Yunus Türkoğlu

2 Nisanda Seni Yazdım

Yunus Türkoğlu

Bulutlar örtmesin efsunlu güzelliğini, ey memleketlerin güzeli!  Urartu Medeniyetine başkentlik yapmış kadim belde. Gökyüzünden indirilmiş maviler Vangölü’nün üstüne serilmiş köpük köpük... Sen, zirvelerde kar ile boran, yaylalarda kardelen, ovalarda rengarenk çiçek, bağlarda çeşit çeşit meyvesin… Sen, zarafette Akdamar, Botan, Şamran, hüzünde Zeve, berekette zernebat ile kehriz suyusun. Ve sen mekânlara sığmayan şehirsin…

Sen,  dağdan, taştan, ovadan, yayladan akan bir dere, mis gibi kokan pamuk elma, anasından helal süt emmiş yavru, üzerlik yakılıp başında gezdirilmiş bala, teskereden kerpiç taşımış ata, murtuğanın üstüne pekmez döküp yiyen nine, Özalp’te dokunan Anadolu motifli kilim, Edremit’te sarı lalenin yaprağından düşen bir çiğ damlasısın. Akdamar’da pembe çiçek açan badem ağacı, Başkale dağlarındaki mor koyunun melemesi, Erek Dağı’nda gezinen ceylan, Memedik Boğazı’ndan esen soğuk havanın karları savurduğu üşümüşlük, Havasor Yaylası’nda kaval çalan çobanın melodisi. Çaldıran’daki çermik sularının şifa kaynağı, Garipler Mezarlığı’nda yatan garip askerlerin unutulmuşluğu, Kuzgunkıran’ da sarı sarı açan ökse çiçeği, Hoşap Kalesi’nin yüksek burçları,  Ünseli’den Vangölü’ne bakan bir pencere, İbibik kuşunun kanadında sonsuz sevgi, Hacı Bekir Kışlası’nda nöbet tutan kahraman Türk askerisin!

Dumanında sarıpapatyalar açan, ikindiden sonra Van’ın bağlarında, Lacivert akşamlarında Amik’te, Sabah erkenden İşkirt’te, bir bahar günü Ganispi Şelalesi’nde tellenen semaverde demlenen çayın kokusunda, tadında ve renginde senin muhabbetini bulurum! Adır’da, Alaköy’de demlenen çayı içerken, gökyüzündeki martıların kanat çırpışında seni sevdim. Müküs Çayı’nın berraklığındaki huzuru seninle yaşarım. Norduz yaylalarında açan kan kırmızı gelinciklerin endamına seninle vuruldum.

Van Kalesi’nin burçlarındaki ahengi, tarihi, heybeti seninle tanırım… 

Sen benim gençlik yıllarım, o tadına doyulmaz çocukluk günlerim, İğde çiçeği kokulu hatıralarım, mellikan çomağının kulağımın dibinden geçerken çaldığı ıslık, kuzine sobanın üstünde kaynayan çaydanlığın çıkardığı melodisin. Dut ağacındaki sığırcığın söylediği şarkısın…  İlkbaharda şoratanlardan şırıl şırıl akan saman sarısı yağmur suyu, damlarda kurutulan sütül eriklerin tadı, rüzgârda salınan çivit kokulu çamaşırlardaki beyazlık, öküz arabasının aheste ahesta gidişi, şile’nin, keledoşun, asude’nın ve cılbır’ın unutulmaz lezzeti,  Merhum Ahmet Arif’in “Bu dağ Mengene Dağı’dır Tan yeri atanda Van’da…” dizelerinden süzülen hüzünlü şiirisin!

Sen bana: Sevgi tadında, sevda tadında, aşk tadında, horhor suyu tadında, Merhum Atakan Çelik’in “Giderem Van’a doğru…”  türküsü tadında, yağmurdan sonra Kalecik’in üstünde beliren gökkuşağı tadında, sonbaharın üşüten soğuğunun göğsüme ve yüzüme vurup geçerken Kale’nin tepesinden Vangölü’nü seyredişim tadında, lapa lapa kar yağarken pencereden dışarıyı izleyişim tadında güzellikler verdin! 

TRT Binası’nın arkasındaki göz alabildiğine uzanan çayırların üstünde futbol oynarken yere düştüğümde aldığım çimen kokusu tadında, Eblangenis Çayı’nın sükûneti tadında, itfaiyenin Cumhuriyet Caddesi’ni sulayışı tadında, mellaki armut, yeşil alça tadında, sıcak tandır ekmeği ve otlu peynir tadında, tekgöz kedinin bakışındaki saflık tadında, Şamranaltı’nın şirinliği tadında duygular verdin!

Sen içimde; Vangölü’nün coşkun dalgaları, Erek Dağı’nın erişilmez dorukları,  Artos Dağı’nın eteklerinde açan keven çiçeğinin rengi, Canik tuzunun berraklığı, Erçek Gölü’nün zarif Flamingoları,” Dokuzum durak, onum orak, on birim minare gölgesi ” deyişimdeki heyecanları verdin…

Çoravanıs’da coşkun akan dereler, Amik’te yapılan piknikler, kokladığım leylaklar, Molla Kasım’da açan mor sümbüller, Engil çayının nazlı aktığı zamanları, ayaz gecelerde pırıl pırıl parlayan yıldızlar altında toprak damdaki karları süpürüşümdeki mutluluğu, tazının son sürat Haçort’a doğru koşuşundaki asaleti, fırfıramın vınlayarak dönüşünde hissettiğim mutlulukları bıraktın… “Sen gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses ve içimde bir sevgi olarak kalacaksın…” 

2 Nisan Van’ın düşman işgalinden kurtuluş Günü kutlu olsun… 

Yorumlar 1
ömer güleryüz 03 Nisan 2025 12:16

eline diline yüreğine sağlık olsun bizlere yaşadığımız o güzellikleri tekrardan yaşattığınız için size teşekkürü borç bildim daha nice güzellikleri yaşatman dileğimle selamlar saygılar.

Yazarın Diğer Yazıları