Sınırsız Özgürlük
Vedat Yazıcı
Hep düşünmüşüm. Özgürlük alanımız ne kadardır? Hangi alanlarda özgürüz,hangi alanlarda sınırlarımız bellidir.Klasik bir laf var “Benim özgürlüğümün başladığı yerde senin özgürlüğün biter”işte bende tam onu soruyorum.Kimin özgürlüğü nerede başlıyor,nerede bitiyor?Bu bağlamda düşünüldüğünde gerçek anlamda Demokrasiden bahsetmek mümkün mü? Yoksa Demokrasi dedikleri şeyde bizim için sadece bir kılıf mı? Veya bundan daha güzel bir kılıf bulunmadığı için şu an kullandığımız en güzel kılıf mı?Sorular, sorular uzayıp gider.
Mutlak gerçek peşinde koşan adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış kralın yanına gider. Krala şunu sorar;
-“Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?”
Kral
- “Elbette” der
-“Kaç bacağın var senin?”
-Adam soruya şaşırarak
- “iki efendim” der.
Kral;
- “Pekâlâ, tek bacağının üstünde durabilir misin?”
-“Elbette” diye cevap verir adam.
Kral;
- “O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver”.
Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.
-“Tamam”der.
Kral;
- “Şimdi de öteki bacağını kaldır.”
Adam şaşırır;
-“Bu imkânsız kralım” der.
- “Gördün mü?” der kral “Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil.”
Sanırım hatayı burada yapıyoruz.Özgürlüğü şişkin egomuz ne isterse onu verdiğimizde özgür olduğumuzu sanıyoruz. Oysa şişkin ego ne istersen, verdiğinde susmaz.Sürekli hep yeni ve daha fazla şeyler ister. İşte bu yüzden akıl verilmiş bize. Akıl ölçüsünde özgürüz. Bu bağlamda özgürlük düşünüldüğünde herkes Demokrasiden söz edebilir.Demokraside olduğunda sevgiden, saygıdan söz edilebilir. Sanırım bundan da güzel bir kılıf henüz yok. Sevgi ile kalın…