Cumhuriyet Bayramı

Yaklaşık bir asır önce bir 29 Ekim sabahı ülkemiz, şark milletlerinin hiç birinin uyanamadığı kutlu bir sabaha uyandı. İşte o gün ilan edilen Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün ülkemiz, dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmiştir.

Yaklaşık bir asır önce bir 29 Ekim sabahı ülkemiz, şark milletlerinin hiç birinin uyanamadığı kutlu bir sabaha uyandı. İşte o gün ilan edilen Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün ülkemiz, dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmiştir.

 

Çünkü Cumhuriyet eşitlik demek, fikirlerimizi serbestçe ifade edebilmemiz, yöneticilerimizi seçebilmemiz, kendi kendimizi idare edebilmemiz demek.

 

Çünkü Cumhuriyet cinsiyet ayrımının olmadığı, herkesin değer gördüğü, istediği işi, istediği aşı hatta istediği eşi seçebilmesi demek.

 

Ancak Cumhuriyet kolay kurulmadı. Eğer cumhuriyetin kuruluşunu hazırlayan şartları bilemezsek Cumhuriyetin değerini yeterince anlayamayız.

 

Cumhuriyetin ilanının hemen öncesinde yeni savaştan çıkmıştık. Askerlerimizin kimini Sarıkamış'ın dondurucu soğuklarında, kimini Çanakkale'nin sarp sırtlarında, kimini Arap çöllerinde, kimini de Yemen dağlarında kaybetmiştik. Kadınlar eşsiz, çocuklar babasız, ülke sahipsizdi. Savaşı kaybettiğimiz gibi ekonomik gücümüzü de kaybetmiştik. Et bulunmaz, şeker bulunmaz, semtlere pazar kurulmaz, sokaktan sütçüler geçmez olmuştu.

 

Her şeyimizle mahvolmuştuk. Hepimiz açtık. Bebekler ilaçsızlıktan, çocuklar gıdasızlıktan ölüyordu. Yetmezmiş gibi kaybettiğimiz topraklardan milyonları bulan insanlar Anadolu'ya özellikle de İstanbul'a gelmişlerdi. Sığınacakları yerleri yoktu. Cami merdivenlerinin soğuk mermerlerinde, evlerin derme çatma saçaklarında, semtlerin çamurlu meydanlarında titreyerek, el açarak, dilenerek ayakta kalmaya çalışıyorlardı.

 

 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

Bakmadan Geçme