Burada çok mutluyuz
Oldum olası huzur evlerine karşı ön yargılı olmuşumdur. Nasıl olur da bir insan anne yada babasını huzur evine gönderir. Anne, baba yıllarca çocuklarına bakmıştır ama çocuklar bakamaz... Bazen öğrenmek için yaşamak gerekiyormuş. Ben de yaşayarak öğrenenlerden oldum.
Oldum olası huzur evlerine karşı ön yargılı olmuşumdur. Nasıl olur da bir insan anne yada babasını huzur evine gönderir. Anne, baba yıllarca çocuklarına bakmıştır ama çocuklar bakamaz... Bazen öğrenmek için yaşamak gerekiyormuş. Ben de yaşayarak öğrenenlerden oldum.
Bir yakınım, evi olduğu halde, yanın da bakıcı varken, ben huzur evine gitmek istiyorum dedi... Ve tüm engelleme çalışmalarımıza rağmen, zorlu uğraşlardan sonra çok istediği huzur evine yerleşti. Hotel gibi karşılıklı odalar, büyük lobi ve etkinlik odaları ile müşahede odaları bulunuyor. Kamelyası, havuzlu bahçesi çiçeklerle güzelleştirmişler... Birinci katta bayanlar, ikinci katta erkekler ve evli çiftler, üçüncü katta atölye dedikleri, etkinlik salonu mevcut.
Cuma günü, Kuran ve Yasin okunup dualar ediliyor. Ayda bir kez kuaför geliyor, bakımları yapılıyor. Psikolog var ve şahane yemekler. En önemlisi yaşıtları var sohbet edebilecekleri. Yeni gelene, hoş geldin gitmeleri gibi... Ziyaret ettikçe, onları daha yakından tanır oldum. Hepsinin hikayesi farklı. Zaman geçtikçe de önyargılardan kurtuldum... Huzur evi onlar için gerçekten mutluluk olmuş. Orada kendilerine bir dünya kurmuşlar ve o dünyada mutlular.
Önemli olan da mutlulukları değil mi? Hikayeleri var derken, birini paylaşmak istiyorum. Çünkü hayatın sürprizleri var neler getirir, götürür bilemeyiz. Türkan teyzem, yetmişli yaşlarında, eşi ve tek oğlu ile beraber mutlu aile örneklerinden biri olarak gösterilirmiş. Kamelyada çayımızı içerken başlıyor anlatmaya, Oğlum, güzel oğlum, can parem henüz otuz yaşındaydı...