Urartularda dini yapıya kısa bir bakış
Ön Asya uygarlıklarından Urartular M.Ö. 9.-7. yüzyıllar arasında başta Van Gölü Havzası olmak üzere batıda Karasu-Fırat, kuzeyde Kuzey Ermenistan Dağları, doğuda İran Azerbaycan'ındaki Sabalan Dağları, güneyde ise Zağros Dağları ile birleşen Doğu Toroslara kadar uzanan coğrafyada egemenlik kurmuştur.
Ön Asya uygarlıklarından Urartular M.Ö. 9.-7. yüzyıllar arasında başta Van Gölü Havzası olmak üzere batıda Karasu-Fırat, kuzeyde Kuzey Ermenistan Dağları, doğuda İran Azerbaycan'ındaki Sabalan Dağları, güneyde ise Zağros Dağları ile birleşen Doğu Toroslara kadar uzanan coğrafyada egemenlik kurmuştur. Urartu Devleti'nin iki yüz elli yıl kadar hâkimiyet sürdüğü bu coğrafyada siyasi ve askeri üstünlüğünün yanı sıra dinsel alanda da önemli gelişmeler ortaya koydukları bilinmektedir. Urartuların dini yaşantısı hakkında bilgi edindiğimiz verileri üç kısımda ele almak mümkündür. Bunlar;1-) mimari kalıntılar,2-) tasvirli eserler (mühürler, kemerler, madalyon, pektoral, adak levhaları) ve3-) yazılı kaynaklardır.
Çok tanrılı olan Urartu dini eski gelenekleri sürdürmekle beraber kendine özgü yenilikler de getirmiştir. Nitekim Urartuların din alanındaki en önemli yeniliklerinden biri Kral İşpuini (M.Ö. 830-810) döneminde gerçekleştirilmiştir. Kral İşpuini, krallığın resmi tanrılar panteonunu oluşturmuş ve bunu da Meher Kapı olarak adlandırılan bir kaya nişi içerisine yazdırmıştır. Nişin içinde iki kez tekrarlanan yazıtta, Urartu panteonunda kutsanan toplam 79 tanrı ve tanrıçanın adı ile bu tanrı ve tanrıçalara kurban edilecek hayvan türleri ve sayıları verilmiştir. İlk sırada yer alan savaş tanrısı Haldi Urartuların baş tanrısıdır. Bunu fırtına tanrısı Teišeba ve güneş tanrısı Šiuni izler. Yine tanrılar panteonunda söz konusu üç tanrıyı izleyen birçok tanrı ve tanrıça bulunmaktadır.
Kalelerde bulunan tapınakların yanı sıra Urartu'da dini pratiklerin uygulandığı bir diğer mekân tipi de açık hava kutsal alanlarıdır. Açık hava kutsal alanları iki türdedir. Bunlardan ilki basit anlamda kayalara oyulmuş nişlerden oluşur. İkinci tür ise Erzincan/Altıntepe'den bilinmektedir. Bu kutsal alanda dört stel ve stellerin önünde yer alan hayat ağacı söz konusudur.