301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
12 Mayıs 2019 - Pazar 15:03
 
Yılın Annesi
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 
 

Annesinin yüzüne baktı. Sadece bir sevgi belirtisi arıyordu, bir sıcaklık... Zaten hiç bir zaman onun sevgisinden emin olamamıştı. Son yaşadığı olaydan sonra biliyordu ki artık o bu evde bir fazlalıktı. Üvey babasından yediği kaçıncı dayaktı bu. Onun kışkırtmaları ile annesinden yedikleri ise çabası. Peki, ne yapabilirdi ki daha küçük bir kızdı. Kendi gibi 15 yaşındaki arkadaşları daha okuyorlardı. İlkokul bitince okuluna da devam edememişti. Bu haliyle yapabileceği en iyi şey, o evlenme teklifini kabul etmekti. Üvey babasının akrabası olan bu adam, babası yaşındaydı. Bir süre önce gelip ailesinden istemişti. Evlenmeliydi. Evden kurtulmanın tek yolu buydu. Nereye gittiğini bilemeyen bir yolcu gibi çıktı karanlık bir yola. Bir ay geçti, iki ay, üç ay... Alışamamıştı yol arkadaşına. Hem nikâhı bile kıyılmamıştı. İlk bebeğini kucağına aldığında bu dünyadaki tek dayanağını bulmuştu bu küçük anne. Sürekli içen ve şiddet gösteren bir eş, sanki kaderin onunla bir oyunuydu.

Kocasının bağırmaları günün birinde komşuları rahatsız etmiş olacak, şikâyet etmişlerdi. Annenin yaşı nedeniyle Çocuk Esirgeme Kurumu, bu her iki çocuğu sahiplenmişti. İkinci bebeğine hamile olduğunu da orada öğrendi. Annesi ve üvey babası onu kurumdan almak istediler. Bebeği kurumda bırakacaklardı Oysa. Bu ayrılığa dayanamazdı. En iyisi hep beraber ölmekti. 1 yaşındaki kızı ve henüz doğmamış bebeğiyle üçüncü kattan attı kendini. Şimdiye kadar ona hiç yardım etmeyen şansı neden şimdi ona gülmeye çalışıyordu ki? İşte yine bir oyun oynuyordu kaderi. Şaşılacak bir şeydi, ufak sıyrıklar dışında hepsi iyiydi.

Yaşı 18'i geçince kurumdan ayrıldı… Devlet ona bir iş vermiş, çocuklarına bakabileceğine kanaat getirmişti demek ki... Kocası yine kâbus gibi çöktü tepelerine. Şiddete de yokluğa da dayanmaya çalıştı. Çocuklarından ayrılmayı göze alamazdı. Elbet bir çıkar yol bulunurdu.

Bir anneler günüydü.

İşte o gün iki gözü iki çeşme, savcı ve otopsi için gelen doktorun önünde ifade verirken: "Ölmek istiyorum. Lütfen öldürün beni. Doktor,  elini ayağını öpeyim öldürücü bir iğne yap, bir zehir ver de öleyim" diye çığlık çığlığa ağlıyordu.

Doktor bebeğini ölüm saatini ve sebebini tespit etmiş, adli raporunu yazıyordu. Yaklaştı ve doktorun kulağına fısıldadı:

"Bari sen bana inan Doktor Hanım. Herkes bana katilmişim gibi bakıyor. Ben bebeğimi öldürmedim. Daha 15 günlüktü, üşümesin diye yanımda yatırıyordum. Sabah uyanınca nefes almıyordu."

Doktor o acı çeken, derin kederli gözleri hiç bir zaman unutamayacaktı. Ona göre yılın annesi o gözlerin sahibiydi ve bu hikâye, sayısız kadın hikâyelerinden sadece biriydi.

