNİN FAALİYETLERİ

Halkevinde maddi ve diğer bazı yetersizliklerden dolayı var olan şubelerin tamamı her zaman faaliyet gösterememişlerdir. Örneğin Van Halkevi 1932-1935 yılları arasında bir faaliyette bulunamamıştır.

 

1935 faaliyet raporunda, kütüphane de yapılan çalışmalara vurgu yapılmıştır. Yıl içinde 680 kitap,800 gazete okuma faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Bu bilgiler bize önemli ipuçları vermektedir. Şöyle ki özellikle bu Van Halkevinin önayak olmasıyla başlayan okuma faaliyetleri, bölgede ilk defa kırsal kesimin gazete ve kitapla buluşmasını sağlamıştır. Bu tarihe kadar böyle bir aktivasyondan habersiz vatandaş ilgisini okuma-yazma öğrenmeye yöneltmiştir. İnsanların bir arada bulunarak gündemi -bir kaç gün geç dahi olsa- takip etmesi ve bunu evde, bahçede, mahallede okuma- yazma bilmeyen diğer insanlara anlatarak paylaşması hiç şüphesiz rejimin neler yaptığını, nasıl bir yol izlediğinin anlaşılması açısından oldukça önem arz etmiştir.

Şubenin yürüttüğü milli bayramlardaki gösteriler, panayırlar ve oyunlar tüm halkın düğün ve cenaze dışında, bir araya gelmesine olanak sağlamıştır. Cumhuriyet'in temel değerlerinin coşkuyla anlatılması, bölgenin mülki amirleri ya da Halkevi tarafından seçilen hatiplerce yapılan konuşmalar ulusal birlik ve bütünlük duygusunun aşılanması açısından halkla, Halkevi arasında iletişimi sağlamıştır.

 

24 Ağustos 1936 günü toplanan Türk Dil Kurultayı'na 54 Halkevi delegesi katılmıştır. Bu Halkevi delegelerinden birisi de Van'dan katılan Faiz Demir Bey'dir. Türk Dilciliği'nin yenileşmesi ve gelişimiyle ilgili yapılan bu toplantıya Van'dan bir Halkevi delegesinin katılmış olması önemlidir. Van Halkevinin Ulusal bazda bilinen ilk önemli çalışmasıdır.

1940 yılına gelindiğinde, Faik Tunç Akoğlu başkanlığında 482 üye ile Van Halkevi faaliyetlerini yürütmüştür. Akoğlu başkanlığında 17.02.1940 saat 15:00'de Halkevi salonunda Van Valisi Süheyp Karafakoğlu'nun ve halkın katılımıyla Halkevlerinin 8. kuruluş yıl dönümü kutlanmıştır. Halkevi Başkanı Faik Tunç Akoğlu bir konuşma yapmıştır. Konuşmasında II. Dünya Savaşı'nın genel durumu ve yurt çapındaki etkilerine değinmiştir. Aynı gün Halkevi'nin ileri gelenleri arasından komite azaları seçimi yapılmıştır. Görüldüğü üzere 1933'te 175 olan üye sayısının 8 yılda yaklaşık yüzde175 oranında artarak 482'ye yükselmesi Van'da Halkevlerine karşı olan mesafeli duruşun olumlu anlamda değişme yönünde ivme kazandığını bizlere göstermektedir. Yapılan faaliyetler, devlet ile milletin kaynaşması, insanların Cumhuriyet rejimini tanımaya başlamasının bu gelişmeleri ortaya çıkardığını söyleyebiliriz.

 

25.02.1940 yılında Van Halkevi'nin kuruluş yıldönümü Van Halkevi'nde, Vali, askeri komutanlar ve halkın da katılımıyla kutlanmıştır. Kutlamalarda bir de resim sergisi açılmış, amatörler dışında üç sanatkâr sergiye katılmıştır. Ortaokul Resim Öğretmeni Reşat Türksoy'a ait "Van Kalesi" resmi birinciliğe layık görülmüştür. Kendisine para ödülü verilmiştir.     

 

Halkevi'nin 1941 yılında, Van Maarif Müdürü Mustafa Noyan tarafından yazılan "Van Tarihinde Medhal: Birinci Sardurun Kitabeleri" adlı ilk neşriyatı İstanbul Tan Matbaasında basılmıştır. 20 sayfalık eser, mevcut Halkevleri sayısınca basılıp, bütün Halkevleri kütüphanelerine dağıtılmıştır. Van'ın eskiçağ tarihine dair önemli bilgiler içeren bu eser, Van Halkevi'nin kendisine ait herhangi bir yayını olmamasına rağmen Van ile ilgili tek yayın olması açısından önemlidir.

 

Halkevi'nde görev alan başkan ve komite üyelerinin pek çoğunun öğretmen, doktor, memur ya da tüccar gibi meslek gruplarından olduğu görülmektedir. Halkevinde, halkı eğitecek olan kişilerin sıradan insanlar olması elbette beklenemezdi. Bu nedenle görev alan şahısların tümünün okumuş ve eğitimli veya kentin ileri gelen aydınlarından seçilmesine dikkat edilmiştir. (Van eşrafından Kerim Tuncer, Şaban Boysan, İlyas Kitapçı, Haydar Perihan, Kemal Yörük, Mithad Atmaca, Sadık Evgin gibi tanıdık simalar Van Halkevi yönetim kurulu üyelerindendir). (Bu konuda Güneş Şahin'e ait olan Van Halkevi ve faaliyetleri adlı makaleden faydalanabilirsiniz).

