Evin geniş avlusunda,yaygılarını sermiş,en büyüğünden yuvarlak bir ahşap sofranın başına geçmiş,malzemeleri tamamlamak için,evin gençlerine emirler yağdırıyordu:
-Geliiiiin, unla nişastayı getir,kıza söyle cevizleri dövsün. Geçen gün komşu ezegilin baklavaya yardım ederken oklavam orada kaldı. Selam söyle,hem oklavayı getir, hem de söyle,işi yoksa kendisi de gelsin.3 tepsi baklava bağlayacağız.Bayrama kaldı 3-4 gün .Daha Üzüm Aşı yapılacak.
O günlerde mahalledeki evlerde hummalı bir çalışma vardır.Bayram temizliği yapılmakta, birçek evden oklava sesleri duyulmakta,un ve ceviz tozları birbirine karışmaktadır.Tatlıda kullanılacak cevizler kırılıp ayıklanmıştır.Bu hazırlık aşamasında evin küçükleri ve beyleri de yardımcı olmuşlardır.En çok da komşuların yardımlaşması ve bunu bir plan dahilinde yapmaları dikkat çekmektedir. Tıpkı erişte kesmede olduğu gibi,komşular toplanıp her gün bir evin tatlısını açmakta,baklavaları bağlamaktadırlar.Bu işler yapılırken, konuşulan ve bir diğerine ilham veren neler vardır neler : “ Bugün mutfağın dolaplarını döküp temizleyeceğim.Halıları geçen hafta yıkadım kurudular, arefe günü sereceğim.Ama önce tahtaları fırçalamak lazım.”