Mavi Şehrin Kalemleri
BE KADER
SONGÜL AKYILDIZ
Nasihatler dinledim başı sonu olmayan
Yazarsam kitap olur, okur musun be kader
Nice rüyalar gördüm, sabahını bulmayan
Lütfedip te az hayra yorar mısın be kader.
Yokladım yüreğimi, yüzleştim yalanlarla
Cebelleştim öfkemle, dindirdim yağmurlarla
Yetinirim öykünmem , elimde kalanlarla
Biraz daha cömertce olur musun be kader
Düştüysem kendim kalktım, kimseye tutunmadım
Yalvarıp yakarmadım, bir şeyden utanmadım
Mabedimsin deyipte, bir kula tapınmadım
İyileri kötüye satar mısın be kader.
Dokunsalar ağlarım, dolup dolup taşarım
Gençlik gitti ne fayda, soluksuzca koşarım
Rüzgar tersine esse yeni baştan yaşarım
Şu ömrümü geriye sarar mısın be kader.
Ceng edersin benimle adım başı bir tuzak
Başka bir dünya da mı mutluluk böyle uzak
Sırat denen köprüde yüzyüze gelir isek
Songülceye bir kıyak geçer mısın be kader....
ŞİVAN DÜŞTÜ
YUSUF DURSUN
Ta ezelden muradınız verildi,
Yolunuza gonca güller serildi,
şık gönüllerin tam üzerine,
Sevda sarayının tahtı kuruldu.
Görenler bir daha baktı sizlere,
Belki de kem nazar aktı sizlere.
Gizli gizli ta derinden derine,
Felek, gözlerini dikti sizlere.
Huzuru yuvada bulacaktınız,
Hak yoluna yolcu olacaktınız,
Ölümlü dünyanın son seferine,
Çıkmamayı nerden bilecektiniz?
Yollar ayaz, yollar buzlu, aman ha!
Yollar var ki ölüm yüzlü, aman ha!
Yol anlamaz ölü nedir, diri ne?
Bu yollarda ecel gizli, aman ha!
Son sürat girildi can pazarına,
Ümitler serildi can pazarına.
İki civan çıkamadı yarına,
Tatlı can verildi can pazarına.
Hanelere şivan düştü, zr düştü;
Yüreklere kıpkızıl bir kor düştü,
Şu yalan dünyanın orta yerine,
Ağıt düştü, figan düştü, nr düştü.
Ölüm, bize meçhul, Sana ayandır;
Ölüm, hayalleri kabre koyandır.
Rabbim sen kavuştur biri birine
şıkları cennetinde uyandır.
28.12.2024
AĞYARE
TUBA DEVRİM
Kalmadı takadim akşam üstünde
Kaldırım taşında yalnızım şimdi
Kuşların çığlığı eylül hapsinde
Mevsimin başında yalnızım şimdi
Oysa ki ağaçlar hazır selaya
Çiy düşmüş yollara gider sılaya
Dem vurdum güz değdi vakti bekaya
Masum göz yaşında yalnızım şimdi
Vav çizerim aşkla korkup sakınan
Ağyare masalsı diye okunan
Okuyunca her an yare dokunan
Düşlerin peşinde yalnızım şimdi
Biten yazlarımda yitik güvenim
Hani nerde eşim dostum sevenim
Bir zamanlar çoktu akıl verenim
Sözlerin dışında yalnızım şimdi
Üşengeç ruhumda yalnız adımlar
Durduğum zümreyi onlar tanımlar
Köklerime hayran güçlü hanımlar
Dağların kışında yalnızım şimdi
Korkularım çığlık oluyor gece
Avulu sızısı benzeşen hece
Kimse ulaşmasın bendeki güce
Sabahın beşinde yalnızım şimdi
GEZEBİLİRİM
NARİN ALTAN
Bugün yine çoştu duygusal gönlüm
Konuya masallar yazabilirim
Esinti burnuma kokuyor gülüm
İnip yollarında tozabilirim
Kokunu getirir seher yelleri
Yanakta açtırır pembe gülleri
Köşe bucak aşar sisli yolları
Açıp güllerinde sızabilirim
Maral hasretine dünden davacı
Ter basar görmese eli avucu
Hafifledi azda olsa bu acı
Gidip sellerinde yüzebilirim
Eskimiş resimin saklı elimde
Baktıkça soluyor oda gülümde
Bir umut doğuyor sönen halimde
Binip dallarında süzebilirim