Bu anneler gününde de yılın annesi bir tane değildi. Nerde olsa tanıdığı ateşli çocuk anneleri, engelli anneleri… Çocuğunu kaybettiği için intihar eden anne… Kendisi anne olmadığı halde ihtiyacı olan çocuklara kol kanat geren anne, çocuklarını yalnız başına büyüten anne veya hiçbir mağduriyeti olmayan üzerine düşeni her koşulda yerine getiren tüm anneler… Velhasıl, canparesinin ayağına taş değse kendi yüreği parçalanan, imkânı ve bilgisi yettiğince, evladını yetiştiren, anneliğin hakkını veren tüm anneler, yılın annesiydi.

 
Etiketler: Yılın, Annesi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Boş mu dolu mu?
Hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet için bir araya geldiler
Müküs (Bahçesaray) Denince
Tatlı Perşembe
Mahur Beste
Ahde Vefa-Zeve
2020 ile söyleşi
Kentin Hafızasından-5: Hikayeleriyle Halk Oyunları ve Türkülerden Örnekler
Kentin Hafızasından-4: Halk Hikayeleri ve Aşıklık Geleneği
Kentin Hafızasından -3: Yaşayan ve yaşanan gelenekleriyle Van'da düğün dernek
Kentin Hafızasından-2 1915
Kentin Hafızasından Kısa Kısa -1 Dünyada Van, Ahirette İman
İnsan Okuryazarlığı
Spor ayakkabısı
YAZLIK MI KIŞLIK MI?
Utkuya giden umutlu yolculuğun mektubu
Kır Kahvesi
Nemrut
Cumhuriyet fazilettir
Arap Saçı
Kısa Hikâyeler: Çeyiz
Bir Sevda Sırrı Saklar Hoşap Kalesi
Ada halleri
Şahin Hoca'nın Ardından
Ortak dilimiz barıştı
Kısa Hikâyeler: Aylardan Eylüldü
Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık
Van'da bayram sofraları
Dama bahane bulmak
Kalem Kalem 82 Yıl
Van'dan Vaniköy'e 2 ve 3 (Haşmet Sırrı Akşener) ve Çoban Kapısı Efsanesi
Van'dan Vaniköy'e-Haşmet Sırrı Akşener-1
Sınav
Aynen
Martla Gelenler
Evvel zaman içinde 5: Yuvayı dişi kuş yapar
Evvel zaman içinde 4: Padişahın Kız Evladı
Evvel zaman içinde 3: Ercişli Emrah ve Selvihan (Sebihan) hikâyesi 2. kısım
Evvel zaman içinde 2: Ercişli Emrah ve Selvihan (Selbihan) Hikâyesi
Evvel zaman içinde 1: Halk hikâyeleri ve masallar
Ev harabın pişiği
Sağlıkta geleneksel şiddet günleri
Taburcu olmak…
Kısa Kısa
Vangölü Yaşasın
Van yolcusu kalmasın
BAKLAVA BAĞLAMAK
Bildiğiniz gibi…
Tepebaşı Mahallesi -2: Geçmiş Zaman Olur Ki, Hayali Cihan Değer- Nedim Kılavuz'un anlatımıyla
Van Balığı
Sardunyalar
BAYRAM O BAYRAM OLA
ŞİFA NİYETİNE VAN MUTFAĞI
Miras
Yüzüncü Yılında 2 Nisan
Sebze Pazarı (Nedim Kılavuz'un Anlatımı İle)
GAZOZ KAPAKLARI
Tepebaşı Mahallesi
Nice 80 yıllara
Kıraathaneler- Van'da bir kıraathane
Kısa Hikayeler: 4 Sevgili Günlük
Kısa Hikayeler 3: Takvim Amca
Anneler vardır
ANNESİNİN DİLİNDEN,BABAMIN KALEMİNDEN
Bu da geçer ya hu !!
Kısa Hikayeler 2: Karpuz Kabuğu Suya Düştüğü Zaman
Van Yemekleri Dostları İle 2 Nisan'a Doğru
Çanakkale Ruhu: Vanlı Ali
Tıp Bayramı
8 Mart diye bir gün
Gül
Çay ne say ne
Sağlıklı beslenme üzerine
Kısa Hikâyeler 1: Kareli Pantolon
Selam olsun
Haber Yazılımı