Öğrencilerimiz okul hayatı boyunca sürekli bir sınav cenderesi içerisinde, yarış havasında geleceklerini garanti altına almak için büyük birçaba sarf ederken derslerden ve sınavlardan arta kalan az bir zamanı nasıl değerlendirdikleri ile ilgili bir anket çalışması yapıldı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Yönetim Teftiş ve Planlama Yüksek Lisans öğrencileri Muhlis CEYLANİ, Turgut GÖNÜL ve Enes IŞIK tarafından yapılan 10 soruluk anket çalışmasında öğrencilerin boş zamanlarının olmadığı gerçeği ortaya çıktı. Van merkezde üç Anadolu lisesinde doksan öğrenciyle yapılan çalışma sonucunda öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun ders dışı faaliyetlerini de eğitim hayatlarını takviye edecek eğitsel faaliyetlerle geçirdiği görüldü. Sürekli kitap okuma oranının ortalama yüzde yirmi beş olduğu görülürken öğrencilerin yüzde yirmiiki’sinin düzenli kitap okumadığı çıkan sonuçlar arasında yer aldı. Öğrencilerin sportif ve sanatsal faaliyetlere katılımının yüzde onlarda olması yetişen gençliğin aslında nasıl bir sıkıntının içerisinde olduğunun göstergesidir. Örneğin tiyatroya gitme oranı yüzde ikilerde yer alıyor. Sportif faaliyetlerde futbol en önemli dal olarak yer alırken kız öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun sportif faaliyetlerde yer almadığı yapılan çalışmanın sonuçları arasında yer aldı. Tüm bu sonuçlar aslında çocuğumuzun doktor olabileceğini ama her şeyi madde olarak algılayan, mutsuz bir doktor. Maddi hayatımız zenginleşirken asıl zenginleştirilmesi gereken ruh dünyamızın fakirleştiği görülüyor. Robotlaşan, duygusuz bir gençliğin meydana gelmemesi için öncelikle onları bu yöne iten faktörlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.