Sırma saçlar efil efil esiyor
Fırtına vurdukça kara küsüyor
Öfkesine küsmüş tek tek basıyor
Çekip tellerinde çözebilirim
Şu kalan ömrümü sana adarım
Aşkına müftela kalbe hederim
Çıkıp bir gecede gizli giderim
Girip kollarında gezebilirim
Dizelerde mavi boncuk görüldü
Özlem hırkasına girip sarıldı
Hikayede burda sona varıldı
Çıkıp çöllerinde sazabilirim
MENEKŞE ufkuma ışıklar doğdu
Gözümde görünen kocaman dağdı
Serinledi içim buz gibi soğdu
Tutup ellerinde tezebilirim
01.07.2020
Halk Şairi
Telif hakkı saklıdır
GÖNÜL İMZASI
ÖZLEM ÖRNEK
Kurşun mu gözlerin vurdu vuracak
Sevdalı bir bakış attığın zaman
Korkarım ansızın kalbim duracak
Yüzüme aşk ile baktığın zaman
İçimde nağmeler sözlerimde sen
Yüzünde handeler gözlerimde sen
Bir kavak yelisin başımda esen
Dilinden şiirler döktüğün zaman
Bin şükür seninle doğan her güne
Bin şükür sevginin güzelliğine
Son verir gülüşün dünya derdine
Sevgilim elimden tuttuğun zaman
Sen gönül imzanı sun da kalbime
Varsın da son güneş doğsun ömrüme
Beni gör beni bul beni sev yine
Her akşam uykuya yattığın zaman
27 Aralık 2024
HÜZÜN BİTTİ
MURAT HAYDAROĞLU
Güzel sarı yüzünü süsleyen mavi gözde
Kıvılcımlar tutuşan alev gibi dağlıyor
Umutları dağıtan kor taneleri özde
Kalbimi saran ateş beni sana bağlıyor
Dudaklar arasından çıkan okşayan sesin
Tazelendi arzular yeşeren toprak sanki
Titrek akıcı sözler aşka götürür kesin
Kıvılcımla kalbime düşen renkler o anki
Bugün ayrı keyfim dalga dalga pür neşe
Bir elimde sampanya bir elimde kadeh mey
Sadece kor kıvılcım dönüştü bir ateşe
Bu gece ayrı gece mutluyum dostlar hey
Benim soluk yüzümü güldürdü umut verdi
Değişen renk ses tonu aşka açılan yoldu
Kapıldığım sevgiyle gönlüm sevince erdi
Bitmeyen hüzün bitti yerine sevinç doldu
GÖZLERİN
NURGÜL EROL
Hare'lenip şavkı vurur yüzüme
Yakıp kavurunca beni göz'lerin
Atar dert,ten derde salar hüzün'e
Aman vermiyor ki kara gözlerin.
O gözler ki umman'lara salıyor
İçimdeki kederimi alıyor
Bir bakışı kor olup ta yakıyor
Aman vermiyor ki kara gözlerin.
Derdimi biliyor sevgi vermiyor
Yalvarsamda seni sevdim demiyor
Bu zulümü bana reva görüyor
Aman vermiyor ki kara gözlerin.
EYLÜL DE GELDİM
REYHAN YILMAZ
Eylül'de geldim ben sana
Ondandır hazan da hüzün de oluşum
Gelmeyişi baharımın hep güzde kalışım
Yağmur yüklü bulut gibi sağnak sağnak ağlayışım
Aşkınla şerha şerha bölünüp çağlayışım
Eylül'de geldim ben sana
Alev alev ateşlerde yanışım
Takır takır ayazlarda donuşum
Geç kalışımdan zamansız gelişimden miş meğer
Sensizliğimi senlendiremeyişimden miş hasretim özlemim
Yıldızlara tutunamayışımdan mış karanlığım
Güz gülleri gibi açamayışımdan mış soluşum
Eylül'de geldim ben sana
Fırtınaya tutulmuş titreyen yüreğimle
Ay yıldız eşliğinde salıncak kurdum senin için kirpiklerime
Dokununca inciler döküyordun saçlarından avuçlarıma
Şarkıdan şarkıya
Türküden türküye akıyordum senin yanında
Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar
Fikrimin İnce gülü
Bedenimde değil ruhumda sızı
Akşam olur karanlığa kalırsın
Yönünü şaşırmış ceyladım gözlerine bakarken
Eyy canımın canı
Eylül'de geldim ben sana
25.12.24