 

1945 yılından itibaren, il çapında Halkevi tarafından bir okuma- yazma seferberliği başlatılmıştır. Resmi olarak 01.01.1947'den itibaren Van, Erciş Halkevleri ile 8 Halkodasında (Başkale, Çatak, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp, Canik, Çaldıran) Türkçe okuma-yazma kursu açılmıştır. Köy kadınlarının eğitilmesini de içine alan bu faaliyet, köylere giden öğretmenlerin 8 aylık ya da 4 aylık çalışmaları ile gerçekleşmiştir. Köy kadınları gezici kurs öğretmeni Nezahat Özyurt ve Necla Çilingiroğlu bu göreve tayin edilerek Van'da köy kadınlarına okuma- yazma öğretmiştir.

 

Sevgili Okurlar 1935 tarihinde genel olarak Van şehrinin okuma yazma oranı yüzde 6 civarında yapılan bu çalışmaların ne kadar değerli olduğu bu istatistiklerden çıkarılabilir. Özellikle kadınlardaki oran yüzde 1 dolayında. Yalnız Van Halkevinin özverili çalışmaları sonucunda 1950 yılına gelindiğinde Van ilindeki okuma yazma oranı yüzde 20'lerin üzerine çıkmıştır.

 

 

1947 tarihine gelindiğinde Van Halkevinde 3930 kitabın bulunduğunu söylemekte yarar vardır. Görüldüğü üzere yıllar içinde hem faaliyetlerde hem de kaynaklar da büyük artış göze çarpmaktadır.

 

Van Halkevinde Müzik alanında da çalışmalar yapılmıştır. 1940 yılında müzik kolu faaliyetlerine başlamıştır. Bando öğretmeni İbrahim Yurtdaş'ın öncülüğünde bir müzik grubu oluşturulmuştur. Van'a ait dağınık halde olan eski ve milli şarkılar toplanarak, bestelenmiştir. İbrahim Yurtdaş tarafından bir "Van Marşı" ve "Van Edremit Şarkısı" yazılıp, notaya dökülmüştür.

 

Spor alanında çalışmalar 1935 yılında başlamıştır. Bu tarihte Van Halkevi'nin spor şubesine, il özel ve belediye bütçelerinden 100 lira para yardımı yapılmıştır. Şubenin futbol takımı, mutat yazlık mesailerine düzenli bir biçimde devam etmiş ve askeri takımlarla 3 maç yapmıştır. Özellikle yaz ve bahar aylarında, halkın katılımıyla futbol müsabakaları yapılmıştır.

 

Mevsim şartları uygun olduğu müddetçe de, Halkevi bahçesine bir voleybol sahası ve tenis kortunun kurulacağı belirtilmiştir. Şehrin ileri gelenleri ve halk arasında düzenlenen bu maçlarda, her sınıftan insanın katılımı sağlanmıştır. O tarihe kadar gereklilikler dışında asker, memur, öğretmen gibi meslek gruplarından insanlarla, aynı sosyal ortamda bulunma fırsatı bulamayan sıradan halk kitleleri için oyun aracılığıyla da olsa bir arada olmak hiç şüphesiz önemli olmuştur.

 

Van'ın mevsim şartları göz önünde bulundurulduğunda ve yılın büyük bir bölümünün kışla geçtiği düşünüldüğünde spor şubesinin diğer bir faaliyeti de kayak takımı kurmak ve kayak kursları olarak karşımıza çıkmaktadır. 1941 yılında Erzurum'da açılan kayak kursunun bir örneği de Van Halkevi bünyesinde 1942 yılında açılmıştır.

 

Van Halkevleri bünyesinde 1936 yılından itibaren sağlık hizmetleri de verilmeye başlanmıştır. Haftanın 6 günü göz, kadın, dahili hastalıklar mütehassısı ile iki operatör doktor, bir tabip, bir diş tabibi Halkevinde ahaliyi ücretsiz olarak tedavi etmiştir.

 

 

Yapılan bu faaliyetler edebiyat, güzel sanatlar, tarih, spor ve sağlık konularındaki çalışmaların Van'da ki seyrini göstermektedir. Kadın ve erkeklerin milli-mahalli toplantılarda aynı ortamda bulunmaları, beraber hareket etmeleri, kadınların sağlık sorunlarının tedavi edilmesi, spor koluna halkın katılımıyla gerçekleştirilen faaliyetler bize çağdaşlaşma ve modernleşme açısından önemli bir yol çizildiğinin ipuçlarını vermektedir.

 

 

Sonuç olarak Van Halkevi kapandığı tarih olan 1951 yılına kadar Tüm olumlu ve olumsuz şartları ile birlikte değerlendirildiğinde, bölgede Cumhuriyet'in değerlerini yaymak ve yaşatmak açısından önemli bir rol üstlenmiştir.

 

Çağdaş-kültürel değerlerin aktarılması ve yaşatılması bir yana gerek okuma-yazma kurslarıyla gerekse sosyal aktivitelerle, bölge insanın eğitimine bir ivme kazandırdığı yadsınamaz. Üstelik bu ivmenin Doğu Anadolu Bölgesi'nde olması da erken dönem Cumhuriyet tarihi düşünüldüğünde daha da önemlidir.

 

Van'da var olan eğitim kurumlarının yetersizliği, okur-yazar kişi sayısının azlığının yarattığı sıkıntıların önüne, Van Halkevi ve onun yürüttüğü faaliyetlerle geçilmiştir. Bu da Halkevleri'nin, Türk devriminin hedeflediği çağdaş eğitim politikasına hız kazandırmaktadır. 

 

 İyi Okumalar. Kalınız Sağlıcakla!

 
Etiketler: Van, Halkevi, , (1932-1951),
Yorumlar
Haber Yazılımı